Yıllardır siyasette iktidar ile muhalefetin çatışmasına tanık olduk. İktidar kendisine oy çıkmayan bölgelerde elindeki gücü kullanarak değişik yaptırımlar uyguladı…
Bunun ilk somut örneğini DP iktidarında yapılan genel seçimler sırasında kendine yeterli oy çıkmayan Kırşehir ilinde yaşadık. Bir Kırşehirli olan Osman Bölükbaşı’nın burada çoğunluk oyunu almasından sonra , hükümet kararıyla il ilçe yapıldı.. Hatta bu durum o tarihlerdeki söyleşilere de yansıdı. “ Vilayetler kaza olur bu bir modern ceza olur.. Kırşehir’den ibret alda kes dilini tut çeneni” tekerlemesi dillere destan oldu..
İktidar 20 Temmuz 1954 tarih ve 6429 sayılı kanun ile Nevşehir'i il, Kırşehir'i de ona bağlı bir ilçe haline getirmiştir. Çiçekdağı Yozgat'a, Kaman Ankara'ya, Hacıbektaş, Avanos ve Mucur ise Nevşehir'e bağlanmıştır. 1 Temmuz 1957'de çıkarılan 7001 sayılı kanunla Kırşehir yeniden il oldu.
Dönemin CHP Genel Başkanı olan İsmet İnönü’nün Uşakta uğradığı saldırı ve şiddet de iktidarın muhalefete karşı sergilediği bir olaydı…
70 li yıllarda CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’in de Gerede de uğradığı saldırı iktidar uygulamalarının tipik bir örneği idi..
Mesut Yılmaz’ın başbakan olduğu dönem de, ANAP kongresinde kendisine destek vermeyen Melih Gökçek, büyükşehir belediye başkanı olduğunda hükümetin desteklerini çekmesi, kendisini zora düşürmeye çalışması da bir başka örnekti.
Siirt’te bir şiir okuduğunda halkı kin ve nefrete teşvik suçlamasıyla hakkında dava açılan ve ceza alıp tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başına gelenler de ilk aklıma yansıyanlar..
Bu arada CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu ’ nun da Çubuk ilçesinde katıldığı bir cenaze törenin de yumruklanması geçmişten kalan bir anı…
Siyasi hayatımızda hiç değişmeyen bu tür eylemler bugünlerde de devam ediyor… İktidarın muhalefetin elinde bulunan Belediyelere ekonomik yaptırımlar uygulaması, Bakanlıklar kanalıyla planlarda değişiklikler yapması, İktidarın sorumluluk alanına giren konularda muhalefet belediyelerini göz ardı etmesi de bugünlerde yaşadığımız sıkıntıların satır başları… Ayrıca tanık ifadeleri ile suçlama ve tutuklama da bu gün sıkça görülen eylemlerden..
Şöyle geçmiş 60- 70 yıllık siyasi tarihimize baktığımız da bazı şeylerin hiç değişmediğini görüyoruz.. İktidarlar muhalefeti suçlamaya ve sıkıntıya düşürmeye çalışırken aslında bir yer de kendine oy verenleri de zora sokuyor..
İş yapmaya çalışan iktidarların yaptıklarında yanlışlar görüldüğünde bunların eleştirilmesi kadar doğal bir durum yoktur. Bunun anlaşılması gerekir..