Sporun siyasetle kol kola olduğu günümüzde TMOK ‘un Başkanlığı oltuğuna oturtulan Ahmet Gülüm, ani bir kararla Olağanüstü Genel Kurul istedi. Talep edilen toplantı 4 Nisan Cumartesi günü gerçekleşecek.
Bu talebi yerine getiren Ahmet Gülüm aday olmayıp, kenara çekilince Gençlik ve Spor Genel Müdürü Veli Ozan Çakır devreye girdi.
Tek başına TMOK Başkanlığına talip olan ve bir dönem Milletvekillerinin Danışmanlığını yaparken, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü makamına oturtulan Veli Ozan Çakır ile sporumuzun siyasetle iç içe olacağını göreceğiz.
Sonuçta…
Olimpizmi, sporun evrensel değerlerini ve sivil karakterini korumakla görevli Türkiye Milli Olimpiyat Komitesine siyasi otorite öyle bir müdahale etti ki spor camiası şaşırtıp kaldı.
İşin ilginç tarafı, spor alanında çalışan yüzlerce akademisyen, spor insanı, basın mensubu ve benzeri kişi ve kuruluşlar suspus olup köşesine çekildi..
Oysa…
IOC Olimpik Antlaşmaya paralel olarak TMOK Tüzüğünde de sporun siyaset ve kamu otoritesinin baskısından korunmasını teminat altına alan hükümler mevcut.
Tüzükte TMOK’un görevlerini düzenleyen 5. Maddesinin1. Fıkra (E) bendi aynen şöyle yazıyor:
“Politik baskının ‘Olimpik Hareket’e müdahale etmesini engeller.”
6. maddesinin 2. Fıkrası da şöyle:
“Olimpiyat Oyunları programında yer alan sporları yöneten uluslararası federasyonların üyesi özerk ulusal spor federasyonları TMOK’un üyesidir. Ancak, Tüzüğün 5. Maddesinin E fıkrası hükmü uyarınca, bu özerklik, ilgili federasyonun tüzüğünde, yapısında, genel kurulunun teşekkülünde ve işleyişinde siyasi unsurların bulunmaması şartına bağlıdır” hükümlerini amirdir.
Tüm bu düşüncelere göre TMOK’daki son durumun siyasetin sporun içine nasıl girdiğini birileri bize anlatması gerekir.
Yoksa…
Uluslararası Federasyon bu konuyu gündemine almış vaziyette.