Kurtuluş ve Kuruluşu iyi bilmezsek, Geleceği İnşa Edemeyiz.
Bugün sizlere Çanakkale Deniz Zaferi ile Gelibolu Kara Harekatını kısaca anlatacağım.
"Başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve tüm silah arkadaşlarına rahmet diliyorum"
1877-78 Osmanlı-Rus 93 Harbi, Ruslar Yeşilköy’e Kadar geldi
1911 Trablusgarp Savaşı; 12 Adalar ve Trablusgarp İtalya’ya Kaybedildi
1912-13 Balkan Savaşı: Bulgar askerleri Çatalca’ya kadar geldi. Doğu Ege Adaları Yunanistan’a Kaybedildi.
I. Dünya Savaşı, Enver Paşa, Osmanlı’yı Almanya’nın yanında Savaşa soktu.
İstanbul’un İşgali ve Osmanlı’nın Savaş Dışı Bırakılması
•İstanbul’u işgal edecek kara birlikleri, İngiltere, Kanada, Avusturalya, Yeni Zelenda, Hindistan, Fransa, Cezayir, Senegal’den toplanıp Mısır’da eğitildiler ve Limni Adasına getirildiler.
•Amaç Çarlık Rusya'sına Yardıma gitmekti. Ama gerçek hedef İstanbul’u fethetmekti.
Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan tarihin en büyük Haçlı Donanması 1915 Şubat ayında Boğaz Önlerinde toplandı
Gösterilen Hedef, Çarlık Rusya'sına Yardıma gitmekti. Ama gerçek hedef İstanbul’du.
•Yeni yapılan HMS Queen Elizabeth, Dretnot sınıfı savaş gemilerinin öncüsü olup 196 m uzunluğundadır. İlk Görev yeri Çanakkale’dir.
Nusrat Gemisi 07-08 Mart gecesi 11 numaralı mayın hattını döşedi. Boğaz Bataryaları hazır.
18 Mart Günü; İtilaf Devletlerinin üç büyük savaş gemisini Bouvet Irresistable ve Ocean batırıldı, Inflexible, Agamemnon, Goulois ve Souffren büyük hasarla çekilmek zorunda kaldı. Binlerce kayıp verdiler. Ama İstanbul’da korku ve endişe devam ediyordu.. 19 Mart sabahı Padişah ve tüm İstanbul halkı İtilaf Donanmasının dumanlarını görme endişeyle, ufka bakıyorlardı. Çünkü ne mayın ne de top mermisi kalmıştı elde. Ama gelemediler, denemediler bile. Dehşet Sarmalı içindeydiler, Ya Nusrat Oradaysa! Bir sevinç kapladı tüm ülkeyi, kazanmıştık.
Denizden geçemeyince, 25 Nis 1915- Gelibolu’ya çıktılar. Bu sefer, Nusrat yoktu ama, daha çetin bir cevize çarptılar, Mustafa Kemal ATATÜRK’e
O kadar eminler ki kendilerinden, Anadolu kısmında kolaylıkla çıkabilecekleri, Kumkale Burnu güneyi plajlarını, Boğazda Karanlık Liman, Sarı Sığlar koylarını hiç düşünmediler bile, ‘’Gelibolu’dan İstanbul’a yürür gideriz’’ dediler. Sömürge Bayrağı bile hazırdı.
Morto ve Seddülbahir’e çıkan kuvvetleri top atışıyla destekleyen HMS Goliat zırhlısı batırılmalıydı. Görev Muavenet-i Milliye muhribine verildi
Muavenet-i Milliye 12-13 Mayıs gecesi harekete geçerek, Morto koyunun kuzeyinde gece karanlığını bekledi. Gecenin lacivert sularının içinden ışıkları sönük bir hayalet gibi süzülerek HMS Goliat’ı torpilledi.
‘’Düşman madalyayı hak etti’’, Çanakkale Cephe Komutanı Ian Hamilton
13 Mayıs 1915 günlüğünün son satırına, "Düşman madalyayı hak etti, kahrolsunlar’’ yazar.
• İngilizler, Çanakkale Savaşı’nın en büyük şoklarından birini yaşadı. Kabine toplantısı yarıda kesildi, sözün bittiği yerdi.
• İki gün içinde hem İngiliz Dz.K.K Oramiral Fisher hem de Bahriye Nazırı Churchill görevlerinden istifa etti.
21 Ağustos’ta Son kez Saldırdılar ‘’Çanakkale Geçilmez’’.
•21 Ağustos 1915 günü saat 14.30’da İngilizlerin donanma ve kara toplarının desteğinde Yusufçuk ve İsmailoğlu Tepesi’ne saldıran düşman yine Anafartalar Grup Komutanı Yarbay Mustafa Kemal ve Mehmetçikler tarafından püskürtüldü,
•İngilizler Çanakkale’nin denizden ve karadan geçilmeyeceğini 8.5 ay sonra anladılar. İngilizler Türklerle savaşmanın bedelini, savaşı, gemilerini, sömürgelerini ve itibarlarını kaybederek ödediler.
Büyük Taarruz; Türk Ordusu 328 km’lik karayolu mesafesini düşmanı önlerine katarak; günde 23 km’den fazla yol kat ederek 14 günde İzmir’e ulaştı. Bu inanılmaz, insanüstü güç ve gayret bugünkü Türkiye Cumhuriyetinin bu topraklarda kurulmasını sağlamıştır. İngilizler Gelibolu’da 8 Km.yi 8,5 ayda geçemediler
18 Mart Deniz Zaferinin Sonuçları
•Belki, 1917 Bolşevik İhtilali Olmayacaktı,
•Belki, SSCB Kurulmayacaktı
•Belki, Kurtuluş Savaşı da olmayacaktı,
•Belki Çanakkale’de karaya çıkmayacak, Avusturalya, Yeni Zelanda, Hindistan, İrlanda, Kanada bağımsızlarını çok daha geç ilan edecekti,
•Belki II.Dünya Savaşı ve onu takip eden Soğuk Savaş olmayacaktı.
Birleşik Krallık Bahriye Nazırı Churchill,
•"Nusret Gemisinin gizlice döktüğü 26 demir kap, Türkiye'yi bir bozgundan kurtardı ve harbi uzattı.
•Mezarlarını Fransa, Polonya, Galiçya, Balkanlar, Filistin, Suriye ve Kuzey İtalya topraklarının örttüğü 6-7 milyon insan, düşmanlarının kurşun ve gülleleri ile değil,
•18 Mart sabahı Çanakkale'nin kuvvetli akıntısı altında, ağırlıklarına bağlı tel halatları üzerinde gerili duran TCG Nusret’in döşediği 26 demir kap yüzünden yok olup gitti."
BİR YOLCUYA,
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda Gördüğün bir tümsek, Anadolu'nda, İstiklâl uğrunda, namus yolunda Can veren Mehmed'in yattığı yerdir. Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin Bir harbin sonunda bütün milletin Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil ONAN
Çanakkale Destanı
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ostralya’yla berâber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ’ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müthiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor; Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i... Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi... Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? “Gömelim gel seni târîhe” desem, sığmazsın.
“Bu, taşındır” diyerek Kâ’be’yi diksem başına; Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Mehmet Akif ERSOY