Orhan GÜRDİL Gösterişli bir törenle hizmete sokulan İstanbul Televizyon Kulesi’ni yazılarımı bir süreden beri İstanbul’dan yazdığım için bu mimari harikayı yakından görüp...

Orhan GÜRDİL Gösterişli bir törenle hizmete sokulan İstanbul Televizyon Kulesi’ni yazılarımı bir süreden beri İstanbul’dan yazdığım için bu mimari harikayı yakından görüp daha detaylı bir yazı yazmak için, hafta içinde Çamlıca’ya gidip yapılışından gurur duyduğumuz kuleyi bizzat ziyaret etmek istedim. İstanbul Mecidiyeköy’deki evimden Çamlıca’ya gelmek hayli zor ve pahalı olduğunu söyleyebilirim. Bir de giriş ücreti de oldukça pahalı, basına tenzilatta yapılmıyor. Gerçeği söylemek gerekirse üzerimizde taşıdığımız Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın turkuaz BASIN-PRESS kartı bankalar dahil hiçbir kurum tarafından “hüviyet” olarak tanınmamaktadır. Neyse konumuz bu değil. Melike Altınışık, mimarlık tarafından tasarlanan ve ileri mühendislik teknolojileriyle hayata geçirilen 369 metre yüksekliğinde bu kule TV ve Radyo yayınlarına hizmet vermek için yapılmışsa da önemli sosyokültürel aktivitelere de ev sahipliği yapacak özel bölümler de kule de yer almış. 369 metre yüksekliğinde kulenin yapılışında ışığı, doğayı ve mekânsal boşluklar kullanılarak kentin ziyaretçilerine sürpriz karşılaşmalar da sunmaktadır. Günümüzde dünya da kayıtlı 291 kulenin bulunduğu bu liste de bizim kulemiz 30’uncu sıra da yer almaktadır. Ben ilk defa bugün başkent Ankara’nın simgesi olan Atakule’ye çıkmıştım. Zannedersem yüksekliği 125 metre olsa gerek. O kule de yemek yenilen mekan 45 dakika da bir dönme ile Başkenti çeşitli yönlerini görmek mümkün oluyordu. Birçok kez gidip yemeklerimizi ora da yemenin ötesinde yine pek çok kez üst katta bulunan gece kulübünde yılbaşı eğlencelerine katılmıştık. İkinci kez ise Almanya- Hamburg TV kulesine çıkmıştım. Hatırladığım kadarı ile o kulenin yüksekliği 195 metre idi. Kulenin dibindeki kanallardan (deniz) devasa gemiler çocuk oyuncağı gibi görünmüştü. Bütün bunların ötesinde İstanbul TV kulesinin tek özelliği İstanbul gibi bir şehir de yükselmiş olmasıdır. Napolyon Bonaport şöyle demiş: “Eğer dünya tek bir devlet olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.” Dünyaca ünlü şair- gezgin Lamartine ise İstanbul için duygularını şu mısraları ile dile getirmiştir. “Dünyaya son kez bakacaksın deseler, bu bakışı İstanbul’un Çamlıca tepesinden isterdim.” İstanbul için büyük Önder Atatürk’te duygularını şu satırlarla belirtmiştir. “İki büyük cihanın kesinti noktasında Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin göz bebeği İstanbul bütün vatandaşların kalbinde olan şehirdir.” İstanbul TV kulesi geniş bir yeşil alan içinden yükselmektedir. Bu yeşil alan çeşitli türde ağaçlar ve çiçekler ayrı bir güzellik sunarken kuleyi ziyaret edecek olanlar da sıralarını beklemektedir. Bahçe ayrıca gezilecek güzel bir düzenlemeye sahip. Kulenin dibinde bulunan hatıra objeler satan mağaza da gelen ziyaretçilerin en ilgi duydukları köşe olarak dikkat çekmektedir. Yemek yene ve 360 derece dönen kısım ise kulenin 360’ıncı metresinde bulunmaktadır. Eğer dürbünle seyir terasına çıkmak istiyorsanız o bölüm yemek servisi yapılan katın altında yer almıştır. Bu arada oturduğunuz yerde İstanbul’un tüm güzelliklerini izlemek isterseniz sabah kahvaltınızı da 360’taki restoranda yapabilirsiniz. Kulenin restoranında dünya mutfağından seçme yemeklerin yanı sıra Türk mutfağının özel seçilmiş yemekleri de bulunmaktadır. İstanbul kule deyince insanın aklına ister istemez Yahya Kemal gelmektedir. Ünlü yazar- şair bir gün bir tepeden baktığı aziz İstanbul’una bu kuleden çepçevre bakabilseydi kim bilir daha nice şiirler yazardı. Bu aziz kent için. 369 metre yüksekliğindeki TV ve Radyo Kulesi Melike Altınışık Mimarlık tarafından tasarlanmıştır. Bulunduğu topoğrafyayı yapının formuna yansıtan mimarlık ekibi hakim rüzgar yönünü, manzara odaklarını ve iletişim sistemlerinin ana taşıyıcı ile kurduğu güçlü bağı kulenin tasarımının önemli girdileri olarak ele alınmıştır. Kent dokusundan bağımsız bir duruşu bulunan kulenin önü-arkası bulunmamaktadır. Böylece Asya ve Avrupa’ya dönük olan kısımları farklılaşmaktadır. Tanınmış pek çok yerli ve yabancı mimarlar, hem mimari tasarım hem de yapım metodolojisi açısından ileri mühendislik teknikleri gerektiren İstanbul TV ve Radyo Kulesi’nin tasarım özellikleri, mimari planlaması ve malzeme seçimleri bu süreçler göz önünde bulundurularak yapılmış, çağı yakalamış tasarım, karakterini içinde barındıran özgün mekanlar içermesi üzerine kurulmuş kule için çağın en muhteşem yapısı demişlerdir. Kulenin yapılışı birçok sosyokültürel aktivitelerin gerçekleşmesine olanak sağlamasının yanı sıra ülke turizmine de büyük gelir getireceği bir gerçektir. İstanbul TV Kulesi bu arada 100 adet FM radyonun tek yapı da toplandığı bir merkez olup. Birçok konuda telekomünikasyon hizmeti de verecek teknik güce sahiptir.