7440 sayılı Kanun kapsamında 2022 yılı matrah artırımında bulunan mükelleflere, idare tarafından yöneltilen ek vergiyle birlikte zorunlu düzeltme talebi Danıştay’ın emsal kararıyla hukuki dayanaktan yoksun bulundu. Matrah artırımı bir koruma kalkanı mı, yoksa idarenin ek tahsilat üretmek için kullandığı bir araç mı? Çok sayıda işletmenin başım ağrımasın diyerek ödeme yaptığı bu süreçte yüksek yargının koyduğu o tarihi son noktayı analiz ediyoruz.

Kıymetli okurlarım,

Bir süredir idare hukukçusu canım kızım Alkım AKTAŞ İNAM ile birlikte üzerinde oldukça yoğunlaştığımız ve nihai olarak Yüce Danıştay tarafından karara bağlanan bir düzenlemeyi ve idari uygulamayı dillendiriyor olacağım izninizle…

Önce konunun başlangıcına bakalım…

Tarihler 12 Mart 2023’ü gösterdiği gün Resmi Gazete’de 7440 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yayımlanıyor. Konuşma dilinde vergi affı…

Kısa bir süre önce Sayın Hazine ve Maliye Bakanımız tarafından vergi affının söz konusu olmayacağı yönündeki açıklamalarından ülke ekonomisi ve kayıt dışı ile mücadele açısından memnuniyet duyduğumu ifade etmek durumundayım.

Konuşma dilinde vergi affı olarak isimlendirilen düzenlemelerle birlikte verginin affıyla affın vergisi ile karşılaşan vergi mükelleflerinin bulunduğunu dillendirmeden geçmek olmaz…

Zira önemli sayıda vergi mükellefinin verginin affı ile karşı karşıya kaldığını söylemek hatalı olmasa gerek…

Kıymetli okurlarım.

Hazine ve Maliye Bakanımız Sn. Mehmet ŞİMŞEK tarafından pekiştirildiği üzere güzel ülkemde mali af konusu çok zaruri haller dışında gündemde olmamalıdır. Bireysel olarak ifade etmeliyim ki bu ve benzer düzenlemeler Yüce Meclisin nitelikli çoğunluğunun oyları ile oluşabilmelidir.

Yazı başlığımıza dönelim izninizle…,

Yüce Meclis ya da kanun koymakla yetkili tek kurum olan TBMM tarafından kabul edilen ve Sayın Cumhurbaşkanı tarafından da yayımlanmasına karar verilen konuşma dilinde vergi affı olarak bilinen 7440 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” resmi gazetede yayımlanıyor.

Kanun, matrah artırımı düzenlemesini de kapsamaktadır…

Güzel ülkemin neredeyse tüm vatandaşlarınca bilinen bir husus olmakla birlikte kısaca açıklamış olayım izninizle…

Matrah artırımından anlaşılması gereken özetle kapsamda bulunulan yıllarla bağlantılı kanunla belirlenen tutardan az olmamak üzere bir kazanç bildiriminde bulun ve öngörülen sürede bununla bağlantılı vergiyi de öde senden ilave vergi istemeyeceğim müessesesi. Bir başka anlatımla ey mükellef kanunda öngörülen vergiyi öde ben sana dokunmayacağım denildiğini ifade etmek hatalı olmasa gerek…

Şimdi konumuzla ne ilgisi var diyebilirsiniz…

Yine kendimce özetlemeye çalışayım…

Sözünü ettiğim kanunla vergi mükelleflerinin istemleri doğrultusunda 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin olarak matrah artırım taleplerinde bulunabileceği hüküm altına alınmıştı…

2022 yılına ilişkin düzenlemede biraz farklılık bulunmaktaydı…

2022 yılına ilişkin olarak işletmelerin/şirketlerin/tacirlerin matrah artırımında bulunabilmesinin ön koşulunu da kanun koyucu yani TBMM belirlemiş durumdaydı. Neydi peki bu koşullar?

2022 yılına ilişkin yıllık kazanç vergisinin yani yıllık gelir ya da kurumlar vergisi beyannamesinin verilmiş olması ve söz konusu beyannamelerle beyan edilen kazancın 2021 yılına oranla %122,93 oranından az olmaması halinde söz konusu düzenlemeden yararlanılacağı bir başka ifade ile 2022 yılına ilişkin matrah artırımı talebinde bulunabileceği hüküm altına alınmıştı…

Kıymetli okurlarım;

Ben hukukçu değilim sadece kanunda yazılı hükmü paylaşmaktayım.

Buradan hareketle;

Neredeyse tüm bildirim ve beyannameleri elektronik ortamda kabul etme yeteneğine sahip olan Hazine ve Maliye Bakanlığı ya da Gelir İdaresi Başkanlığının Bilgi İşlem altyapısının ve entelektüel sermayesinin yetersizliğinden söz edilebilir mi? Bence hayır…

Kanun 2022 yılına ilişkin matrah artırım talep koşullarını belirlemekle birlikte idareye bir görev vermektedir o da yasal düzenlemeye yönelik olarak alt yapıyı oluşturmasıdır.

İdare yasada yer alan %122,93 oranındaki koşulu mükellefler 2021 yılına oranla artış yapmalıdır/düzeltme yapmalıdır. Düzeltme yapmadan başvuranlar hakkında %122,93 oranında artış yapılarak ilave vergi istenecek şeklinde değerlendirmiş ve oldukça çok sayıda vergi mükellefinden düzeltme yapmasını talep etmiş. Düzeltme yapmayanlar hakkında ilave tarhiyatlarda (ilave vergi talebi…) bulunmuş ve mükelleflerin oldukça büyük bölümü de idarenin isteği doğrultusunda işlem yapmıştır…

Oldukça güçlü bir bilgi işlem alt yapısı olan vergi idaresinin 2022 yılına ilişkin matrah artırımı taleplerinde bilgi işlem ortamında yasal düzenleme doğrultusunda bir anahtar oluşturamaz mıydı? Ya da bu yönde bir anahtar oluşturması daha anlamlı olmaz mıydı?

Bireysel görüşüm vergi idaresi bu konuda oldukça güçlüdür ve bir defada doğru çözümler üretebilir durumdadır.

Bunları neden dillendiriyorum kıymetli okurlarım…

7440 sayılı kanunun 2022 yılına ilişkin matrah artırımı ile bağlantılı olarak vergi idaresi tarafından uygulamaya konulan alt düzenlemenin (düzeltme beyannamesi talebi) yasal dayanağının olmadığı önce Vergi Mahkemesi, devamında Bölge İdare Mahkemesi ve devamında da Danıştay tarafından tescillenmiş durumdadır. (Danıştay 9. Dairesi, E:2025/4604, K:2025/6232).

2022 yılına ilişkin olarak vergi idaresinin talepleri doğrultusunda vergi beyannamelerinde kazançlarını artırmak suretiyle düzeltme beyannamesi verenler ve haklarında ilave tarhiyat yapılanların doğrudan ödeme yapanlarla birlikte uzlaşma neticesinde ödeme yapan vergi mükelleflerinin durumu ne olacaktır…

Vergi mükelleflerince 2022 yılına ilişkin olarak ilk verilen (7440 düzenlemesinden önce) beyannamelerin geçersiz olduğunu mu ortaya koymaktadır? Yani ilgili mükellefler kayıt dışı kazanç mı elde etmişlerdir?

Matrah artırımına zımni olarak evet demek suretiyle kendileri adına oluşan vergileri ödeyen vergi mükelleflerinin kayıtları ile beyannameleri arasındaki farklar ne durumdadır? Ya da bunlar muhasebe kayıtlarına alınabilecek midir?

Ne dersiniz kıymetli okurlarım…

Gelir olmadan vergi olur mu?

Kanun koyucu abesle iştigal etmez kıymetli okurlarım…

Kanun koyucunun oluşturduğu düzenlemelere yani yasalara tüm kişi ve kurumların koşulsuz uyma zorunluluğu bulunmaktadır.

Peki şimdi ne olacak…

Yasal düzenlemelere bakıldığında ilave vergi ödeyen vergi mükellefleri için yapacak bir şey kalmayabilir ancak yasal düzenleme olmaksızın ilave verginin talebi ve mükelleflerden talebi sanki uygun olmamış gibi…

Varın siz düşünün ve değerlendirin..

Varsın idare değerlendirsin..

Sonuç mu kıymetli okurlarım…

Bireysel görüşüm…

2022 yılında ilave tarhiyat yapılanlar ve düzeltme yoluyla beyanname veren işletmelerin matrah artırımları sanki tartışmalı…