Trafikte araç kullanırken daha sakin, egomuza hakim ve çok dikkatli olmamızı gerektiren bir dönemdeyiz… Bugüne kadar her türlü sıkıntıda hep yöneticileri suçladık.. Yollar yetersiz, köprülü kavşaklar yetersiz, oto parklar yetersiz diyerek… Olaylara hep kendi penceremizden baktık ve bir önceki cümlede kendimizin kusuru olup olmadığını hiç aklımıza getirip öz eleştiri de bulunmadık…

Yıllardır trafikte araç kullandım, ama son günlerde hep otobüse bindiğim için etrafı daha iyi görme ve eleştiri yapma olanağı yakalıyorum…
Yollardaki trafik sıkışıklığında kusurların büyük bölümünün direksiyon başındaki kişilerin davranışlarından kaynaklandığına tanık oldum.. Sürücülerin şerit kullanma diye bir adeti kalmamış, iki şeritli bir yolda araçları üç şerit halinde görebiliyorsunuz. Bu durum yolun başında veya sonunda sağa sola dönmek isteyen araçların sürücülerini zora düşürüyor ve ister istemez yolun tıkanmasına neden oluyor..
Ana caddelerde özellikle otobüs duraklarının biraz önünde veya gerisinde yolcu bekleyen taksiler sözüm ona durakları kapamıyorlar ama otobüslerin duraklara yanaşmasına büyük engel teşkil ediyorlar…. Dörtlü sinyallerini yakarak bekleyen araçlar ise bir başka dert. İnsanlar dörtlülerini yaktıklarında her yerde park edebileceklerini sanıyorlar.
Atatürk bulvarında bir an evvel gitmek isteyen özel halk otobüsünün durakta durmayacakmış gibi sol şeritte ilerlerken bir anda araçların önüne bıçakla keser gibi geçerek durağa yanaşmaya çalışması gözle görülen trafik sıkışıklıklarına neden olan en basit örnek. O otobüs bir de durağına tam sıfır yanaşamaz ve arkasında acayip sıkıntının meydana gelmesine neden olur…
Akay kavşağında olduğu gibi beş şeritle ilerleyen yolun iki sıkışık şeride düşmesi bir başka dert… Buna benzer dertler üst üste gelince insanın sinir uçları geriliyor ve sonuçta kendisi de bilinçsizce araç kullanmaya başlıyor…
Eğer durumdan şikayet etmek istemiyorsak öncelikle çok zorunlu olmadıkça özel araç kullanmayı tercih etmemeliyiz. Eğer kullanıyorsak da sakin mantıklı düşünmeli, sağımızı solumuzu önümüzü arkamızı sürekli kontrol etmeli ani sollamalar ve sağlamalar yapmamalıyız. Mümkünse çizgilere ve ışıklara azami dikkat etmeliyiz. Gideceğimiz yere yetişmek için ani bir hareket kazaya neden olabilir ve beş dakika da gideceğimiz yere saatler sonra gitmek zorunda kalabiliriz..
Trafikte araç kullanmanın ilkesi sakinlik ve kurallara uymak olmalıdır…
Yıllardır trafik sorununu çözmek için hep yol genişletme, köprülü kavşak yapmayı akıl ettik… Ama bu yöntem araca ilginin artmasının önüne geçmedi… Araç sayısının her geçen gün artması trafiği içinden çıkılmaz hale getirdi…
Uygulanan kentsel dönüşüm projeleri nedeniyle yıkılan üç veya dört katlı binaların yerine yapılan çok katlı binalarda işi giderek içinden çıkılmaz hale getirdi… Altlarına otopark yapılmayan veya daire sayısı kadar değil de göstermelik yapılan oto parklarda açmazın bir parçası olmuş durumda….
Yıllar önce gittiğim Singapur’da gördüğüm sistem o gün koşullarında çok etkili idi... Kişiler eğer altında bir araç varsa onu ancak aynı motor gücüne sahip araçla değiştiriyor, ilk araç alacaklarda ekstra bir fark vermek zorunda kalıyorlardı…
Bizde de yıllar önce çift tek rakam uygulaması vardı… Birgün tek rakamlı diğer gün çift rakamlılar trafiğe çıkıyordu… Bir de ağır araçların belli saatlerde trafiğe çıkışı yasaktı…
Bir görünen eksiklik ise trafik ekiplerinin yaptırım uygulamamaları… Özellikle tek yönlü yollarda sağa ve sola yapılan parklar bazı bölgeler de çift şerit yapılan parklar işi iyice içinden çıkılmaz hala getiriyor…
Bütün bunlara otobüs duraklarına yakın mesafelere yapılan parklar müşteri almak için bekleyen taksileri de eklediğimiz de otobüslerin duraklara yanaşamamaları da trafik sıkışıklığında bir başka sıkıntı.. Üç tane fazla yolcu almak için duraklarda bekleyen özel halk otobüsleri de bir başka kanser mikrobu…
Bu saatten sonra yapılacak en güzel uygulama belli artellerin yoğun saatlerde özel araç trafiğine kapatılarak , sadece toplu taşım araçlarının kullanmasını sağlamak…Bir başka formül de her bölgenin toplu taşım aracının bulvara girmesini önlemek için bir formül geliştirmek.. Bunun içinde oluşturulacak toplu taşım depo alanları ile Bulvar arasında aktarma otobüsleri kullanmak belki bir çözüm olabilir….