Vodafone Sultanlar ligi 2025-26 sezonun ilk yarısı sona erdi. Vakıfbank yenilgisiz liderlik koltuğunda. En fazla sayı üreten sporculara baktığımızda içlerinde Vargas hariç Türk oyuncu görememek tabi ki hayal kırıcı, benzer durum basketbolda, futbolda da aynı.
Başarılı sporcularda Arina Federotseva başta gözükse de Anna Lazereva set başına 6.22 sayı ortalamasıyla ilk devrenin sayı kraliçesidir. Bloklara baktığımızda Fenerbahçe alt yapısından yetişen Beliz Başkır her sette 0.9 blok ortalamasıyla en çok blok yapandır. Ancak lige geç katılan Galatasaraylı Wang Yuanyuan her sette yaptığı ortama 1 blokla ilk yarının blok kraliçesidir.
Takımların yabancı transferlerine baktığımızda birçok yabancı oyuncu ve hatta İtalyan çalıştırıcılar ligimize git-gel yapmaktadır. Ligimiz biraz emekliler ligi oldu. Birçok takım transferlerinden mutlu değil. Takımları Pasör çaprazı oyuncularına bakar mısınız. Herkes yabancı, yok mu yeni bir Neslihan, Zehra, Hande yaratacak bir çalıştırıcı.
Eczacıbaşı, 2027 sezonu için şimdiden Antropava’yı ve Çinli dört numara smaçör Li Yingying’i renklerine bağladı. Sysiak ve Anna iki yabancı pasör çaprazı var, Ebrar’ı, yedek kalmasın diye, 4 numara oynattınız. Fena değil ama, Ebrar’ın 4 numara köşe smaçör olarak bir dünya yıldızı olamayacağı çok belli. Bırakın kızı pasör çaprazı oynasın. Ebrar 4 numarada memnun etmeyince Li Yingying’i transfer ediyorsunuz.
İkinci yarı için Aras Kargo’dan 2.04 cm lik Kanadalı Pasör çaprazı Anna Smrek’i transfer ettiniz ve az kullanılan Anna Nicoletti’yi THY’ye verdiniz.
Fenerbahçe; Bir enerji ve değişim patlamasına ihtiyacı var. Hande takıma bir renk kattı. Bu eksikliği yeni transferlerle değil, yedek oyunculara daha fazla süre vererek takıma bir ahenk coşku vermek lazım. Bunu ilk yarının son maçında gördük. Fenerbahçe de transferlerden çok mutlu değil. Şimdi Kornelyuk yerine Snead Jack Kısal’ı almaya çalışıyor. İki devşirmeyi Türk statüsünde oynatma hesabını yapıyorlar. Düşünmek lazım, Eczacı niye satıyor bu sporcuyu.
Yapılan yabancı transferler başarılı değil. Bunun sonucunu ilk devredeki CEV maçlarında görüyoruz. Avrupa’nın en büyük kupası CEV Şampiyon Kulüpleri 2 yıldır İtalyan takımları işgal ediyor. Dünya kulüpler şampiyonasında bugüne kadar 8 şampiyonluk alan Türk takımları geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da Brezilya'nın Sao Paulo kentindeki turnuvaya katılamadı. Avrupa’yı iki İtalyan takımı temsil etti ve Scandici finalde yıldızlar topluluğu Imoco’yu 3-0 geçerek Dünya Şampiyonu oldu. Milano en iyi iki yıldızını (Orro, Sylla) neden takımda tutmak için mücadele etmedi. Parası mı yoktu. Hayır, yoluna gençlerle devam etti ve lig maçında Imoco’yu 3-1 yendi
Vakıf standart şekilde yoluna devam ediyor. Galatasaray en iyi transferleri yaptı.
Sultanlar liginde İtalyan çalıştırıcıların belirgin bir hâkimiyeti görülmektedir. Birçoğu birkaç kez gelip gitmişler. Ekmeklerini Türkiye’de kazanıyorlar. Şampiyonluklar kazanmışlar. Ama Türk voleybolunun geleceği için ortaya koydukları bir başarı hikâyesini hatırlamak çok zor.
Takım kuvvetliyse, maçta öndeyse, çalıştırıcılık yapmak kolaydır. Ama aksi bir durum var ise çalıştırıcıya ihtiyaç vardır. Çalıştırıcının, yeni yetenekleri keşfetmesi gerekir.
Son Maçlara bakarsak, örneğin Fenerbahçe Medicana 3-2 Galatasaray Daikin maçı korkunç bir çekişmeye sahne oldu. Bu maçın ilk dört setinde Fenerbahçe çalıştırıcısı Abbondanza takıma hiç dokunmadı. Fenerbahçe’nin hemen her set sonunda bir blok ihtiyacı oldu. Kenarda Kornelyuk (200cm) var ama almadı. Hande birinci sette sıfır, ikinci sette bir sayı aldı. Kenarda bekleyen Bojana Milenkovic’i (ki transferine çok karşıyım) neden almıyorsun. Mola zamanları dahi hatalı. Abbondanza’dan tek bir şey bekliyoruz Liza Safronava’ya biraz süre vermesidir.
Eczacıbaşı çalıştırıcısı Bregoli, elinde müthiş bir takım var ama takım aksıyor. Fenerbahçe’ye, Vakıf’a, Nilüfer Belediyesi’ne yenildi. Ama CEV Şampiyon Kulüpler maçında Olimpiyakos’a da yenilmesi Bregoli’ye yazar. Olimpiyakos maçında 198 cm lik Amerikalı smaçörü Plummer Kathryn’i sahaya libero (seni oynatmayacağım zaten en azından kenarda otur) olarak çıkardı. İlk altı ile başladı ve ilk altı ile bitirdi. Sıfır değişiklik, Sayın Bregoli maç gidiyor, her sette birer kere “ikili değişiklik” yap. Başladığın gibi bitirirsen Sultanlar Liginin en zayıf takımının dahi yenebileceği Olimpiyakos’a mağlup olursun.
Sonuç olarak, İtalyan çalıştırıcılardan çok medet ummamak gerekir. Cengiz Göllü’den, Gökhan Edman’a birçok yerli çalıştırıcı bu ligde takımlarını şampiyonluğa taşıdı. Ama ömürleri uzun olmadı. Bizim beğenmediğimiz Ferhat Akbaş’ı Japonya milli takımının başına getirdi. THY, ilk başarısızlığında Saim Pakkan’la, Aydın Büyükşehir, Belçika milli takımında da çalışan, Alper Hamurcu, Galatasaray Umur Çakır’la yollarını ayırdı. Fenerbahçe Abbondanza’dan memnun değil ki, Santarelli’nin peşinde. Şunu ne zaman anlayacağız, pahalı sporcuları, şöhretli çalıştırıcıları transfer ederek TAKIM OLUNMAZ.
İlk yarı hızla ve tatsız geçti, yeni transfer arayışları, kurtuluşu yabancı oyuncu ve hocalarda arayan kulüpler. İkinci yarıda görüşmek üzere.