Bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2025 yılında Türkiye siyasetine PKK’nın feshi ve silah bırakma kararı ile aralarında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklanmasına yol açan belediyelere yönelik operasyonların damga vurduğunu söyleyebiliriz. Peki 2026 yılında bu iki konuda hangi gelişmeler bekleniyor?
İlk olarak PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecindeki gelişmelere bakalım. 2025 yılının ilk aylarında, 27 Şubat’ta PKK kurucusu Abdullah Öcalan’ın örgüte silah bırakma çağrısı ile başlayan süreçte mayıs ayında PKK kongresi toplandı. Kendini feshetme kararı alan örgüt temmuz ayı başında da sembolik silah yakma töreni gerçekleştirdi. Bu gelişmenin ardından Meclis’te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Ağustos ayı başında kurulan komisyon aralarında çok farklı kurum ve kişilerin olduğu 134 dinleme yaptı. Daha sonra partiler hazırladıkları raporları Meclis Başkanlığına sundu. Şimdi komisyon adına ortak bir rapor çıkması için çalışılıyor. Raporda PKK’nın feshi sonrası entegrasyon ve rehabilitasyonu içeren bir “Eve Dönüş” yasası için öneriler yer alması bekleniyor. Bu öneriler bir rapor olarak Meclis Genel Kurulu’na iletilecek. Daha sonra “geçici, özel bir yasa” çıkarılacak.
Süreçte Meclis’e yüklenen ilk görev bu yasanın çıkarılması. AK Partili üst düzey yetkililere göre ortak rapor ocak ayı sonuna doğru hazırlanır. Şubat ayında da ilgili komisyonlarda teknik çalışmalar yapılır. Bu sürecin mart ayından önce tamamlanması beklenmiyor. Bunun nedeni olarak da Suriye’deki gelişmeler gösteriliyor.
“Suriye netleşmeden Türkiye’de adım atılmayacak”
AK Partili üst düzey bir yetkili PKK’nın feshi sonrası çıkarılması hedeflenen özel yasa için, kesin dille, “Suriye’de SDG’nin entegrasyon süreci netleşmeden Türkiye’de de bir adım atılmayacak” değerlendirmesi yaptı. Türkiye’de kamuoyunun bu gelişmeye kilitlendiğini dile getiren yetkili, “İş siyasilerde, siyasi iradede değil, tamamen kamuoyunda. Kamuoyu da Suriye’ye bakıyor. CHP toplumun yüzde 60’ının yanlış bulduğunu ileri sürerek İmralı’ya giden Meclis heyetine üye vermedi. Bu seçmen kitlesi bizim de seçmen kitlesi ama risk alıp gittik. Asıl şimdi kamuoyunun sürece ikna olması için atılması gereken bir adım var. O da Irak'ta, Suriye'de atılacak. PKK'nın tüm bileşenlerinin silah bıraktığı, beklenen Şam entegrasyonunun sağlandığı bir tablo görmeden adım atılamaz” dedi.
Süreç yasası, infaz kanunu, umut hakkı…
AK Parti ve MHP raporlarında PKK’nın feshi sonrasında çıkacak yasa için devletin ilgili organlarının örgütün silah bıraktığının tespit ve teyidini yapması kırmızı çizgi olarak belirlendi. Suriye’deki gelişmelerle birlikte bu tespit ve teyidin ardından yasa çıkacak. Bu nedenle süreç 2026 yılı boyunca ana gündem konularından biri olarak kalacak. Hedefler doğrultusuna süreç işlediğinde Türkiye 2026 yılı boyunca bu çıkan yasa doğrultusunda PKK’lıların Türkiye’ye dönüşünü, entegrasyonunu ve rehabilitasyon sürecini konuşacak. AK Parti kulislerinde hakkında AİHM’in ihlal kararı verdiği HDP’nin önceki genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasının da bu sürecin başarısı ile ilişkili olacağı konuşuluyor. Süreçte iktidarın istediği gibi gelişmeler olursa kapsamlı bir infaz değişikliğinin de 2026 yılında ele alınabileceği ifade ediliyor.
Yeni sürecin önemli tartışma konularından biri de İmralı Cezaevi’nde hükümlü bulunan Abdullah Öcalan'a ilişkin “umut hakkı” talebi olacak. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de gündeme getirdiği “umut hakkı” hem süreç yasası kapsamında hem de yeni dönemde gündeme gelmesi beklenen infaz kanunu değişikliği kapsamında önemli bir tartışma başlığı olacak görünüyor.
Yeni anayasa da süreç takvimine bağlı
AK Parti 2023 seçimlerinden bu yana yeni-sivil bir anayasa çağrısı yapıyor. Parti bünyesinde oluşturulan 11 kişilik komisyonun çalışmalarında sona gelindi. Bir komisyon üyesi ocak ayı içinde hazırladıkları politika belgesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacağını söyledi. Aynı yetkiliye göre yeni anayasa için komisyon raporu tamamlansa da bunun kamuoyuna açıklanması ve diğer partilere somut başlıklarla gidilmesi takvimini siyasi-ekonomik gelişmeler belirleyecek. Terörsüz Türkiye sürecinin bir al-ver, pazarlık süreci olmadığına dair vurgulara dikkat çeken AK Partili siyasetçi, bu süreç tamamlanmadan anayasa gündeminin açılmasının süreci farklı tartışmalara götüreceğini belirterek, “Terörsüz Türkiye sürecinde yol alınmadan yeni anayasa gündeme gelmez. Böyle bir tartışma açmak da doğru olmaz. Toplumun önce bu konuda olumlu bir gelişme görmesi lazım” dedi.
CHP hem meydanlarda hem de mahkeme salonlarında olacak
2025 yılına damga vuran bir önemli gündem başlığı da CHP’ye yönelik operasyonlar oldu. Bir taraftan kurultay iptal davaları, diğer taraftan başta CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenen Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu yüzlerce kişinin tutuklanmasına yol açan “yolsuzluk” operasyonları yürütüldü. Bugün 15 belediye başkanının halen tutuklu bulunduğu operasyonlar kapsamında Aziz İhsan Aktaş suç örgütü ve İBB soruşturması olmak üzere iki iddianame çıktı. CHP 2026 yılında bir taraftan yargı süreçlerini takip edecek, diğer taraftan sahada seçim kampanyası yürütecek.
Mitinglere yeni format
CHP, operasyonların başladığı 19 Mart’tan bu yana 77 miting düzenledi. Her hafta İstanbul’un bir ilçesi ve Türkiye’nin bir ilinde yapılan miting sayısı 9 ayda 77’yi buldu. İstanbul’un 39 ilçesinde planlanan mitingler tamamlanmak üzere. Parti yönetimi tüm ilçeler tamamlandıktan sonra da İstanbul’da mitinglere devam edecek. Belediye çalışmalarının daha görünür kılınması için bu mitinglerin açılış mitinglerine dönüşebileceği ifade ediliyor. Aynı şekilde kent mitinglerinin bir kısmının da CHP’li belediyelerin yaptığı çalışmaların açılışlarına dönüşmesi bekleniyor. Ancak bundan sonra yapılan her miting aynı zamanda çağrısı devam eden erken seçim veya zamanında yapılacak bir seçim kampanyasının parçası olacak. Parti programını yenileyen CHP, iktidara aday bir parti olarak vatandaşa nasıl bir Türkiye hedeflediğini anlatacak. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde oluşturulan Gölge Kabine de hem sahada ayrı çalışmalar yapacak hem de başta hükümet programı olmak üzere genel çalışmaya bilgi, belge, proje ile katkı verecek.
Söz sırası savunmada
CHP’nin 2026 yılı yol haritasında hukuk mücadelesi de önemli bir yer tutuyor. CHP’li 7 belediye başkanının tutuklu yargılanacağı Aziz İhsan Suç Örgütü Davası 27 Ocak'ta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı dava da 9 Mart’ta görülmeye başlanacak, aylarca sürecek. İmamoğlu'nun diploma davası devam ederken, Yargıtay’a taşınan Ahmak davasının da sonuçlanması bekleniyor. Kent Uzlaşısı soruşturması, Muhitten Böcek’in tutuklanması gibi başka soruşturmalar kapsamında da yeni iddianameler gelecek.
CHP tüm bu davaları parti bünyesindeki hukukçular ve sanık avukatların yer aldığı çok geniş bir avukat grubuyla yakından takip edecek. Duruşmalar parti yöneticileri ve milletvekillerince de izlenecek. İmamoğlu başta olmak üzere tüm sanıklar dava sürecinde haklarındaki iddialara karşı geniş, kapsamlı savunmalar yapacak. CHP’li yöneticiler de bu savunmaları yürüttükleri çalışmalar aracılığıyla meydanlara taşıyacak.
Tüm bu gündem başlıklarına yeni yılda nasıl başlıklar eklenecek bunu da hep beraber yaşayarak göreceğiz. Türkiye’deki gündem yoğunluğunu düşününce yazıyı İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin yıl sonu buluşmasında başbakanlık ofisi çalışanlarına sözleri ile tamamlayalım: Geçtiğimiz yıl hepimiz için zorlu geçti ama endişelenmeyin, çünkü gelecek yıl daha da zorlu olacak.