MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız Meclis raporu çıktıktan sonra atılacak adımları değerlendirdi. Örgütle ilgili müstakil yasa için silah bırakmanın tespit ve teyidinin ön şart olduğunu hatırlatan Yıldız, demokratikleşme önerileri için böyle bir şart olmadığını söyledi, “AİHM kararlarını yerine getirme oranı yüzde 90. Türkiye bunu yüzde 100 yapabilir. Neden böyle yaparak dünyaya örnek olmayalım” dedi.
PKK’nın feshi ve silah bırakma sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Bu aşamada Meclis Komisyonu raporu doğrultusunda sürecin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeler için adım atılması bekleniyor. Ancak iktidar temsilcileri örgütün silah bıraktığının tespit ve teyidinin ön şart olduğunu hatırlatıyor.
Sürecin önemli aktörlerinden MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da tespit-teyit zorunluluğunu dile getiren siyasetçilerden. Yıldız komisyon raporunun, “Sürece ilişkin yasal düzenlemeler” başlıklı 6. bölümüne dikkat çekiyor. Bu bölümde “Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi ile oluşacak yeni durumun gereken hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edeceği” ifade ediliyor.
Kritik eşik: Bunun dışında söylenen sözlerin anlamı yok
Yıldız, yasa yapım sürecinde işte bu kritik eşiğin önemli olduğunu belirterek, “Çıkarılacak yasa için teyit-tespit gerekli. Örgütün kendini lağvettiği, silahları bıraktığı yetkili devlet organlarınca tespit edilip ilan edilecek. Bunun ardından ilgili yasa çıkacak. Bunun dışında söylenen sözlerin anlamı yok” dedi.
Rapora göre toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek amacıyla “silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenleme” olmadan da yapılabilecekler var. Bunun için işaret edilen yasa Türk Ceza Kanununda yer alan Etkin Pişmanlık düzenlemesi. İlk etapta suça karışmamış örgüt üyeleri için bu maddenin yeniden tarif edilebileceği konuşuluyor. MHP yöneticisi Yıldız da suça karışmamış örgüt mensupları için bu maddenin her zaman işletilebileceğine dikkat çekiyor.
Suça karışmış örgüt mensupları içinse yasal düzenleme şart. Yıldız onların mutlaka işledikleri suç üzerinden hakim karşısına çıkacaklarını belirterek, “Nasıl bir yasal düzenleme yapılacağı henüz netleşmedi. Ancak elimizde ceza ertelemesinden, koşullu salıverilme, denetimli serbestliğe birçok enstrüman var. Bunların uygun olanları kamu vicdanını rahatsız etmeyecek şekilde değerlendirilebilir” dedi.
İnfaz kanunu: Yamalı bohçadan tertemiz tek parçaya
Peki cezaevinde bulunanların durumu ne olacak? Feti Yıldız onlar için de mutlaka müstakil yasayla birlikte infaz kanununda değişiklik yapılması gerektiğini ifade ediyor.
İnfaz Kanunu’nda değişiklik önerisi Yıldız’ın bu süreç başlamadan önce de dile getirdiği bir konu oldu. Bu nedenle infaz kanununun sadece bu süreçle ilgili değil bu süreç vesile kılınarak sil baştan yenilenebileceği konuşuluyor. Yıldız, “İnfaz kanununu bir dizi değişiklikle içinden çıkılmaz hale getiren biziz. Birçok kez yamalı bohçaya döndüğünü söyledim. Bu yamalı bohçayı tertemiz tek parça haline getirebiliriz. Parça parça düzeltelim dersek daha uzun iş. O nedenle infaz oranlarının sadeleştirilmesi, koşullu salıverilme seçeneklerinin yeniden ele alınması gibi konular hep birlikte değerlendirilebilir” dedi.
“Demokratikleşme önerileri için tespit-teyit süreci gerekmiyor”
Bunlar örgütün feshi ile ilgili düzenlemeler. Ancak Meclis Komisyonu raporunun son bölümünde bir dizi demokratikleşme önerisi de yer aldı. Demokratikleşme önerileri için örgütün silah bıraktığının teyit ve tespiti gibi bir ön koşul bulunmadığına dikkat çeken Yıldız’a göre buna AİHM kararları ile başlanabilir.
Raporun “AİHM ve AYM Kararları” başlıklı bölümde, “AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır” denildi. Türkiye’nin AİHM kararlarını yerine getirme oranının yüzde 90’larda olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Türkiye bunu yüzde 100 yapabilir. Neden böyle yaparak dünyaya örnek ülke olmayalım” dedi.
Yıldız’a göre raporda yer alan hak ve özgürlükler konusundaki önerilerde uygulama ile çözülebilir. Türkiye’nin yasa eksiği değil uygulama konusunda eksiklikleri olduğuna dikkat çeken Yıldız, uzlaşı ortamı sağlanırsa siyasi partiler-seçim kanunundan siyasi etik kanununa her konunun ele alınabileceğini söyledi.
Bu arada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşın süreci nasıl etkileyeceği de tartışılıyor. Sürecin başında iç cepheyi tahkim etmenin önemine dikkat çektiklerini hatırlatan Yıldız İran’daki gelişmelerin bu uyarıyı bir kez daha doğruladığını söyledi, son gelişmelerin de aslında süreci hızlandırması gerektiğine işaret etti.
Erdoğan: Başladığımız işi bitireceğiz
AK Partili bir komisyon üyesi de süreçle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Başladığımız işi bitireceğiz” sözleriyle kararlılığını dile getirdiğini aktararak, çıkacak yasalarla ilgili bir tereddüt olmadığını söyledi. Edinilen bilgiye göre komisyonun ortak bir rapor çıkarabilmesi için özel bir çaba harcayan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, yasa yapım sürecinde de partilerin ortaklaşma arayışına hem formal hem informal ilişkiler üzerinden, bir kolaylaştırıcı olarak katkı yapmaya çalışacak.
Görünen o ki Ramazan Bayramı sonrası hem örgütle ilgili müstakil yasa hem de rapordaki demokratikleşme önerileri siyasetin önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek.
Sürece destek sürüyor
Bu arada son yapılan bir araştırmaya göre sürece destek oranı yüzde 60’larda. En büyük destek ortalama yüzde 80 oranıyla AK Parti, DEM Parti ve MHP seçmeninde görülüyor. CHP'deki destek yüzde 43 olarak ölçülürken İYİ Parti seçmeni de parti yöneticilerinin sert tutumuna karşın yüzde 40 oranında süreci destekliyor. CHP seçmenindeki desteğin düşük olma nedeni, partiye yönelik baskılardan kaynaklı iktidara güvensizlikle açıklanıyor.