Orhan GÜRDİL
İstanbul’un çeşitli hastanelerinde acil servis tıp uzmanı olarak görev yapan doktorlar topluluğu, toplumun yürek yakan bir konusunu ortaya koymuşlardır. Türk...
Orhan GÜRDİL
İstanbul’un çeşitli hastanelerinde acil servis tıp uzmanı olarak görev yapan doktorlar topluluğu, toplumun yürek yakan bir konusunu ortaya koymuşlardır. Türkiye'de kadına yönelik acımasız şiddet ve istismar suçları kadar büyük bir sorun olan “erken evlilik” ve “erken gebelik” toplumun utanç olarak vasıflandırdığı bir olaydır. Yaşı küçük kızların, (“adölesan” olarak tanımlanan; çocukluk ile yetişkinlik dönemi arasındaki fiziksel, cinsel, toplumsal ve psikososyal geçiş dönemindeki kişi) aile içi baskılarla akraba evliliği veya kaçırılarak kandırılarak aşk ilişkileri sonucu meydana gelen çocuklarının pek çoğu ya doğum anında ya da doğum sonunda ölmektedir.
Erken evlilik, erken gebelik, istenmeyen gebelik vesaire cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarla meydana gelen ölümler sonucunda 2015-2022 tarihleri arasında İstanbul’da 19 yaşından küçük 3 bin 174 kız çocuğunun doğum yaptığı, doğum yapan yaşı küçük kızların yüzde 54’ünün Türkiye, yüzde 45’inin Suriye, yüzde 1’lik dilimin ise yasadışı yollardan gelen çeşitli ülkelerden küçük kızlar olduğu belirlenmiştir. Hastanelere başvuran veya doğumunu hijyenik imkanlardan mahrum yerlerde, evlerinde yapmak zorunda kalan küçük kızlar, 88 ölü doğum yapmıştır. Özellikle ülkemizde sığınmacı olarak bulunan Suriye uyruklu hamile kızlarda bu ölüm oranı yüzde 57’dir. Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırmalarına göre, 10-19 yaş grubunun adölesan içinde olan küçük kızların tecavüze uğramaları, yasak ilişkiler kurmaları sonucu veya aile içi zorla evliliklerinde ne yazık ki bir sürü masum yavrunun ölümü ortaya çıkmaktadır.
Afganistan'da 460’tan fazla çocuk öldü
Talihsiz ülke Afganistan, dini baskıcı bir rejimin acımasız yönetiminde yaşamaktadır. Pek çok sorunun yaşandığı ülkede yokluğun yanı sıra sağlık sorununu da can almaktadır. Ölüm oranları incelenecek olursa daha ziyade çocukların hayata tutunamadığı görülmektedir. UNICEF’in yaptığı bir açıklamaya göre, sadece 2021 yılının ilk 6 ayında, ülkede yaşanan savaş ve şiddet olaylarında 460’tan fazla çocuk hayatını kaybetmiştir. Yüzlerce çocuk ise hastanelerde tedavi altına alınmışsa da sıhhate kavuşup kavuşmadığını bilinmemektedir. Verilere göre, Afganistan’da son 16 yıl içinde şiddet olayları yüzünden hayatını kaybeden ve yaralanıp sakat kalan 28bin 500 çocuk olduğu ortaya çıkmıştır. Bu rakam dünyadaki çocuk ölümlerinin yüzde 27’sini oluşturmaktadır.
Tüberküloz tekrar hortladı
Dünya Sağlık Örgütü’nün dünya genelinde yaptığı tıbbi bir araştırmaya göre, bulaşıcı hastalık tüberkülozun pek çok geri kalmış ülkede salgın haline geldiği tespit edilmiştir. Yüzyılların hastalığı olan, bir dönem de Yeşilçam’da çekilen filmlerin başlıca konusu olan, hatta 1849 yılında yakalandığı tüberküloz sonucu hayatını kaybeden 19. yüzyılın en önemli bestecilerinden Frédéric Chopin’in de yaşamını sonlandıran bu hastalık, günümüzde geri kalmış pek çok ülkede iyi beslenemeyen topluluklarda artış göstermiştir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, sadece 2016 yılında 10 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalanmış, 1 milyon 800 kişi ise hayatını kaybetmiştir.
Daha ziyade Afrika ve Asya ülkelerinde yaygınlaşan tüberküloz hastalığı için Avrupa Araştırma Projesi tarafından yapılan çalışmalar sonucunda 2030 yılına kadar bu ölümcül hastalığın ortadan kaldırılacağı planlanmaktadır.
Tüberkülozun yanı sıra son yıllarda kolera hastalığı Yemen'de ve Afrika’da yayılmaya başlamıştır.