Akılsız baş omuz üstünde bir yüktür.

Atletizmin eline çok fırsat geçmişti. Ana heba ettiği fırsatlarda var.

Spor yöneticilerinin çoğu atletti. Medya atletizmden söz ederdi. Yıllık bütçede ikinci sırayı alırdı.

Şimdi ise, büyük balığın yediği küçük balık oldu. Aynı nehirde pençesiyle avladığını sanan balıklarını yer.

Ayının pençesindeki soman atıklarını küçük balıklar yer. Atletizmde şimdi ufak nimetlerle yetinmek zorunda.

Uçma vakti gelmiş kuşu yuvada tutamazsınız. Profesyonel sporda uçup, spor pastasının başındadır.

Ekonomik avantajlar piyango olmuş, profesyonel sporun başına konmuştur.

Atletizm gün gelir “piyango bana da çıkar” diye beklerse, daha çok bekler.

Çünkü spor profesyonel küresel sporun vesayeti altına girmiştir. Mekan ve imkan zaman onun lehinedir.

İşe performansa gelince, tüm zorluklara karşın, Oda Olimpik spor ve atletizmin elindedir. Avrupa, Dünya ve Olimpiyat madalyaları buna kanıttır.

Eğrileri ve doğruları sezmek ileri analiz yeteneği ister. Bu yetenekten yoksun olanlar saçmalar dururlar.

Olimpik spor ve atletizmi eğri, profesyonel küresel spora doğru gösterirler.

Dün dost olan, bugün sporda yürek yakan olmuştur.

Bir hayvan ölürse akbaba gider, onu gagalar.

Profesyonel sporda akbaba gibi olimpik sporun ve atletizmin üzerinde daireler çizip, dönüp durmaktadır.

Biran önce, ”ölsünler de bende onları gagalayayım” telaşındadır.