Geçtiğimiz hafta Kanada’nın Calgary kentinde düzenlenen ve toplam 13 ülkenin mücadele ettiği Dünya Kadınlar Körling Şampiyonası’nda Ay-Yıldızlı ekibimiz inanılmazı başardı. Tüm dünya, tabiri caizse ağzı açık seyretti, körlingle ilgili sosyal medya buz kraliçelerimizi öve öve bitiremedi. Dünya Kadınlar Körling Şampiyonası’nda fırtına gibi esen Milli Takımımız, eleme gruplarında ve grup etabında 12 maçın 7’sini kazanarak adını dünya devlerinin arasına yazdırdı.
Dilşat Yıldız’ın kaptanlığında; Öznur Polat, İclal Karaman, Berfin Şengül ve Melisa Cömert’ ten oluşan milli kadro, turnuva boyunca sergilediği performansla devleşti. Grup aşamasında çıktığı 12 karşılaşmanın 7’sini kazanan milliler; Norveç, İskoçya, ABD, Japonya, Danimarka, Avustralya ve İtalya gibi güçlü rakiplerini mağlup etmeyi başararak tarihinde ilk kez play-off’a kaldı.
Ülkemize yeni olan bu spor dalı, 1998’den beri olimpik bir spordur. En basit tanımıyla, granitten yapılmış taşı buz üzerinde kaydırarak “Ev” tabir edilen yuvarlak alanın merkezinde durdurmak, diğer takımın taşlarının Ev’in içinde yerleşmesine mani olmaktır. Her takımın toplam 16 kayayı kullanılması ile tamamlanan ve puanlanan oyuna “Son” adı verilmektedir. Bir maç 10 Son ile tamamlanır. Kazanan tüm sonlar bittiğinde en fazla puana sahip olan takımdır.
Atıştan sonra kalan iki oyuncu, ellerindeki süpürgelerle, kayayı takip eder ve önündeki buz tabakasını süpürerek istenilen hedefe ilerlemesine yardımcı olurlar.
Hassaslık seviyesi ve kazanmak için ortaya konan stratejik düşüncenin karmaşık yapısı sayesinde "buz satrancı " olarak da adlandırılır.
Yarı finale yükselme mücadelesinde gruplarda mağlup ettiği Japonya’ya bu sefer, çok çekişmeli geçen müsabakayı, 7-5 kaybederek turnuvaya veda etti ve Güney Kore ile dünya beşinciliği koltuğunu paylaştı.
Başta Milli Takım Çalıştırıcısı Bilal Ömer Çakır, tüm emeği geçenler ve Bağımsız Türkiye Körling Federasyonu’nun başkanı Prof. Dr. Kenan Şebin’e saygı ve teşekkürlerimizi sunar. Sporcularımıza bundan sonraki yarışmalarda başarılar dileriz.