Değerli büyüğüm, Hürriyet gazetesinde yazılarını zevkle okuduğum duayen gazeteci Doğan Hızlan hocam, 27 Şubat 2020 Pazar günkü köşesinde, “Türkiye’yi seven, anılarımızı tazeleyen bir sanatçı: Dario Mo...

Değerli büyüğüm, Hürriyet gazetesinde yazılarını zevkle okuduğum duayen gazeteci Doğan Hızlan hocam, 27 Şubat 2020 Pazar günkü köşesinde, “Türkiye’yi seven, anılarımızı tazeleyen bir sanatçı: Dario Moreno”yu bizlerin tanıtımına sunmuştu. Dünya çapında şöhrete sahip “Mutluluk satıcısı” olarak sayısız ülke ve kentte konserler veren Dario Moreno, her gittiği kıtada Türk pasaportu ile seyahat ederek bir Türk sanatçısı olduğunu açıklamıştır. Dünya genelinde yer aldığı konserlerde repertuvarına muhakkak iki-üç Türkçe parça koyup okuyan Moreno, yıllarca Türkiye’yi dış ülkelerde sesi ile temsil etmiştir. Dostum Dario Moreno’yu bana tanıştıran Erkan Özerman’dır. Bu ünlü menejer ve organizasyoncunun Fransa’nın en ünlü seslerini Türkiye’ye getirmesi, daha sonraki yıllarda düzenlediği dünya güzellik yarışmaları ile Türkiye’nin dış ülkelerde çağdaş, modern bir ulus olarak tanınmasını sağlamıştır. Bugün Türk dizi, film, sahne, moda dünyasında şöhret olmuş yeteneklerin hepsi Erkan Özerman’ın düzenlediği uluslararası etkinlikler sayesinde olmuştur. Bence heykeli dikilecek bir yetenektir Özerman. Dario Moreno dünya şöhreti olan bir şarkıcı ve film sanatçısı olmasına rağmen her fırsatta Türkiye’ye gelmekte, Ankaralı dostlarını ziyaret etmekte, tadına doyamadığı Ankara Kebabı’ndan yemeden Türkiye’den ayrılmazdı. Her gelişinde Ulus’ta bulunan kebapçıya gider, biz bir porsiyon kebap yerken o üç porsiyonu rahatlıkla bitirirdi. Dario Moreno son derece neşeli, mütevazı, samimi, alçak gönüllü, çok özel meziyetleri olan uluslararası üne sahip bir stardı. 1 Aralık 1968 yılında İstanbul Havaalanı’nda geçirdiği bir beyin kanaması sonucu hayatını kaybeden Dario Moreno’yu ne yazık ki bugünün genç nesli, yeteri kadar tanımamaktadır. Gerçekte Dario Moreno bir büyükelçiden çok daha fazlasını, çıktığı dünya turneleri sırasında program yaptığı şehirlerde repertuvarına mutlaka Türkçe şarkı koyarak, Türk olduğunu söylemekten büyük gurur duyarak yaptı. TC. pasaportunu dünya şöhreti olduğu yıllarda bile değiştirmeyen, ömrü boyunca da “İzmirli Dario” olarak yaşayan ünlü star, 3 Nisan 1921 yılında İzmir’de David Arugete adıyla dünyaya gelmiştir. Musevi bir ailenin çocuğu olan David, küçük yaşta yetim kalmış, annesi bayan Rosa oğlunu, evlenirken İzmir Musevi yetimhanesinde bırakmıştır. Çok zor şartlar altında gençlik yıllarına ulaşan Dario Moreno vatani görevini er olarak yaptıktan sonra Fritz Kerten Orkestrası ile İstanbul Taksim Belediye Gazinosu’nda şarkıcı olarak çalışmaya başlamıştır. Dario’nun gözü dünya starı olmaktaydı. Bu yeteneği kendisinde görüyordu. Bu duygular içinde şansını denemek için Fransa’ya gitti, çok zor yıllar geçirdi. Bir şans eseri Marouani menejerlik-artistlik ajansı ile tanıştı. Şarkıcı olarak hızla ün sahibi olmnaya başladı. Hatta dünyanın ünlü Fransız şarkıcıları Gilbert Becaud ve Charles Aznavour, Dario için “Me que me que” adlı şarkıyı bestelediler. Dünya müzik mabedi olarak gösterilen dünyanın en büyük müzik salonu Olympia’da verdiği ilk konseri ile müziksever Fransızları etkisi altına alan Dario Moreno, bu dev müzik merkezinde star olarak defalarca konser vererek, ünlü şarkıcılar listesinde başa geçmişti. Dario Moreno entelektüellerin ilgisini ise çevirdiği iki filmle, “Le Salaire de la Pour” ve Oeil pour Oeil” ile çekti. Artık tanınmış bir şarkıcı olan Dario Moreno’yu çekemeyenler de vardı. O bütün engellere göğüs gererek o yılların ünlü oyuncusu Jacques Brel ile oynadığı “Don Kişot” müzikaliyle artık zirvedeki isim olmuştu. Repertuvarına Türkçe parçalar da koyan Dario Moreno, Nat King Cole, Tirini Lopez, Maria Lanza, Perry Come, Johnnie Ray ve pek çok dünya starının şarkılarını Fransızca lisanında okuyarak, dünyanın her tarafından cazip konser teklifleri alıyor ve yılın 365 gününün en az üç yüz günü çalışıyordu. Konserler, turneler, plaklar, filmler ve de her şey bir tarafa Türkiye ziyaretleri ile Dairo Moreno bir dünya starı olmuştu. Dario Moreno vasiyeti gereği İzmir’de toprağa verilmek istenmişti. Fakat annesi bayan Rosa, oğlunun İsrail’de toprağa verilmesini istemiş ve Dario Moreno İsrail’de toprağa verilmiştir. İzmirli Moreno’nun İzmir’de doğduğu ev bugün müze olarak kullanılmaktadır.