“Tüfek icat oldu mertlik bozuldu”. Güzel bir söz . İnsanların geçmişte birbirlerine daha saygılı davrandıklarını özetleyen daha güzel bir söz yok… Silahın bulunması ve kişilerin bireysel olarak kullanmaya başlamasıyla birlikte insanların sesinin de şiddetle kesilmesinin önü açıldı.. Kimse tartışmaya girmek istemiyor kaba kuvvetle netice almaya çalışıyordu.. Ve şiddet her geçen gün artmaya başlıyor..
Ben tüfeğe, iki şey eklemek istiyorum bunlardan biri beton, diğeri de asansör…Nasıl tüfeğin icadında sevindiysek, bu ikisinin de icadında sevindik.. Yaşam biçimimizi kolaylaştırdığını ve konfor getirdiğini zannettik…Bir anda çok katlı binalar yükselmeye, birler kafamızı yukarı kaldırmadan gökyüzünü göremez hale geldik… Bahçeli, içinde çiçekler ağaçlar olan evler teker teker yok olmaya başladı.. Bizler apartman katlarında sıcak evler de ,sürekli akan sıcak sularda istediğimiz zaman banyo yapma, istediğimiz gibi yaşama hakkı kazandığımızı zannettik…
Ama aradan geçen zaman ve çocukluk, gençlik günlerimizi gözümüzün önüne getirdiğinde çok şeyleri kaybettiğimizi görmeye başladım.. İki veya üç katlı evlerin yer aldığı sokaklar ayrı bir güzellikti. Sokakta park eden araç yoktu, sık sık gelip geçen araçta yoktu… Sokağın ortasına ikişer taş koyup kale yapar top oynardık… Susadığımızda hangi kapıyı çalsak suyumuzu içerdik.. Sanki her kapı açıldığında karşımıza çıkan annemiz veya babamızdı.. Hiç yabancılık çekmezdik.. Bazen hepimiz doluşur tek bardaktan suyumuzu içerdik… Top oynarken bazen evlerin camı da kırılırdı.. Ama evde oturanlar ne kızardı ne de alıp topumuzu patlatırdı.. Sokakta oturan bütün aileler bir biriyle akraba gibiydi.. Sabahtan akşama kadar bahçede ve balkonda sohbetler eksik olmazdı…
Çocuklar top oynamanın yanı sıra bazen evcilikte oynarlardı kızlı erkekli karışık şekilde..
Şimdilerde bakıyorum, yaya dolaştığım yerlerde çevreye bakıyorum, gelişi güzel park eden araçlar nedeniyle değil top oynama düzgün yürüme şansı bile yok.. Her an bir aracın sana çarpacağı endişesi ile yaşıyorsun… Apartmanlar koca koca olmuş ama, asansör beklerken gördüğün an dışında veya apartmana girip çıkarken karşılaştığında sadece soğuk soğuk selamlaşılan bir durum var…
Digital teknoloji de işin bir başka boyutu… Her şeye her bilgiye anında ulaşabildiğimizi sanıyoruz ama bu arada çok şey kaybettiğimizin farkına varmıyoruz.. Herkesten uzak içimize kapanık bir kapalı devre gibi çalışan bir sistem haline dönüştüğümüzü görmüyoruz…
Kısaca hayatımıza yaşamımızı kolaylaştırmak amacıyla giren icatlar ve teknolojilerin bizi açık alan da bir başka yaratığa çevirdiğini görmüyoruz…