Böyle mi olacaktı, şampiyonluk mücadelesinde futbolun kaderi… Kirlendikçe kirlendi, temiz hayallerle kurulan şampiyonluğun ağız tadıyla kutlanması bile gölgelendi.

Futbolun içinde, sonu olmayan başlangıç misali dallanıp budaklandı bu bahis illeti… İllegal bahis tümünden legali ise futbolun paydaşları için yasaklı olduğu halde…
Bahis illetinden temizlenmeye çalışılan futbol; temaşa olarak izleyenlere huzur ve mutluluk versin istenilmişti ama nafile… Sonuçta galibiyet ve yenilginin bir anlamı ve manası kalmadı… Kazanan mutluluğu, kaybeden ise hatalarıyla üzüntüsünü kendi içinde yaşamaktan mahrum…
Bütün bu kaotik ortamda, futbolun doğruları bir kenarda öksüz kaldı… Kazanılsın da nasıl kazanılırsa kazanılsın duygusu futbolun ana felsefesini unutturdu… Fair-Play, müsabakaların en kavramsal düşüncesini oluştururken, şimdilerde arada bulasın...
Futbolda 1. lig ve 2.lig beyaz gurup birinci devre maçları bu hafta tamamlanırken, diğer ligler geçtiğimiz hafta tatile girmişti. Ülkede özellikle futbol konusunda yaşanan karmaşa, ilk devre sonu itibarıyla hafifler mi orası bir muamma…
Tertemiz olmasa da karanlıktan aydınlığa geçiş sürecinde tanyeri misali bir değişim sezon sonu için her kesimin hayali… Gerçeklerin hayaller ışığında yeşerip büyümesi gibi somut bir örnek var iken ortada, kirli bir ortamdan temiz sonucun çıkmayacağı görüşüne takılarak enseyi karatmanın bir anlamı yok.
Normalleşme adına çaba göstermek iyi niyetli sonuca yaklaşmanın en önemli adımlarından biri olarak kabul edilebilir. Bu adımın atıldığı hissettirildiğinde, taraftar taraftarlığını, yönetici yöneticiliğini, hakem hakemliğini en önemlisi sporcu sporculuğunun ne demek olduğunu anlayacaktır.
Herkesin elini taşın altına koymadan, bu ağırlıktan kurtulmanın mümkün olmadığı ortamda, paydaşların birlik ve beraberlik düşüncesi ikinci devrenin ilk adımı olabilir.