Taraftarın istifa haykırışları ve kongre çağrıları arasında takım küme düştü. Tepkilerin odağındaki Faruk Koca aday çıkarmazken, bir ay öncesine kadar kulis yapan isimler de bir anda ortalıktan kayboldu. Kongreye ne yönetim ne denetim kurulu geldi, hazırladıkları raporları yetkililer yerine kulüp çalışanları okudu. Uzun süredir yönetime talip olan Bağımsız Ankaragücü Delegeleri Platformu ise kongreye tek liste olarak girdi ve coşkulu tezahüratlar arasında 308 oyla göreve geldi.
Yeni yönetimi, kendilerini bekleyen çok zor görevi üstlenme cesareti gösterdikleri için tebrik etmek gerekir. Zira kasa tam takır kuru bakır. Üstüne üstlük net rakamı bilinmeyen, 1 milyar TL’nin üzerinde borç var. Bunların en az 500 milyon TL’si kısa süre içinde ödenmeli ki takım sezona başlayabilsin.
Yeni Başkan Gazi Ercüment Tekin kongre öncesinde hangi maddi kaynaklara sahip oldukları sorulduğunda, o konuya pek girmek istememişti. Daha ziyade Ankaragüçlülük ruhunu ön plana çıkarmayı doğru bulmuştu. Ne var ki para konusu futbolun bir numaralı gerçeği. Tekin, kulübün mevcut borçlarının Faruk Koca ve İsmail Mert Fırat başta olmak üzere eski yönetim tarafından ödenmesi için çağrı yaptı. Mantıken ve etik olarak, takımı iki yıl üst üste küme düşüren bir yönetimin kulübe verdiği zararı karşılaması gerekir ama Türkiye’de hayatın olağan akışı göz önüne alındığında bu beklentinin pek de gerçekçi olduğunu zannetmiyorum.
Yeni yönetim MKE’nin, belediyelerin, ATO ve ASO gibi sivil toplum örgütlerinin kentin 115 yıllık markası Ankaragücü’ne destek sağlayacağını umut etse de tüm bu dinamikleri hayata geçirmek pek kolay olmayacak. Öte tarafta, yabancı oyuncuların ayrılmasıyla, takımın özellikle hücum hattı tamamen boşalacak. Alacakları ödenmeyen futbolcular serbest kalır ve transfer tahtası açılmazsa elde kalacak oyuncularla Ankaragücü 2. Lig'e dahi tutunamaz. Dilerim Ankaragücü’nün gerçek sahibi olan taraftarlar, kendi kurdukları yönetimle bu işin üstesinden gelsinler ama önlerindeki zaman dilimi çok ama çok kısa.