CHP, 15 Eylül’de Ankara’da görülecek “Mutlak butlan” talebiyle açılan 38. Olağan Kurultay’ın iptal davasına kilitlenmişken darbeyi İstanbul’dan yedi.
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi 19 gün önce verilen tedbir talepli dilekçe doğrultusunda verdiği ara kararla İstanbul yönetimini görevden aldı, yerine daha önce il başkanlığı da yapmış olan Gürsel Tekin’in aralarında bulunduğu 5 kişilik kayyım heyeti görevlendirdi.
Karar hem hukuki hem de siyasi açıdan birçok tartışmaya gebe. CHP “kararı tanımıyoruz” dese de ilk işi bu karara hukuk mecrasında itiraz etmek olacak. Önce kararı veren mahkemeye itiraz edilecek, daha sonra istinafa gidilecek. Anayasa Mahkemesi başvurusu da yolda.
Mahkeme aldığı kararı “doğabilecek olası zararlar”a karşı “geçici hukuki koruma” olarak nitelendirse de birçok hukukçuya göre asliye hukuk mahkemelerinin siyasi parti kongreleri hakkında karar verme yetkisi yok. Bunun Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) yetkisine açık müdahale anlamına geldiği ifade ediliyor.
İktidar kanadından da bu görüşü paylaşanlar var. AK Partili hukukçu bir siyasetçi karar için, “Bu karar siyasi partilere atılmış bir bombadır. Kesinlikle olmaması gerekirdi” diyor. Bu tepkinin nedeni verilen kararın gelecekte başka siyasi partilerle ilgili davalarda da tartışma yaratacak sonuçlara kapı açmış olması. Yani kararları kesin olan YSK merkezli seçim hukuku, mevcut siyasi partiler yasası, seçim kanunu altüst ediliyor, sistem bozuluyor. İtirazlar arasında, “Ara kararda ‘kesin hüküm’ gibi karar alınamaz” eleştirisi olduğunu da belirtelim.
İtirazlar nasıl bir sonuç üretecek henüz belli değil ama iktidar mensubu hukukçulardan dikkat çekici bir yorum da bu davanın açılan diğer kurultay davaları açısından kilit rol oynayacağı yönünde.
İktidar mensubu bir hukukçu milletvekili, tüm kongre davaları içinde CHP’yi en çok sıkıntıya düşürecek davanın artık İstanbul kongresiyle ilgili dava olduğunu söylüyor.
Bu görüşe göre İstanbul kongre davasında verilen ara karar kesin karara dönüşürse bu durum büyük kurultayı doğrudan etkileyecek. Yani İstanbul’un 196 delegesi, iki adayın yarıştığı 38. Kurultaydaki genel başkan seçimini değiştirebilecek büyüklükte olduğu için söz konusu kurultayın “ölü doğmuş” ilan edilmesine yol açacak. Bu nedenle arka arkaya “görevsizlik” kararlarıyla “top çevirdiği” ileri sürülen Ankara’daki büyük kurultayın 15 Eylül’de görülecek iptal davasında da mahkemenin artık İstanbul davasını beklemek zorunda kalacağı ileri sürülüyor. Buna hukukçular eski ifadesiyle “mesel-i müstehire” denilen “bekletici ya da geciktirici sorun” diyor.
Bu arada “Sandığa kasteden bir yargı darbesi ile karşı karşıyayız” diyen CHP mahkeme kararı ile görevden alınan İstanbul İl yönetimi için olağanüstü kongre yapma kararı alındı. Kongrenin amacı CHP İstanbul delegesinin iradesinin sakatlanmadığını göstermek. Olağanüstü kongre için İstanbul delegelerinin yüzde 20’sinin noter kanalıyla talepte bulunması gerekiyor. CHP yönetimi bunun 20 gün içinde rahatlıkla yapılabileceğini söylüyor. Bunun son hukuki duruma etki edip etmeyeceğini de önümüzdeki günlerde göreceğiz.