ABD Başkanı Donald Trump yakın geçmişte, “Eskiden Amerika’daki en güçlü lobi Yahudilerdi. Şimdi öyle değil” demişti.

Prof. Esat Arslan, katıldığı bir tv programında kendisine Amerika’dan gönderilen telefon mesajını okudu. Şöyle diyordu:

“Amerika’da Yahudi lobisi eskisi gibi güçlü değil. Amerikan halkının yüzde 70’i İsraillileri sevmiyor. Yakın gelecekte Yahudilere karşı şok gelişmeler yaşanabilir.”

Amerika’nın Yahudileri etkisizleştirmeye karar verdiğinin göstergesi bunlar. İsrail’in şantaj kozları nedeniyle Trump’u frenlediği diğer bir yorum.

Türkiye güçlendikçe İsrail çıldırıyor. Düşmanlığın dozunu artırıyor. Bölgede her ülkeye istediği gibi sallayan Netenyahu’nun barbarlığının önündeki engel Türkiye. Kendisi yolsuzluklarından dolayı hapse girecek iken savaş gündemi sayesinde paçayı kurtarıyor.

İsrail’in Yunanistan ve Rumlarla planlar yapması, Somaliland’ı tanıması, Suriye’yi istikrarsızlaştırması, toparlanmaması için PKK’yı kullanması ve bunları pervasızca yapması normal bir devlette olacak şeyler değil. Hibrit savaş, gri bölge çatışmaşı, güçlendirilmiş caydırıcılık boyutlarını aşan işlerle uğraşıyor Netenyahu ve avanesi. İsraillilerin yarıdan çoğunun Netenyahu’nun esiri pozisyonunda olduğunu da söyleyebiliriz.

Suriye PKK’sının Şam’a diretmesi, anlaşmaya uymaması ‘İsrail güvencesi-desteği’ kaynaklı. Ama görünen o ki bunun bedeli çok ağır olacak. Nitekim Şam’ın SDG’ye operasyona hazırlandığı haberleri geliyor.

İsrail ve Suriye PKK’sının eylemlerinin Türkiye’ye zarar vermek hedefli olduğu inkar edilemez.

Türkiye’nin savunma alanında yaşadığı gelişme, içerde ve dışarda çıkarlarını korumasına yardımcı oluyor. Türkiye’nin menfaatleri ekseninde attığı adımlar da İsrail’i rahatsız ediyor.

Yılbaşına yaklaşırken terör eylemi planlarını güvenlik güçlerimiz bir bir çökertiyor. Yalova’daki teröristlerin imha edilmesi ve yurdun dört bir yanında yapılan operasyonlar önemlidir. Türkiye virüs temizliğini hiç ihmal etmemelidir.

İŞİD-DEAŞ, PKK hep İsrail kurulumlu. Terörle de artık sonuç alamayacakları belli oluyor.