Milyonlarca liranın, doların, avronun akıtıldığı Ankaragücü, beş yılda dört kez küme düşerek zoru değil, en zorunu başardı. Bunun temel nedeni ise kulüp başkanının da nihayet kabul ettiği yönetim başarısızlığı, en önemlisi de yol gösterecek futbol aklı mekanizmasına inanılmaması.
Memleket ne çekiyorsa “Ben bilirim” diyenlerden çekiyor. Sarı lacivertli yönetimin hatası da her biri ticari hayatlarında başarılı olmuş, zengin olmuş iş insanlarının adeta burunlarından kıl aldırmamalarıydı. Kime sorsanız “Şu kadar sayıda şirketim var” diyor, bir spor kulübünü yönetmenin kendileri için “çerez” olacağını düşünüyorlardı.
Bu atmosfer içinde Ankaragücü bu sezon yönetimdeki isimler arasında birkaç kez el değiştirdi ama içeride iktidara her gelen yeni isim işleri daha da çıkmaza soktu. Onlar çareyi ikide birde hoca değişikliğinde arayıp çırpındıkça, takım daha da dibe battı.
Cumartesi günü olağanüstü kongre toplanacak. Faruk Koca’nın açıklamasına göre, transfer tahtasının açılması ve personel borçlarının ödenmesi için 500 milyon TL’ye ihtiyaç var. Başkan adaylarının bu parayı kasaya koyacağına dair genel kurulu ikna etmesi gerektiğini söylüyor. Bu cümleyi tersten okuduğumuzda, söz konusu parayı getiren olmazsa yönetimi devretmeyeceğinin mesajını veriyor.
Yıl 2025. Dünya futbolunda kulüplere genellikle büyük şirketler sahip oluyor ve o şirketler de yönetimi futbol profesyonellerine emanet ediyor.
Ankaragücü geçen sezon harcanan paranın dörtte birine tekrar yukarı çıkar. Yeter ki başkan kim olursa olsun takımın idaresi hakikaten işin ehli futbol adamlarına bırakılsın.