1989’da yasal statü kazanan muhasebe mesleği, geçen 36 yılda defter tutmaktan finansal danışmanlığa evrilse de teknolojik dönüşüm iş yükünü azaltmak yerine daha da artırmıştır. Mali müşavirler; dijitalleşmenin getirdiği hızın içinde artan angaryalar, karşılanmayan talepleri ve sürekli değişen mevzuatın kıskacında ekonomik sistemin gizli kahramanları olarak ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.

Kıymetli okurlarım bir süredir sizinle sohbetten mahrum kaldım…

Bugün oldukça spesifik bir konuyu dillendireceğim…

Aslında zaman zaman sohbet ettiğimiz oluyordu…

Ancak bu defa biraz daha pekiştirmiş olacağım izninizle konuyu…

Bazı kaynaklara göre Muhasebeciler günü 1 Mart’ta kutlanmaktadır.

15 Nisan 1994 tarihinde Sakarya’da gerçekleştirilen başkanlar kurulu toplantısında 1-7 Mart tarihleri arasının Muhasebe Haftası olarak kutlanmasına karar veriliyor…

Ülkemizde muhasebe mesleği 01 Haziran 1989 tarihinde yüce mecliste kabul edilen ve 13 Haziran 1989 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 3568 sayılı kanun ile yasal statü kazanıyor.

Muhasebe mesleği ile bağlantılı tarihi bilgilere yer vermek istememekle birlikte birkaç hususa dikkatinizi çekmek isterim.

Meslek özellikle son 30 yılda önemli bir dönüşüm yaşadı…

İlk zamanlarda yalnızca defter tutma faaliyeti gibi algılanan mesleğin süreç içerisinde, dijital sistemlere yönelme, işletmelerin vergi mevzuatına uygun hareket etmesinin sağlanmasıyla birlikte işletmelere finansal danışmanlık verilen, özetle ekonominin kaydını tutan ve eş zamanlı denetimini yapan oldukça geniş bir alan haline geldi…

Ne kadar güzel değil mi…

Meslek yasasından sonra meslek ne kadar da değişime uğramış…

Mesela; araçlar değişti, teknoloji gelişti….oldu olmasına da olmayan tek bir şey var…

Muhasebecilerin iş yükünde azalma beklenirken, bırakın azalmayı muhasebe meslek mensuplarının iş yükü sürekli arttı…

Geçmişte fiziki (kağıt) ortamda yapılan işlemlerin neredeyse tamamı dijital ortama taşındı…

Artık muhasebe meslek mensupları müşterilerinin defterlerini elektronik ortamda tutmakta, beyanname ve bildirimleri dijital ortamda hazırlamakta ve ilgili kurumlara göndermekteler…

Özetle kıymetli okurlarım, geçmişte fiziki ortamda hazırlanan ve vergi dairesine verilen beyannameler, dijital ortamda gönderilmekte, SGK bildirimlerinin bir bölümü beyannameyle birlikte eş zamanlı olarak elektronik ortamda sunulmakta… bunlarla birlikte bir çok kuruma bildirim ve beyannameler muhasebe meslek mensupları aracılığı ile elektronik ortamda verilmektedir.

Günümüzde muhasebeci yalnızca muhasebe kayıtlarını tutmakla yetinmiyor. İşletmelerin vergi beyannamelerini hazırlıyor, çalışanların sosyal güvenlik işlemlerini yürütüyor, elektronik belge sistemlerini takip ediyor ve çoğu zaman çeşitli kamu kurumlarının işlemleriyle bağlantılı olarak işletmelere rehberlik ediyor.

Bir başka ifadeyle muhasebeciler artık sadece muhasebe yapmıyor; vergi sisteminin işleyişinde önemli bir rol üstleniyor.

Dijitalleşmeyle birlikte özellikle vergi daireleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu birimlerinde oluşan kuyrukların önüne geçilmiş oldu… Bu gelişmeler olumlu gibi görünüyordu… Ancak arzu edilen olmadı… Beyan ve bildirim sayılarının süreç içerisinde sürekli artması, oldukça sık bir şekilde oluşturulan mevzuat değişiklikleri, sorumlulukların genişlemesi muhasebecilerin üzerindeki baskıyı artırmıştır.

Dijitalleşme evrak yükünü hafifletti ancak mesleki yükü katladı. Kağıdın yerini veri, imzanın yerini ise geri dönüşü olmayan bir sistem onayı aldı.

Gelinen aşamada muhasebe mesleğinin en önemli sorunları üç başlıkta toplanıyor: artan sorumluluk, düşük ücretler ve sürekli değişen mevzuat. Meslek mensuplarının, mükelleflerin yaptığı hatalardan dahi sorumlu tutulabildiği bir sistemde çalışırken aynı zamanda yoğun rekabet ve tahsilat sorunlarıyla da karşı karşıya kalmaktadırlar.

Bugün muhasebe mesleğinin karşı karşıya olduğu tabloyu anlamak için birkaç basit soru sormak yeterli:

Mali müşavirlerin yıllardır dile getirdiği yeşil pasaport talebi karşılandı mı?
Karşılanmadı. Ama her yıl kutlanan bir “Muhasebe Haftasıvar.

Muhasebe hizmetlerinde uygulanan KDV oranı düşürüldü mü?
Hayır.

Adı var ama uygulaması neredeyse yok denecek kadar sınırlı olan Mali Tatil gerçekten uygulanabilir hale getirildi mi?
Hayır.

Mali müşavirlerin ofislerinde meslek lisesi öğrencisi çalıştırabilmesi için “usta öğreticilik belgesi” şartı kaldırıldı mı?
Hayır.

Vergi uyuşmazlıklarında meslek mensuplarına mükellefi temsil etme yetkisi verildi mi?
Hayır.

Meslek mensuplarının giderek artan iş yükü karşısında bir mükellef sayısı kotası getirildi mi?
Hayır.

Muhasebe meslek mensuplarının kendi alanlarında başka kurumlar tarafından yeniden sınava tabi tutulamayacağıyönünde açık bir düzenleme yapıldı mı?
Hayır.

Mesleğin yetki alanına giren bazı işlemlerin esnaf odalarına veya birliklere devredilmesi konusu çözüldü mü?
Hayır.

Meslek mensuplarının uzun süredir talep ettiği e-defter beratlarının yıllık verilmesi uygulamasına geçildi mi?
Hayır.

Muhasebeciler kamu kurumlarına gittiklerinde mesleki kimlikleriyle özel bir işlem kolaylığı sağlanıyor mu?
Hayır.

Kamuda görev yapan meslek mensuplarına görev aylığı ve kadro derecelerinde özel bir ayrıcalık tanındı mı?
Hayır.

Kamu kurumlarında muhasebe, finans ve bütçe departmanlarında meslek mensuplarının görevlendirilmesineyönelik bir düzenleme yapıldı mı?
Hayır.

Ve belki de en önemli soru:

Her yeni sorumluluk düzenlemesinde muhasebe meslek mensuplarının yetkileri de aynı ölçüde artırıldı mı?

Bu sorunun cevabı da ne yazık ki yine aynı:
Hayır.

İşletmelerin sağlıklı bir mali yapıya sahip olması ve vergi sisteminin uygulanmasıyla birlikte işletilmesinde muhasebe meslek mensupları vazgeçilmez durumdadır.

Muhasebe mesleğinin yaşadığı dönüşümü anlamak ve meslek mensuplarının sürekli mücadele etmek durumunda oldukları sorunlara çözüm üretmek, yalnızca meslek mensuplarının değil ekonomik sistemin yararına olacaktır.

Defterlerden dijital sistemlere uzanan bu uzun yolculukta muhasebe mesleğinin araçları değişti; ancak meslek mensuplarının omuzlarındaki sorumlulukların ağırlığı ve her geçen yıl artan angarya yükü hâlâ aynı yerde duruyor.

Sözün özü de şu olsun saygıdeğer okurlarım,

Başta Gelir İdaresi Başkanlığı olmak üzere muhasebe meslek mensuplarının alanlarına giren düzenlemelerin yapılması aşamasında muhasebe mesleğinin üst birliği olan TÜRMOB’un da görüşüne başvurulması ve paydaşları mutsuz etmeyecek adımlar atılması dileğiyle…