Vergi güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak oluşturulan ve 01 Ekim 2025 tarihinden itibaren uygulamaya alınan Sahte Belgeyle Mücadele Stratejisi KURGAN’ın işler durumda olması, ekonomik yaşama, ülke menfaatlerine katkı sunması, muhasebe meslek mensuplarına yeni bir sorumluluk ve yük oluşturmaması ve sistemin bir defada doğru çalışması oldukça değerli görülmektedir…

Kıymetli okurlarım;

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) seçimlerinde Türkiye Muhasebeciler Denetçiler Platformu (TÜMDEP) meclisinin aldığı karar doğrultusunda TÜRMOB Genel Başkan Adayı olarak güzel ülkemin neredeyse tüm illerini ziyaret etme, muhasebe meslek mensuplarımız ile dertleşme ve projelerimizle bağlantılı kendimizi ifade etme fırsatına kavuştum…

Asıl olanın meslek ve meslektaşa hizmet etmek, ülke gerekleri doğrultusunda katkı sağlamak olan adaylık süreci sonunda seçimlerde oy kullanan muhasebe meslek mensuplarının tercihleri doğrultusunda TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyeliği görevi tarafıma tevdi edilmiştir.

Seçim sürecinde destek olan, ziyaretlerimizde toplantılarımıza iştirak eden, katkı sunan, bizleri karşılayan ve toplantılarımızda fiziki olarak yanımızda bulunmaktan imtina etmeyen, moderatörlük yapan muhasebe meslek odası yöneticilerimize huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Seçimlerde grupların/adayların kendilerini ifade etmeleri ve seçmenle iletişim içerisinde olmaları oldukça kıymetli bulunmaktadır.

Adaylarla seçmenin yüz yüze gelmeleri, mesleki konularda sohbet etmeleri, sorunların dillendirilmesi ve çözüm üretilmesi için gerekli ortamın oluşturulması gerek merkezi gerekse yerel bazda oluşturulabilmeli ki meslek, meslektaş ve ülke yararına bir defada doğru çözümler üretilebilsin.

Bu süreçte kendimizi anlatabildiğimiz ve bize destek veren muhasebe meslek mensuplarına teşekkür ediyor, kendimizi tam olarak anlatamadığımız için ya da farklı nedenlerle bizleri desteklemeyen tüm meslek mensuplarımıza saygı duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Yazı başlığına döneyim izninizle;

Kıymetli okurlarım bir süredir gündemde olan benim de sizlerle önceki yazımda paylaştığım bir konu ya da bir milat ile bağlantılı kısa bir sohbet gerçekleştirelim bence uzun sayılan ayrılık sonrası izninizle…

Geçen yazımda söz etmiştim 01 Ekim 2025 tarihinden başlamak üzere vergi idaresi artık bilmeden işlenen muhtemel suçlar nedeniyle ya da bilmeden kullanılan sahte belge kullanımlarını doğrudan savcılıklara bildirecek ve başta vergi mükellefini ve gerekli gördüğü durumlarda da muhasebe meslek mensubu olan Mali Müşavirleri ve Yeminli Mali Müşavirleri sorumlu ilan edebilecek…

Yasal bir değişiklik falan olmadı ama olsun 01 Ekim 2025 bir milat… Hem de öyle böyle bir milat değil…

Bir tarafta vergi hukuku, diğer tarafta ceza hukuku düzenlemeleri var… Çok örtüşmüyor ama olsun… Biz yine de 01 Ekim 2025 tarihini milat olarak kabul edeceğiz…

Şimdiye kadar yapılanlarda hata mı vardı?

Hatalı ise neden 01 Ekim beklendi. Vergi zamanaşımı süresinde bulunan tüm dönemler neden bu kapsamda değerlendirilmiyor.

Ya da gerçekten 01 Ekim 2025 tarihinden geçerli olacak milat uygulamasında düzenlemelerdeki farklılıklar giderilmiş midir?

Giderilmiş ise hangi ara ve ben nasıl oldu da atladım?

Giderilmemiş ise bu davranış yargıda yığılmaya neden olabilir mi?

Hem dostlar neden benim güzel ülkemde yasal ve devamındaki düzenlemelerin birbirleri ile olan farklılıkları giderilmeden idare eliyle yeni uygulamaların sınanması yolu tercih edilir bilemedim doğrusu…

Bakın size basit bir örnek vereyim…

Ülkemde avukat, mali müşavir gibi serbest meslek icra eden meslek mensuplarının gelirleri tahsilat esasına bağlanmıştır, yani para tahsil edilmeden gelirin elde edilmediği kabul edilmekte, bir başka anlatımla fiili zenginleşme olmadan vergi talep edilmez, hal böyle iken serbest meslek mensupları parayı alsalar da almasalar da KDV ödemekle karşı karşıya kalabilmektedirler…

Vergi idaresi oldukça güzel bir çözüm de üretmiş bu hususa, demiş ki parayı almasan da serbest meslek makbuzunu düzenle gelir olmasın ama KDV olsun…

Kıymetli okurlarım teknik konularla kafanızı karıştırmak arzusunda değilim inanın ki…

Oysa sözünü ettiğim olayda KDV Kanunu ile Gelir Vergisi Kanunu farklı çalışmakta ve bir anlamda birbiri ile çelişmektedir…

Neden düzenlemeler arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünde kanun koyucuya başvurulmaz da idari çözüm üretme yolu seçilir?

Konuşma dilinde naylon fatura olarak bilinen sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ile bağlantılı vergi mevzuatında düzenlemeler söz konusu, ayrıca bu eylemin hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüşebilmesi için, vergi inceleme elemanının bu eylemin bilerek yerine getirildiğine kanaat getirmesi durumunda savcılığa suç duyurusunda bulunulacak ve devamında mahkeme nezdinde yargılama gündeme gelebilecektir.

Bilmeden kullandım ifadesi bir anlamda milat olarak kabul edilen 01 Ekim 2025 ten itibaren tarih olmuş durumda. İdarenin uygulaması bu yönde olacak…

Yukarıda da ifade etmeye gayret göstermiştim.

Bu yönde herhangi bir yeni düzenleme söz konusu değil…

Hal böyle iken dijitalleşen dünyada yapay zekanın yardımı ile bu tür eylemleri sorgulamak ve gerekiyor ise bununla bağlantılı vergi inceleme raporlarını da bir çırpıda oluşturmak olanaklıdır…

Şimdilerde KURGAN var…

Yani Kuruluş Gözetimli Analiz…

Yani Sahte Belgeyle Mücadele Stratejisi…

Aman dikkat etmekte yarar var…

Zira bilmeden sahte belge kullanmış, ya da kullanıyor olabilirsiniz aman ha dikkat…

Bir önceki yazımda da ifade etmiştim kıymetli okurlarım sizin gerçek bir alışveriş yapmış olmanızın çok fazla önemi olmayabilir, alışveriş ettiğiniz işletme riskli durumda ise siz de riskli durumda olabilirsiniz…

Nasıl bileceğiz peki bu riskli işletmeleri, bu oldukça basit kıymetli okurlarım, her ay riskli işletmeler ilan ediliyor demek isterdim ancak ne yazık ki böyle bir uygulama söz konusu değil…

Peki nedir bu KURGAN?

Vergi idaresine göre KURGAN ile ekonomideki işlemler anlık olarak taranmakta, vergisel risk analizi yapılmakta ve her bir alım ya da satış işlemi eş zamanlı olarak analiz edilmektedir.

KURGAN’da risk puanları oluşturulmakta ve elektronik ortamda ilgili işletmelere (vergi mükelleflerine) yazılar gönderilmekte…

İşletmelere gönderilen yazıların bu aşamada her ne kadar vergi incelemesi anlamı taşımadığı ifade edilmiş olsa da KURGAN yazılarının ticaret üzerinde etkiye sahip durumda olduğu gözlemlenmektedir…

Dijitalleşmenin hızla arttığı günümüzde muhasebe meslek mensuplarının üzerindeki yükün aynı kalması bir yana sürekli artmakta olduğu, muhasebe meslek mensupları ve iş dünyasının temsilcilerinin eş zamanlı olarak değişime hazır hale getirilmesiyle birlikte istekli olması daha anlamlı olacak ve uygulamaların bir defada doğru işlemesine katkı sunacaktır.

Dolayısıyla her bir değişimde tüm paydaşların sürece dahil edilmesi oldukça elzem görülmekte olup, aksi yönde uygulamalar noksanlığa neden olacaktır…

Diliyorum ki her bir değişim tüm paydaşların katılımı ve katkıları ile yürürlük kazansın, uygulamalar arasındaki farklılıklar giderilsin ve diliyorum ki Vergi Cennetleri Listesi en kısa sürede yayımlanmış olsun…