Yıllar önce dönemin Başbakanı Turgut Özal’ı izliyordum.. Memleketi olan Malatya gezimiz sırasında meydanda toplanan kalabalığa otobüsün üzerinden konuşma yapacaktı.. Turgut Özal’ın içinde olduğu otobüs, Malatya meydanına girer, meydan iğne atsan yere düşmeyecek kadar kalabalıktı.
Özal, otobüsün üzerine çıkarken, Malatya Valisi Naim Cömertoğlu’ nu da yanına çağırır; ancak vali;
"Efendim, ben devletin valisiyim, orada olmam uygun olmaz" der.
Der demesine de, ama Özal, gücünü göstermekten başka bir şey düşünmez. Özal, allem eder, gallem eder, Vali Cömertoğlu’nu da yanına alır.
Turgut Özal kısa boylu olduğu için, uzaktan da yakından da yeterince görülmez.
Miting alanını dolduranlar hep bir ağızdan bağırırlar, "ÇÖK, ÇÖK, ÇÖK."
Özal’ın yanındakiler çökecekler ki kalabalık Özal’ı görsün.
Özal durumu kavrar ve oda çevresindekilere, "çök, çökün, çömelin" diye bağırır.
Bağırmasına bağırır da, bir kişi çökmez, çömelmez.
O bir kişi haricinde herkes çöker. Çökmeyen Malatya Valisi, Naim Cömertoğlu’ dur.
Özal bağırır, "Vali bey sen de çök , çömel şuraya!"
Malatya Valisi Naim Cömertoğlu anında cevap verir;
"SAYIN BAŞBAKANIM, BEN DEVLETİN VALİSİYİM. VALİ ÇÖKMEZ, VALİ ÇÖMELMEZ. VALİ ÇÖKERSE DEVLET ÇÖKMÜŞ OLUR. İZİN VERİRSENİZ BEN AŞAĞIYA İNEYİM !" der. Ve otobüsten iner.
Özal konuşmasına başlar ama yanında vali yoktur. Yere çökmüş olanların hepsi de kendisiyle birlikte Malatya’ya gelen milletvekilleri ve partinin yerel yöneticileri idi…
Ve o geziden sonra vali ne açığa alındı ne de görev yeri değiştirildi…
Cumhurbaşkanları, Başbakanlar ve Bakanların hepsinin yurt içi gezilerinde Valiler karşılamalar ve uğurlamalarda bulunurlardı ama hiç birisi konuşmalarında illerinin sorunları ve taleplerinin dışında bir şeyler söylemezdi...