Seçime yaklaşık 2 yıl var ama muhalefette ittifak tartışmaları başladı. Bir taraftan milliyetçi diğer taraftan muhafazakâr kimlikleriyle öne çıkan partiler arasında iş birliği olasılıkları konuşuluyor.

Son tartışmayı Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Biz İyi Parti ile ittifaka açığız. Ve İyi Parti tabanı da Zafer Partisi tabanı da ittifak istiyor. Belki de Türk siyasetindeki en doğal ittifaktır” sözleri başlattı. Özdağ’ın çağrısına İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "İYİ Parti altında toplanılabilecek bir şemsiye parti haline gelmiştir. Bizimle birlikte olmak isteyen partilerin taleplerine şahit oluyoruz, zamanı gelince konuşuruz" yanıtı verdi. İttifak tartışmaları içinde adı geçen Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ise siyasetlerine bağımsız müstakil olarak devam edeceklerini söyledi.

Açıklamalara bakılırsa “milliyetçi cephe” tanımlamalarına yol açan 3 parti arasında bir ittifak tartışması şimdilik ötelenmiş durumda. Ama seçim yaklaşırken yeniden gündeme gelmesi sürpriz olmayacak. Peki böyle bir ittifakın kurulması nasıl bir oy potansiyeli sağlar? Başarı şansları ne olur?

Bu konuda siyasal iletişim uzmanlarının yapılan araştırmalara dayanarak yaptığı analizler var. Yakın zamanda Ankara’da gerçekleşen kapalı bir toplantıda yapılan sunuma göre kendini milliyetçi olarak tanımlayan seçmenlerin oranı neredeyse yüzde 50’lerde. Ancak MHP dahil tüm milliyetçi partilerin toplam oyu son 30 yılda yüzde 8-18 arasında dalgalanıyor. Yani kendini milliyetçi olarak tanımlayan seçmenlerle, milliyetçi partilere oy verme davranışı arasında uçurum var. Bu sonuçta AK Parti ve CHP gibi ana akım partilerin de milliyetçileri kapsayacak politika yürütüyor olmalarının etkisi yüksek. O nedenle milliyetçi partilerin birleşmesinin ekstra bir güç yaratmayacağı değerlendiriliyor.

Olası ittifakın yeni bir oy potansiyeli yaratmayacağı görülse de İYİ Parti, Anahtar ve Zafer Partilerinin tek başlarına alacakları oylar da elbette seçimi etkileme olanağı taşıyor. Siyasetin ana gövdesini oluşturan AK Parti ve CHP de bu nedenle milliyetçi partilere oy veren seçmeni ve bu partileri yakından takip ediyor.

AK Parti’ye göre “Terörsüz Türkiye” süreci başarılı olursa milliyetçi partiler eriyecek. AK Parti MYK üyesi bir milletvekili, “Milliyetçi parti deyince ilk akla gelen MHP’dir ve MHP Cumhur İttifakı ortağı olarak bizimle. Diğer üç partinin toplam oyu bizim ölçümlerimize göre yaklaşık yüzde 8-10. Ama süreç başarılı olduğunda söyleyecekleri söz kalmayacak. Terör sıfırlandığında göreceksiniz bu partiler de sıfırlanacak” iddiasını dile getiriyor.

Altılı Masa olarak girilen 2023 seçimlerinden yenilgiyle çıkan CHP ittifak politikasını değiştirdi. “Türkiye ittifakı” söylemiyle tüm seçmenlere seslenen bir siyaset yürütülüyor. Ancak bu CHP’nin milliyetçi partiler arası ittifak olasılığını izlemediği anlamına gelmiyor. Muhalefet partileri arasında kayyım, maden yasasına ortak duruş ve İBB davasının TRT’de canlı yayınlanması örneklerinde olduğu gibi ortak çalışma yürüttüklerini anlatan bir parti yöneticisi, “Yapılan bu çalışmalar muhalefet partileri arasında sağlıklı bir ilişki yürütüldüğünün göstergesi. Seçim yaklaştıkça ittifak tartışmaları hareketlenecek, bunu görüyoruz ama herkes yapacağı işin tutup tutmayacağını da ölçerek adım atacaktır. Biz de izleyip göreceğiz. Ama CHP olarak açıkça söyledik. Elitler arasında, masa başında ittifak değil yurttaşla bir ittifak yürüteceğiz. Tüm partilerin seçmenine sesleneceğiz” değerlendirmesi yaptı.

Muhafazakâr ittifak

Milliyetçi partilerin yanı sıra aralarında Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, DEVA ve Gelecek Partilerinin içinde yer alacağı muhafazakâr bir ittifak olasılığı da tartışma konusu. Saadet, DEVA ve Gelecek Partisi, Meclis çalışmalarına etkin katılım için kurulan Yeni Yol grubu sayesinde birlikte çalışma tecrübesi edindi. Şimdi bu birlikteliğin bir seçim ittifakına dönüşüp dönüşmeyeceği ve Yeniden Refah Partisi’nin de katılımı ile seçmen için yeni bir yola dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılıyor. 4 parti arasındaki temas trafiğinde de bu konular masaya yatırılıyor.

Muhalefet kulislerine göre milliyetçi partilerin yapacağı ittifakının seçmen nezdinde bir çarpan etkisi yaratmadığı ancak muhafazakâr seçmen için farklı olacağı değerlendiriliyor. Yeni Yol grubundan bir milletvekili bu durumu, “AK Parti seçmeninde çok büyük bir kararsız kitle var. Seçmen ayrı ayrı girerseniz oy vermem ama birleşirseniz, tek seçeneğe dönüşürseniz değerlendiririm diyor. Birleşme sağlanırsa bu yapının yüzde 18-20 oy potansiyeli olacağı değerlendiriliyor. Bunu iyi analiz edip ona göre hareket edilmesi gerek” sözleriyle açıklıyor.

4 muhafazakâr partinin yöneticileri arasında başlayan temas trafiği ve milliyetçi partiler arasındaki ittifak tartışmalarının nasıl sonuçlanacağını önümüzdeki aylarda göreceğiz. Kasım 2027’de yapılma ihtimali artan seçim muhalefet için yeni bir sınav olurken, kuruluşlarından itibaren bir başarı göstermeyen bazı partiler için varlık-yokluk meselesi olacağını söylemek yanlış olmayacak.