CHP 39. Olağan Kurultayı’nın ardından yeni parti yönetimini, Özgür Özel’in “A Takımı”nı belirledi. Özgür Özel, “Muhalefetteki son kurultayımız” diyerek aslında iddiasını ortaya koydu. CHP’nin seçimlere giderken elbette en önemli gündemi “Cumhurbaşkanı adayı” ve vaatleri olacak.
Partinin yeni MYK’sında İBB ve Ekrem İmamoğlu iddianamesinde adı geçen isimler korundu. Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’na yakın isimlerin sayısı artırıldı. Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde görev alacak isimler de 2-3 gün içerisinde belirlenecek. Burası da “hükümet programı” çalışmalarını yapacak.
CHP’de herkesin merak ettiği soru elbette “İmamoğlu aday olamazsa ne olur?” sorusu… Bu soru yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’ye soruldu. Emre, “Biz öyle bakmadık. Bu ön kabulle hareket etmeyiz. Öyle olursa iktidarın yargı operasyonlarına teslim olmuş oluruz. Ortada bir hukuksuzluk var. Buradaki duruşumuz net. Bizim cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiğimiz isin Ekrem İmamoğlu. Bir kampanya yapmadan 15 buçuk milyon insan oy verdi Kampanya yaptıktan sonra da 25 milyona ulaştı. Ortada mutlak bir hukuksuzluk var. Bizim buradaki duruşumuz net” diyor.
Siyaseten bir parti yöneticisinin vermesi beklenen yanıt elbette bu. Ancak bir de “konuşulamayan” gündem var. Gerçekten İmamoğlu aday olamazsa ne olacağı sorusuna da yanıt aranmak zorunda olunduğunun parti yönetimi farkında. İmamoğlu’nun hem diploma davası hem ceza davası nedeniyle aday yapılmayacağına dair beklenti yüksek. Ancak yine de YSK’ya başvurular yapılarak süreç işletilecek. İmamoğlu’nun aday yapılmaması parti yönetimince alınacak bir karar hiçbir zaman olmayacak. Parti yöneticileri, “Her koşulda İmamoğlu adı verilir, aday yapmayacaksa YSK yani iktidar yapmamış olur” diyorlar.
Elbette YSK’dan ret kararı çıkması durumunda B planı devreye alınacak. Aslında CHP bugünden o B planına da hazırlanmaya başladı denilebilir. İmamoğlu’na aday olamazsa kim olur denildiği zaman şu an için Özgür Özel ve Mansur Yavaş dışında bir isim duyan yok. Ancak ana strateji aday kim olursa olsun “İmamoğlu kampanyası yapmak” olacak. İmamoğlu’nun içeriden çıkarılması, özgürlüğüne kavuşması ve elinden alınan haklarının iade edilmesi vurgusu sıkça duyulacak gibi. Burada önemli bir risk var, somut vaatlerin önüne sadece İmamoğlu’na özgürlük vurgusu ön plana çıkartıldığı zaman bu seçmende karşılık bulmayabilir. Bunun için CHP’nin çok iyi bir strateji ortaya koyması gerek. “Bu sorunları CHP çözer” fikri “İmamoğlu’na özgürlük” algısının önüne geçmediği sürece riskli bir seçim olacağı açık.
CHP’nin şimdilik bu riski gördüğü söylenebilir. Zeynel Emre, “Tek özne cumhurbaşkanı adayı da olmayacak. Politika kurulları, gölge kabine, sözcüsü ile biz Türkiye’ye bir rol model de göstermiş olacağız” diyor…
İktidarın da CHP’yi girdap içerisine çekmeye çalıştığını ve hatta çalışmalarına bugünden başladığını da söyleyebiliriz. Yeni CHP yönetiminin de yeni Cumhurbaşkanlığı ofis yapısının da çalışmaları ve atacağı adımlar bu nedenle önemli olacak.