Osmanlı döneminde belediye başkanı "şehremini” olarak adlandırılmaktaydı. Cumhuriyetin ilanı ile yerel yöneticiler “belediye başkanı" adını almışlardı. "Şehremini" sözcüğü Osmanlıcaydı.

Osmanlı döneminin “Şehremini" bugünün”Belediye Başkanı ile aynı anlamdaydı. Takvimler 1867 yılının sonbaharını göstermekteydi . Osmanlı Padişahı Abdülaziz, Şehzade Abdülhamit,Murad ve Yusuf İzzettin ile İstanbul Şehremini( Belediye Başkanı) Ömer Faiz Efendi 47 günlük bir Avrupa gezisine çıkıyorlardı.Bu gezi Osmanlıda bir ilk olacaktı. Fransa İmparatoru III. Napolyon'un davetiyle çıkılan gezinin ilk durağı Paristi. Gezi günlüğünü kaleme almak Şehremini Ömer Faiz Efendiye düşüyordu.

Padişahla geziye çıkılmadan önce Sadrazam Ali Efendi ,gezide günlük tutma görevini ona vermişti. Herşey o günlükte olmalıydı eksiksiz.

47 Günlük Bir Gezi Ve Günlükler

Bu gezi ile ilgili her türlü bilgiyi , 47 gün süren Avrupa gezisinin ayrıntılarını tarihçi Cemal Kutay’ın günlük dizisi olarak gün yüzüne çıkarmasından öğreniyoruz.Yazıya günlüklerin “Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendi ile ilgili bölümünü aldım.Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendi 70 yaşlarında mizahi yönü çok güçlü birisi olarak biliniyor.Paris gezisinde bir kadının sakal ile ilgili sorusunu ,bizim hangimizin sakalı çok uzunsa onun sözü geçer diyerek gülerek mizahi bir şekilde cevaplamış.

Avrupa’ya Yapılan İlk Gezi

Bu gezinin önemi Osmanlı'nın Batıya yaptığı ilk ziyaretlerdendir.Yolculuk tren ile yapılmıştır.Daha sonra İstanbul’dagezi ile ilgili bir değerlendirme dönüşte yapılmış.Şeyhülislam ve şehremini de katılmıştı " Paris'e” hayran kalınmıştır.Bu hayranlık zaman zaman yerel yönetimden, günlük yaşama kadar olmuştur.

Belediyecilikte Bir İlk

Bu gezi Doğu ve Batı " olarak bilinen genel değerlendirmenin ilk ayrımı olarakta bilinmektedir. İstanbul’un ,Payitahtın Şehremini( Belediye Başkanı) Ömer Faiz Efendi Paris’te belediyecilik ilgili hangi görüşmeler yapmış günlüğün sayfalarını günü gününe çevirelim bakalım.

Verilen Değer Büyüktü

İmparator( Napalyon ) amcama Bir Nişan takmıştı.Fransızların en büyük nişanıymış bu.Bizim Mecidiyeye benzer bir şey.Zavallı Maksimilyen'in ölümüne rağmen matemi ileriye atıp Pariste bizi törenlerle ziyafetlerle ağırlıyorlardı.Paristen ayrılırken dönemin ünlü gazetesi “Lae Figaro “ kalbimizden bir parçayı da götürüyorlar” başlığını manşetten atarak halkın sevgisini de belirtiyorlardı.Gezide Paris’ten sonra gidilen Almanya,Belçika,İngiltere Ve Avusturyada gösterilen ilgi hep yüksek düzeyde olmuştu.

Başkan ,Sokaklar Ve Paris

Bir akşam ziyaretinde Paris Belediye Reisi Baron Hosman'ın bizim İstanbul Belediye Başkanı Ömer Faiz Efendiye bir şeyler sorup konuştuklarını gördüm.Bu dikkatimi çekti hemen.Ne konuştuklarını merak ettim.Daha sonra Ömer Faiz Efendi , bana ve biraderime Paris Belediye Başkanı Baron Hosman'ın İstanbul sokaklarının nasıl sulandığını sorduğunu anlattı.Paris sokakları her akşamüstü arasöz ile pırıl pırıl yıkanıyordu.Bizde böyle bir şey olması mümkün müydü? Bizim zeki ve hazır cevap İstanbul Şehremini Ömer Faiz, Parisli mevkidaşına şu cevabı verdiğini söyledi"Belediye olarak sokakları sulamayız.O vazifeyi esnaflar yapar.Bakkallar peynir tenekesinin,zeytinin suyunu, berberler traş suyunu sokağa dökerler.Kahveciler kahve suyunu...Böylece temizlenir" dedim ...Bende Paris Belediye Başkanı Baron'un yüzündeki o hayret ifadesini merak edip durdum birden yüzü yere düştü. Neden diyerek düşündüm?

Bütçe Hiç Olmadı

Birde bizim Belediye Başkanı Ömer Faiz’e sizde belediyenin bütçesi ne kadar diye sormuş, oda kafadan sallamış. Paris Belediye Başkanı o rakama çok gülmüş.Çünkü bizde şehreminin bir bütçesi hiç olmamıştı.

Yetkim Olsa Paris Belediye Başkanını

Ama bütün yolculuk süresince olduğu gibi gülüşümüz acıydı.Birader Murad, Şehremini Ömer Faiz'e dönerek elimde bir yetki olsa bu Paris Belediye Başkanı Baron'u getirip İstanbul'un İmarını ona teslim ederdim.Medeni hayat ancak böyle şehirler örnek alınarak ortaya çıkar.İstanbul’a dönünce Padişah Efendimize de ayrıntılı anlatalım ,diyerek İstanbul Belediye Başkanı Ömer Faiz'e not almasını söyledi.Bu gezide görülenler İstanbul’da belediyecilikte çok şeyi değiştirdi.