Unuttuklarımız ve hatırladıklarımız

Güray SOYSAL   

HAYRULLAH ŞAHİN’İ TANIR MISINIZ?
O yıllarda takımın içinde kimler yoktu ki:
Yaşar Doğu, Celal Atik, Gazanfer Bilge, Nasuh Akar, Hüseyin Akbaş, Ahmet Ayık, Mahmut Atalay, İsmet Atlı ve daha niceleri…
Türk sporunun yıllar öncesinin lokomotifi olan güreşimizin bu kahramanları arasında Hayrullah Şahin de vardı…
1957’de İstanbul’daki Dünya Şampiyonasında ikincilik, 1959’da ise Tahran’da Dünya üçüncülüğünü kazanmıştı.
Şimdilerde…
İlerleyen yaşının ortaya çıkardığı durum ile köşesine çekilip, o eski günlerdeki güzelliği ile yaşama çabası içinde.
Bu büyük güreşçimiz Ankara’daki Ümitköy’de bir bakım yurdunda kalıyor.
Onu güreşçi arkadaşları sık sık ziyaret ediyor.
Hayrullah Şahin, ziyaretçileri geldiği süre içinde, adeta mutluluktan uçuyor.
Hele hele genç güreşçiler ziyaretine geldiğinde yaşama sevinci de oldukça artırıyor.

GÜLÜ GÜLE 19 MAYIS…
Yanlış yazabilirim, bildiğim kadar 19 Mayıs Stadı 1938’de hizmete girmişti.
O günden 2017’ye kadar Ankara futbolunun yükünü çekti.
Son dönemlerde ise içimizi burkan o köhne hali ile hep karşımızda duruyordu.
Artık, hizmet veremez duruma gelmişti.
Ve sporumuzu yönetenlerin geç gelen himmeti ile yıkılma kararı alındı.
Şimdilerde zemin etüdü yapılıyor.
Büyüklerimizin söylediğine göre, 19 Mayıs Stadı yapılırken, zemindeki bataklığın kurutulması bayağı sıkıntılar yaratmış.
Sonunda zeminin üzerine kurulan 19 Mayıs Stadı, hizmet ömrünü tamamlarken, içimdeki hüznü anlatamam.
Zira çocukluğumuz, gençliğimiz ve bu yaşa gelmemize şahit olan 19 Mayıs Stadı yıkılmaya başladı.
Tıpkı…
İnsanın sevdiğinden ayrılması gibi bir şeyler geçiyor, yüreğimden…
“Güle güle 19 Mayıs” derken bile ağzımdan kelimeler zor çıkıyor..
AYIBIN EN BÜYÜĞÜ…
Gençlerbirliği’ne gelene kadar gittiği takımlarda, doğru dürüst, dikiş tutturamayan, yeni Antalyasporlu Aydın Karabulut, giderayak “kademe atladım” diyerek, eski düzenine sünger çekmeye gayret etmiş.
Ama ettiği sözle, lafı yüzüne, gözüne bulaştırmış.
17 yaşında Almanya’dan Türkiye’ye gelen ve daha ziyade 2 ‘nci lig takımlarında oynamaya çalışan Aydın denilen bu kişi, benliğini bulduğu Gençlerbirliği’ni bir kenara bırakıp, geçmişini unutup, güney takımına adımına adım attığı ilk günde, Antalyaspor’da ahkam kesmeye başlamış.
Henüz, kademe atlayıp atlamadığını ispatlayamayan bu futbolcu, geçmişini küçümser havaya girmek isterken seviyesini de ortaya koymuş olmuyor mu?
BİZ NE OLACAĞIZ?
19 Mayıs Stadı yıkılıyor.
Stadın bir köşesinde yıllardır acısıyla tatlısıyla varlığını sürdüren Türkiye Spor Yazarları Derneğinin Ankara Şubesinin tesisleri de yıkılacak.
Ancak…
Sadece Türk sporuna hizmet eden TSYD’nin Ankara Şubesinin bu sorununa nasıl bir çözüm üretileceği henüz belli değil.
Bu konuda TSYD Ankara Şubesinin üyeleri, Yönetim Kurulunun çağırısı ile bugün bir araya gelip, “Şimdi ne olacak?” sorusuna cevap arayacaklar.
Sporu yönetenlerin bu konuda TSYD Ankara Şubesini sokakta bırakacaklarını zannetmiyorum.
Zira…
Biz Spor Yazarları ile spor teşkilatı etle tırnak gibiyiz. Herhalde bu konuda üretilecek çareler var, mevcut spor yöneticilerinin bu konuya el atacaklarına inanıyorum.

SEÇKİNER’İN KİTABI
Bugüne kadar sporumuzu yöneten Bakanların sayısı 32.
Rahmetli İsmet Sezgin ile başlayan Spor Bakanlığı, bugün Akif Çağatay Kılıç ile 32’yi tamamladı.
Bu bakanlar içinde bazıları ile dostluğumuz devam ediyor. Bu dostlarımızla yaptığımız görüşmelerde, sık sık ve bitmez tükenmez ısrarlarımla anılarını yazmalarını istiyorum.
Şimdilerde…
Yücel Seçkiner Bakanım, bu talebimizi yerine getirmek için kolları sıvamış durumda.
Bilhassa ANAP döneminde spora büyük hizmeti dokunan, Olimpiyat Stadının temelinde, İnönü Stadının Beşiktaş’a verilmesinde, yarım kalan birçok tesisin bitirilip, günümüze kadar gelmesine öncü olan “Uçan Teğmen” Yücel Seçkiner’in kitabı yakında piyasaya çıkacak.
Son rötuşları yapılan kitaptaki anılar, karanlıkta kalan birçok spor olayını da aydınlatacağı söyleniyor.
Öyle ise…
Bu büyük spor adamının çıkaracağı kitabı merakla bekleyelim.