Kamuoyunda ‘Çerçeve Yasa’ diye bilinen, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' Meclis’te kabul edildi.
467 vekil ‘evet’, 88 vekil ‘red’ verirken 6 milletvekili de ‘çekimser’ kaldı.
AKP’den 268 ‘evet’ oyu çıktı. 9 AKP milletvekili ise oylamaya katılmadı.
MHP’de ‘evet’, sayısı 44 olurken 2 milletvekili oylamaya katılmadı.
CHP’de 29 ‘evet’, ve 2 ‘ret’ oyu verilirken 14 milletvekili de oylamaya katılmadı
Yeni Parti’den, 35 ‘evet’, 54 ‘ret’ oyu çıktı. 2 milletvekili oylamaya katılmadı.
Demokrat Parti’nin 1 milletvekili ‘ ret’ oyu verdi.
Bağımsızlardan 7 ‘evet’, 1 ‘ret’ oyu geldi. 2 milletvekili oylamaya katılmadı.
AKP’den; Yıldırım Tuğrul Türkeş, Kürşad Zorlu, İsmail Emrah Karayel, Ahmet Ersagun Yücel, Sami Çakır, Tahir Akyürek, Bülent Tüfenkci, Lütfi Bayraktar oylamaya katılmayan isimlerdi.
Oylama günü Meclis’teydim. Genel Kurul salonuna ilk giren parti başkanı Devlet Bahçeli oldu. Bunun öncesinde Fox’dan Kemal Aktaş’ın, ‘bazı partilerde kafa karışıklığı var’ demesi üzerine ‘18 saat dinleyeceğiz. Soru mu bu şimdi’ dedi. Bahçeli’nin ‘18 saat’ tahmini doğru çıkmadı. Zira 11’de başlayan genel kurul 18 saat devam etmiş olsaydı sabah 5’te bitecekti. Buna karşın saat 24 bile olmadan görüşmeler tamamlandı ve oylamanın neticesi alındı.
‘Çerçeve Yasa’ya parlamento içinden karşı tavır sergileyen iki parti vardı. Biri İYİ Parti diğeri ise Demokrat Parti’ydi. Meclis dışında ise Zafer Partisi muhalefeti ile dikkat çekti.
Genel Kurul görüşmeleri beklenenin aksine sakin geçti. Sanki müzakerelerin kavgasız geçmesi ve hızlı tamamlanması için partiler arasında adı konmamış bir mutabakat vardı. Uğur Poyraz’a bir arkadaş, “nasıl muhalefet yapacaksınız?” diye sordu. O da, “İçtüzüğün öngördüğü her şeyi yapacağız” karşılığını verdi. İYİ Partilileri diğerlerinden ayıran şey bayraklı atkılarla salonda bulunmalarıydı.
Özgür Özel’in konuşmasında ne söyleyeceği merak ediliyordu. Kürsüde zılgıt yemiş bir edayla kelam etti ve partisinin kararı yerine kararsızlığını sergiledi. Çünkü çoğunluk ‘ret’ cephesindeydi. Bulduğu ara formülle durumu kurtarmaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun sosyal medyada ‘yüzümüzü millete dönelim’ paylaşımı ‘çerçeve yasa’ya ‘hayır’ olarak okundu. Yeni Parti’den çıkan 54 ‘ret’, 35 ‘evet’ oyu farklı hesaplara da kapı araladı. Redcilerin ‘Ekremci’, ‘evetcilerin ise ‘Özelci’ olduğu yorumları yapıldı.
Özel ve onu destekleyen vekillerin ‘evet’ demesi ekseninde ufuk açıcı olacak şu anekdotu anımsamakta yarar var kanaatindeyim. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başından gitmesi ve yerine Ekrem İmamoğlu’nun gelmesinin tartışıldığı günlerde Devlet Bahçeli’den, “Kılıçdaroğlu olmayacaksa Özel olsun” çıkışı gelmişti.
Bu notu dikkate aldığınızda Özel’in, Bahçeli’nin çizgisi doğrultusunda ‘evet’ oyu kullanmasını daha iyi yorumlayabilirsiniz. Buradan hareketle Özel’in muhalefetinin ‘rol yapmaktan’ ibaret olduğu fikri de çıkarılabilir. Bahçeli’nin, Özel’i konuşmasının ardından alkışlamasını da not edelim.
Genel Kurul müzakereleri devam ederken muhalefet kulisinin başında Mahmut Tanal ve Tuncay Özkan’la karşılaştım. ‘İçerde hava nasıl?’ dedim. Özkan, “Gayet iyi” yanıtını verdi. Tanal ise, “DEM ve MHP milletvekilleri birbirini alkışlıyor” dedi.
DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, “PKK terör örgütünün kırk yıldır silahla, bombayla ve kanla başaramadığı siyasi sonuçlar, bugün AKP-MHP ortaklığının yürüttüğü süreçle fiilen hayata geçirilmektedir.. Terör demokrasi için değil beka için bir risktir ve bu risk teröristle pazarlık edilerek ortadan kaldırılamaz.. Bu çarpık demagojinin arkasındaki gerçek niyet; etnik temelli hakimiyet ve ülke bütünlüğümüzün parçalanmasıdır.. Hiçbir siyasi hesap, şehitlerimizin kanını, gazilerimizin fedakârlığını ve milletimizin birliğini pazarlık konusu yapma hakkı vermez..” diye sert bir açıklama yapmıştı. DP’nin rengi belliydi.
Demokrat Parti Milletvekili Haydar Altıntaş’la biraz sohbet etme fırsatımız oldu. Terör meselesinde para miktarlarının konuşulmasına kızgındı. “Devlet meseleleri terazi kefesine konulamaz” diye çıkıştı. Milletin çoğunluğunun ‘çerçeve yasa’ya destek vermediği kanaatini paylaştı. Usul ve esas eksenli itirazını ifade etti. Altıntaş’ın önemli bir cümlesi de, “Bu Kanun vatanın bölünmez bütünlüğünü test ediyor” şeklindeydi.
Türkiye’de AKP döneminde çok garip şeyler oldu. Devlet Bey’in Öcalan’ı asmak için miting meydanlarında ip attığı günleri gördük. 2023 seçiminde “Bunları seçerseniz Apo’yu serbest bırakırlar” diyen iktidar adayı vardı. İkisinin de bugün geldiği yer gerçekten şok edici.
10 Ağustos Sevr’in yıldönümü ve aynı güne denk getirilip Meclis’ten çıkarılan ‘çerçeve yasa’ var.
Muharrem İnce’nin vurguladığı gibi; “Terörü mü bitiriyoruz, yoksa ülkeyi bölünmenin eşiğine sürükleyen bir sinsi planla mı karşı karşıyayız?”
Sıkışmışlık iktidarlara yanlış işler yaptırır. Ülkesini düşünen iktidarlar koltuğu umursamaz. Millete gitmek rahatlatır, çözüm getirir.
Gözlemime göre bir fırtına yaklaşıyor…