31 Ağustos’ta 115’inci doğum gününü yine buruk kutladı Ankaragücü. Bir kısım taraftardan, sporcusu, teknik adamı ve yönetimine kadar çok geniş bir kitlenin pay sahibi olduğu çöküşlerin bir yenisini yaşayan kulüp, ayakta kalabilmek için maalesef çok az sayıda kişinin çabasıyla mücadelesini sürdürüyor.

Kimse kimseyi kandırmasın, eldeki kadronun şampiyon olması mümkün değil ve Beştepe’de yönetimin de öyle bir projeksiyonu yok zaten. Bu sezon tek düşünce, takım bir kez daha küme düşmesin ve kulüp soluk alıp vermeye devam etsin. Ola ki takım beklentilerin üzerinde performans gösterir ve play-off grubuna kalma başarısına ulaşırsa amenna.

Sezona kendi evinde 24 Erzincanspor beraberliğiyle başlayan sarı lacivertliler, ikinci haftada Adana 01 FK deplasmanından eli boş döndü. Rakip takım tek golle galibiyete ulaşırken, Ankaragücü Enes Tepecik ve Ahmet Emre Polat ile yakaladığı fırsatları gole çeviremedi, güney ekibinin Gençlerbirliği’nde yetişen kalecisi Taha Cengiz Demirtaş’ın başarılı kurtarışlarını geçemedi.

Transfer yasağı nedeniyle kadrosu ağırlıklı olarak altyapı oyuncularından oluşturan Ankaragücü çok koşuyor, iyi de oynuyor ama büyük sıkıntısı ileri uçta. Altyapının en iyi hücumcuları Sıraç Astanakulov ile Hasan Nazarov’un vatandaşlık işlemlerinin sonuçlanmaması nedeniyle kadroya alınamaması Mustafa Kaplan’ın elini iyice zayıflattı.

Ligin ilk iki maçında oyun kurgusuyla beğeni toplamasına rağmen gol üretmekte zorlanan takımın bundan sonraki haftalarda da benzer senaryolarla karşılaşması sürpriz olmayacak. Sırada Çarşamba Karabük İdmanyurdu ile Türkiye Kupası ve Pazar günü ligde Elazığspor maçları var. 3. Lig’in henüz başlamaması nedeniyle Karabük ekibi kapalı kutu. 2. Lig’in güçlü takımı Elazığspor ise geçen haftayı maç yapmadan geçti. Bu iki maçta ortaya çıkacak sonuçlar Ankaragücü’nün geleceğe dönük moral motivasyonu üzerinde belirleyici olacak.