Çok değil 2 – 3 sene öncesine kadar nerede olduğunu bilmediğim veya ilk kez başka bir yere gidip döneceğimde bana yol tarif edilirdi. ‘’ Çıkınca sağa dön, dosdoğru yürü, 3. Sokaktan sola dön. Daha sonra 2. Sokaktan sağa sonra da ilk sokaktan tekrar sağa döndüğünde 3. Bina aradığın yerdir’’ denir böylece aradığım yeri şıp diye bulur, dönüşte de bunun tersini yaparak yani sağ yerine sol yaparak eski yerime dönerdim.

Şimdilerde öyle değil nereye gitsem navigasyonu kuruyorum, bu meret beni yönlendiriyor. Yani sen sağ ben selamet! Geçtiğimiz gün de öyle yapıp cihazın tarifiyle gideceğim yere ulaştım. Dönüş için telefonu açtım çalışmıyor, pili bitmiş iyi mi ! ?? İş başa düştü. –sağa mı dönecektim sola mı dönecektim, ileri geri derken kan ter içinde kaldım; son olarak bir kaldırım taşı yerinden çıkmıştı nasılsa aklımda kalmış, onu mihenk noktası alıp kaldığım yere 1 saat kadar sonra ulaşabildim.

Ne var ki acaba bunamaya mı başladım kuşkusuyla psikolog olan kuzenime durumu anlattım. Özetle: ‘’İnsan beyni artık kullanılmayan veya işlev görmeyen bölümleri devre dışı bırakarak ekonomik davranışa gider. Bu daha önce öğrenip uzun süre kullanmadığın bir yabancı dili zaman içerisinde neredeyse bütünüyle unutmana benzer. Merak etme bir şeyin yok ama bulmaca çöz, kitap, gazete oku, resim, ufak tefek ev gereçleri, oyuncak yapma gibi hobilerin olsun’’ deyince rahatladım.

Yapay Zekânın getirdikleri yanında götürdüklerini de incelemek ve medeniyetin üzerindeki etkilerini araştırmak üzere dünyanın önde gelen Cambridge, Oxford, Berkeley ve Londra Imperial College Üniversitelerinin bu konuda uzmanlaşan öğretim üyeleriyle bilim adamları bir araya gelip toplantı, seminer ve konferanslar yapıyor. Stephan Hawking de bu faaliyetlere konuşmacı olarak katıldığı birinde: ‘’Yapay Zekânın, yoksulluğu ve hastalıkları ortadan kaldırmasının yanında medeniyetin sonunu hızlandırma gücüne de sahip olduğunu’’ söyledi. Hawking, "Özerk arabalar veya bir bilgisayar oyununun ‘Go’ oyununda kazanması gibi son dönemdeki dönüm noktaları, gelecekte neler olacağının işaretleridir," diye ekleyerek "Güçlü yapay zekânın yükselişi, insanlığın başına gelebilecek en iyi veya en kötü şey olacağını da’’ vurguladı.

Yapay Zekânın inanılmaz faydalarının yanı sıra, çok güçlü silahlar veya azınlığın çoğunluğu bugünkünden de fazla şekilde ezmek için yeni yollar bulma gibi tehlikeleri de beraberinde getireceği görülüyor. Yapay Zekâ sayesinde neler başarabileceğimizi tahmin edemeyiz. Fakat belki de bu yeni teknolojik devrim sayesinde sanayileşmenin doğaya verdiği zararı bir parça telafi edebiliriz.

Yine Cambridge Üniversitesinde ‘Zekânın Gelecekteki Merkezi (Future Center of Intelligence) toplantılarının birinde, Yapay Zekânın gelişmesinin hayatımızın her alanını değiştireceğini ve bunun sanayi devrimiyle aynı düzeyde olduğu ifade edildi. Ayrıca, ‘’Yapay Zekâ yaratmada başarı, medeniyet tarihindeki en büyük olay olabileceği gibi, risklerden nasıl kaçınacağımızı öğrenmezsek bu tarihin sonuncusu da olabilir’’ denildi.

Araştırmalar, bilgisayarlarda bizimkine yani insanoğluna eşdeğer veya bunun çok üstünde bir zekânın yaratılabileceği olasılığını oldukça yüksek görüyorlar. Çünkü sınırlı bellek ve düşük biyokimyasal işlem hızları gibi kısıtlamalardan kurtulan makinalar, bizden çok daha fazla yaratıcı güç haline gelebilir. Bu da insanlık için olumlu / olumsuz derin sonuçlar doğurabilir.

SONUÇ: Zekâ insan olmanın merkezinde yer alır. Medeniyetin başardığı her şey, ateşi ustalıkla kullanmayı öğrenmekten, yiyecek yetiştirmeyi öğrenmeğe, tekerleği bulmaya kadar her şey insan zekâsının belli başlı ürünlerine örnektir. Güçlü Yapay Zekânın yükselişi, yukarıda değindiğimiz gibi insanlığın başına gelebilecek en iyi ya da en kötü şey olacak. Hangisi gerçekleşecek henüz bilemiyoruz. Ayrıca Yapay zekânın ve teknolojinin gelişmesi ile: Kasiyerlik, Garsonluk, Nakliyecilik, Sekreterlik, Muhasebecilik, v.b. mesleklerin ortadan kalkması olasıdır.

Bu nedenle 2014 yılında bu alanda başlayan araştırmalara daha fazla kaynak aktarılarak hız verilmesi insanlığın geleceği için hayati önem taşımaktadır.