Geçenlerde Sivas’a gittim. Bu yaşıma kadar görmediğim kentlerden biri de Sivas’tı. Bu eksiklikle bugüne kadar yaşadım; artık buna bir son vermek istedim.

I M G 20251217 W A0008SİVAS’IN GURURU AHMET AYIK

20251217 114938Yaşayan güreş efsanemiz Ahmet Ayık ve meslektaşım Doğan Bulgun ile birlikte hızlı trenle Sivas’a gittik.
Yolculuk son derece rahattı. Bu alanda büyük bir aşama kaydeden ülkemle gurur duydum. Sivas’a 2 saat 41 dakikalık keyifli bir yolculuğun ardından ulaştık.
Kent son derece temizdi. İnsanlar adeta arı gibi çalışkandı. Programımız kapsamında Sivas Vilayet binasında yer alan müzeyi de gezdim. Bilgilerime yeni bilgiler kattım. Şehir dışında yaşayan Sivaslıların sayısının, şehirde yaşayanlardan daha fazla olduğunu; Türkiye’de yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer aldığını öğrendim.
Müzede Sivas’ın değerlerini incelerken, güreşimizin yaşayan efsanesi Ahmet Ayık’ın bire bir ölçülerle yapılmış balmumu heykelini hayranlıkla izledim. Üç olimpiyat şampiyonu yetiştirmiş bir şehir olan Sivas’ın takımının 2. Lig’de bulunmasının bu kente yakışmadığını da dile getirdim.
Velhasıl, Sivas hakkında birçok bilgi edinerek Ankara’ya döndük. Bu seyahatte ekibin başında yer alan büyük şampiyon Ahmet Ayık ile birlikte bizleri en güzel şekilde ağırlayan Sivaslılara teşekkür borçluyum.

Memleket-2ATA SPORUMUZ GERİLEME DÖNEMİNDE

Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonalarına baktığımızda, ata sporumuz güreşimizle ne kadar gurur duyduğumuz açıkça ortaya çıkar. Güreş, Türk sporunun her zaman lokomotifi olmuştur.
“Olmuştur” diyorum; çünkü bugünün gerçeklerini de göz ardı etmemek gerekir. Bir zamanlar Silahlı Kuvvetlerimizde, Emniyet teşkilatımızda ve kamu kuruluşlarında güçlü şekilde yapılan ata sporumuz, bugün bu imkânlardan büyük ölçüde mahrum bırakılmıştır.
Türkiye Kulüplerarası Şampiyonası’nda yükü Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ASKİ’si ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin grekoromen takımları taşımaktadır. Bir dönem güreşe damga vuran Şekerspor ve MTA gibi kulüplerin ise artık adı bile anılmamaktadır. Unuttuklarım olabilir; ancak genel tabloya baktığımızda, güreşimizin adeta madenlerinin kurutulduğunu görmek mümkündür.
Geçtiğimiz günlerde Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, uluslararası hedef olarak 2032 Brisbane Olimpiyatları’nı işaret etti. Elbette uzun vadeli hedefler önemlidir; ancak eldeki cevherleri bugünden yeniden ortaya çıkarma imkânı varken, başarıyı 2032’ye ertelemek bana göre düşündürücüdür.
Kuruyan su yataklarını bugün bile canlandırmak mümkünken, güreşte başarıyı bu kadar uzun bir süreye yaymanın anlamı olmamalıdır. Zira…
Su gelene kadar, kurbağanın gözü patlamış olur.

Otobüs-6MENFAAT BAŞKANLIĞI

Gençlerbirliği’nde Arda Çakmak’ın son anda nasıl başkan olduğunu hepimiz biliyoruz. Genel kurula gitmeyip evinde otururken, Gençlerbirliği’nin kayyıma kalmaması adına bir avuç Gençlerbirliği gönüllüsünün acil telefon trafiğiyle oluşturduğu Yönetim Kurulu sonucunda Arda Çakmak başkanlık görevine getirildi. Bu sürecin ardından, genel kurulda son anda görevi kabul etmeyerek geri çekilen dönemin başkanı Mehmet Kaya’nın yaptığı ilk işin, kulübe hediye ettiğini söylediği otobüsü geri almak olması gerçekten yadırgatıcıydı. Üstelik üzerine kendi şirketinin adını yazdırdığı bu otobüs üzerinden Gençlerbirliği ruhunun istismar edilmesi kabul edilemez.
Görünen o ki, merhum İlhan Cavcav’ın yıllar içinde ortaya koyduğu ve Gençlerbirliği’ni ayakta tutan “Gençlerbirliği ruhu”, göreve tesadüfen gelenlere de önemli bir ders vermiş oldu.

Kurthan FişekUnutulmayanlar: KURTHAN FİŞEK

6 Mart 1942’de Ankara’da dünyaya gelen Prof. Dr. Kurthan Fişek (Sıfırcı Hoca) ilk, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı ve 1960 yılında bu okuldan mezun oldu. Aynı yıl ODTÜ'ye girdi ve gazetecilik mesleğine adım attı. 1960–1966 yılları arasında Yeni Gün ve Öncü gazetelerinde muhabir olarak çalıştı. Daha sonra Turkish Daily News gazetesinde dört yıl boyunca Yazı İşleri Müdürü olarak görev yaptı. Bu dönemin ardından ODTÜ İdari İlimler Fakültesi’nden mezun oldu.
1980 yılında yayımladığı “Spor Yönetimi” adlı kitabıyla profesör unvanını aldı. 1978–1979 yıllarında Ankara Spor Akademisi ve Atletizm Federasyonu Başkanlığı görevlerini yürüten Prof. Dr. Kurthan Fişek, 1980–1983 döneminde ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Dekan Yardımcılığı yaptı.
1983 yılında, kamuoyunda “1402’likler” olarak bilinen Sıkıyönetim Yasası’nın amir hükümleri gereğince üniversitedeki görevine son verildi. 1990 yılında Danıştay kararıyla görevine iade edildi. Ancak 12 Eylül 1990’da istifa ederek yeniden gazeteciliğe döndü.
Nokta, Tempo, Aktüel ve Ekonomist dergilerinde yayın-yönetim danışmanlığı yapan Fişek; Sabah ve Hürriyet gazetelerinde köşe yazarlığı görevlerinde bulundu. İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen Prof. Dr. Kurthan Fişek, 1999 yılından sonra YÖK Yasası’nın 60/b maddesi kapsamında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yeniden göreve başladı.
17 Eylül 2012’de İstanbul’daki evinde geçirdiği ani bir rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren Prof. Dr. Kurthan Fişek, Ankara’da toprağa verildi.