Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” adı verilen süreçle ilgili son açıklamasında, siyasetin sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret ederek şimdi sıranın örgütte olduğunu söyledi.

AK Parti yöneticileri de aynı cümleleri kuruyor, “Siyasetçiler olarak üzerimize düşen görevi en üst seviyede yaptık, sıra örgütte” diyorlar.

AK Parti’ye göre bu süreçte sürekli iktidara görev yükleyen DEM Parti’nin de yerine getirmesi gereken iki görevi var. Birincisi kendini feshettiğini açıklayan PKK’ya “artık silahları teslim edin” çağrısı yapmak. İkincisi acil çıkması gerektiğini söyledikleri yasal düzenleme önerilerini kamuoyu ile paylaşmak, hatta teklif olarak Meclis Başkanlığına sunmak.

AK Parti ile DEM Parti arasında karşılıklı açıklamalara bakılırsa “süreç” bitmedi ama dondu. AK Parti PKK’nın feshinin ardından gündeme gelen yasa için örgütün tamamen silah bırakmasının “kritik eşik” olarak raporda yer aldığına dikkat çekiyor. DEM Parti ise yasa olmadan örgüt mensuplarının neye göre nasıl geleceklerini soruyor. İki parti arasında sürece dair ciddi yaklaşım farkı var. AK Parti örgütün, DEM Parti ise iktidarın hiç adım atmadığı görüşünde.

Siyasetin attığı üç önemli adım: Kıymetini bilsinler

AK Parti’de üst düzey bir yönetici örgütün silah bırakma çağrısı, fesih kongresi ve silah yakma töreni sonrasında siyasetin üç önemli adım attığına dikkat çekiyor. Bu adımlar “Meclis’te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulması, Komisyondan bir heyetin İmralı’ya gitmesi ve uzlaşı ile ortak rapor çıkması için harcanan büyük çaba” olarak sıralanıyor.

AK Parti’liler kendilerini siyaseten zorlasa da, sürece duydukları inançla bu adımları attıklarını, ancak komisyonun kurulduğu günden bu yana bir karşılık göremediklerini söylüyor. AK Partili üst düzey bir yönetici süreçte yaşanan sıkıntıyı şöyle dile getiriyor:
“Meclis’te Komisyon kurulduktan sonra örgütün tüm mağaraları boşaltıp silahları teslim etmesi gerekirdi. 11 Temmuz’daki silah yakma töreni ile başladıklarını söylediler. Irak-Türkiye sınırında az sayıda mağara boşaltıldı ve ama orada kaldı. Siyaset üzerine düşeni yaparken hala silahların bırakılıp teslim edilmemesinin iyi niyetle bağdaşmadığını düşünüyoruz. Biz sürece inanıyoruz ve samimiyetle görev yaptık. Bizi itham etmekten vazgeçsinler. Komisyon kurulması, İmralı’ya gidilmesi kolay kararlar değildi. Yapılanların kıymetini bilsinler. Kamuoyunu ikna edecek adım atmalılar. Artık sonucu görmek istiyoruz.”

“DEM Parti PKK’ya çağrı yapsın”

Örgütün tamamen silahları bırakıp teslim etmesi gerekirken DEM Parti’den sürekli iktidara görev yükleyen açıklamalar gelmesi partide rahatsızlık yaratmış görünüyor. DEM Parti’nin de imza attığı raporda yasal adımlar için “kritik eşik” olarak silah bırakmanın teyit ve tespiti şartının yer aldığı hatırlatılarak şöyle deniliyor:
“DEM Parti herkese görev veriyor, rol biçiyor. Bir rol de PKK’ye versin. PKK’ya silahı bırakın, teslim edin” çağrısı yapsınlar. Biz sürece dair samimiyiz. Cumhurbaşkanımız ve Sayın Bahçeli kararlı. Ama onlar zorlanıyor. Öcalan’ın iradesi diyorlar ama ‘silahları zihinlerden de bırakın’ diyen Öcalan’ın çağrısını anlamıyorlar. Belki de Öcalan iradesini tanımıyoruz diyemedikleri için önce yasa diyorlar.”

“Yasa önerisini kamuoyuna açıklasınlar”

AK Partililerin DEM Parti’ye bir çağrısı daha var. O çağrı da yasayla ilgili. AK Partili yönetici, “DEM Parti acil yasa çıkmalı diyorsa nasıl bir yasa önerdiklerini kamuoyuna açıklasınlar. Hatta Meclis Başkanlığına bir yasa teklifi olarak sunabilirler. Bunu CHP ile de birlikte yapabilirler. Böylece acil taleplerini biz de kamuoyu da görmüş olur” diyor.

AK Partili yöneticilere göre kendini fesheden, silah bırakan örgütle ilgili hazırlığı yapılan özel yasanın çerçevesi çeşitli vesilelerle kamuoyu ile paylaşıldı. Buna göre silah bırakma süreci netleştiğinde çıkarılması hedeflenen yasada silah bırakan örgüt tanımı, amaç ve kapsam yer alacak. Kendini fesheden örgütün mensuplarının soruşturma, kovuşturma süreçlerinin nasıl işleyeceği tarif edilecek. Daha sonra TCK, TMK ve infaz kanununda bu yasaya atıfla bazı düzenlemeler yapılacak. Yasadan yararlanmak isteyenler mahkemeye çıkacak. Suça karışan, karışmayan ayrımı olacak. Örgüt suçları düşecek, denetimli serbestlik gelecek, yani takip edilecek. Suça karışanların eylemlerden cezası infaz edilecek. Örgüt yöneticileri bu yasadan yararlanamayacak.

DEM Parti’ye göre önce yasa ve Öcalan’a statü netleşmeli

DEM Parti ise önce yasa görüşünün arkasında. İlk olarak kendini fesheden örgüt mensuplarının durumunun ne olacağını gösteren yasanın çıkması gerektiği ifade edilerek, “Şimdi 1000 kişi silah bıraksa ne yapacak, nereye gidecek? Yasa olmazsa nasıl dönecek?” diye soruluyor. DEM Parti açısından bir önemli sorun da örgütün kurucusu Öcalan’ın statüsü. Örgütüne silah bıraktıran Öcalan’ın hukuki durumunun aynı kalamayacağı, ayrıca iletişim olanaklarının da artırılması gerektiğine vurgu yapılıyor. Öcalan’ın serbest kalmasına DEM Partililer de ihtimal vermiyor ama belli bir yaş üstüne ev hapsi gibi düzenlemelerle yeni bir statü sağlanabileceği söyleniyor.

Meclis’te kurulan komisyonun raporunun üzerinden tam 2 ay geçti ama tarafların değerlendirmelerine bakılırsa geçen sürede bir adım ilerleme sağlanamadı. Bu tabloya karşın taraflar sürecin devam edeceğine dair inancını koruyor. Biz buraya ‘şimdilik’ diye bir not düşelim.