Soruya tek kelime ile ‘EVET’, yok iki kelime ile yanıt verirsek ‘ZAMAN İSTER’ olacaktır. Şimdi bu düşüncemizi örneklerle pekiştirerek açalım.
“Türkiye uçak motoru yapabilir mi, ne kadar sürede yapar?” sorusunun cevabı “evet, yapabilir”, ama tam bağımsız ve dünya standartlarında bir motor için zaman, deneyim ve ciddi yatırım gerekir. Diğer yandan Türkiye’de Kayseri Uçak Fabrikası günümüzden tam yüzyıl önce 1926 yılında, Atatürk’ün talimatları doğrultusunda (ki onun ‘’İstikbal Göklerdedir” deyişini de hatırlayalım) Alman JUNKERS Uçak Fabrikası Anonim Şirketi arasında yapılan bir anlaşma ile ve Tomtaş adıyla kuruldu. TOMTAŞ (Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi) zamanının dünyanın en büyük uçak fabrikalarından biriydi. Fabrikada 1932-1942 yılları arasında 133 uçak, 27 planör üretildi. Ancak, fabrika tam oturmuş ve bu konuda bilgi birikimiyle beraber ileri derecede gelişme aşamasındayken ne yazık ki kapatıldı. Bu kapatmada iki husus ön plana çıkıyor. Bunlar sırasıyla şöyle.
-Marshall Yardımı: 1948 yılında başlayan Marshall Yardımı ile ABD, Türkiye'ye uçak ve motor hibe etmeğe başladı. Bu durum, yerli uçak üretimini ekonomik olarak anlamsız hale getirdi. Çin uygarlığının en önemli düşünürlerinden biri olan filozof Konfüçyüs: “Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret’’(don't give me the fish but teach me to fish ) demiş. Diğer taraftan başka sebeplerin yanı sıra dini alet ederek ‘bu gâvur icadıdır, kullanmak caiz değildir’ şeklinde fetvaların sonucu Matbaa, icadından ancak 200 yıl sonra Osmanlıya gelebilmiş sonuçta çöküş döneminin inanılmazın ötesinde hızlanmasına yol açmıştır.
-Junkers Firmasının İflası: Fabrikanın ortaklarından olan Alman Junkers firmasının iflas etmesi, fabrikanın kapanmasında başlıca ikinci neden olmuştur. Marshall yardımlarından elde edilen nakit paranın bir bölümünün dışarıdan uçak alımına harcanmasının yarattığı önem arz edecek ölçüde olumsuz etkisinden ötürü fabrikada üretim durmuştur.
Bu kapatılmanın Türkiye'nin havacılık sanayisindeki gelişimini olumsuz etkileyip büyük darbe indirdiğini de ayrıca söylememiz anlamsızdır.
Gerek askeri gerekse sivil havacılıkta kullanılan uçak motorları fabrikalarının yapımından bugünlere gelirsek bu husus çok çeşitli ve inanılmaz zorluklar arz etmektedir. Şöyle ki:
Uçak motoru fabrikasının maliyeti; üretim kapasitesi, motor tipi (örneğin pistonlu, turbofan, jet, ya da elektrikli motor), hedef pazar (sivil veya askeri), kullanılan teknoloji ve üretim derinliği (yani “sıfırdan üretim” mi yoksa “montaj ve test” mi) gibi faktörlere bağlı olarak yüz milyonlarca dolardan birkaç milyar dolara kadar değişebilir. Örnek olarak Rolls-Royce, Whitney General Electric firmaları seviyesinde bu gerçekleştirilmek istendiğinde; Dökümhane, Titanyumun işlenmesi, Türbin kanadı üretimi ve yüzlerce mühendis ile yaklaşık maliyet 3 ila 5 milyar arası ABD doları tutar. Bu tesislerin sertifikasyonları (EASA / FAA vb. belgeler), Uluslararası test ve kalite kontrol alt yapısı da hesaba katıldığında maliyet neredeyse uzay sanayii düzeyine ulaşır.
Ayrıca uçak motoru; 25.000 ila 30.000 parçadan oluşur. Üretim sırasında 1mikron hassasiyetinde toleranslarla çalışılır, 1.500°C sıcaklıklarda dayanım ister ve binlerce saatlik güvenlik sertifikasyonları (belge) gerektirir. Bu nedenle ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin gibi ülkeler bile bu yeteneğe ancak onlarca yıl içerisinde ulaştı.
JET MOTORU YAPIMINDA TEMEL PARÇALAR
Kompresör (hava sıkıştırıcı), Yanma Odası, Türbin ve Egzoz (Nozzle. Egzoz gazı kanatlara çarparak türbini döndürür. Bu dönmenin, kompresörü de döndürmesi bir mil aracılığıyla sağlanır. Bu 4 temel parçanın en önemlisi Egzoz (Nozzle) dur. Egzoz sistemi ile gazın dar bir çıkıştan geçip (Bernoilli olayı) hızlanarak dışarı çıkması sağlanır. Etki – Tepki yani Newton’un 3. Yasası burada oluşur (Üçüncü yasa, doğadaki her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki kuvveti olmasıdır. Balonun şişirilip bırakılınca ters yönde hareket etmesi buna en güzel örneklerdendir). Jet motorunun hareketi itme kuvveti üretir ve sıcak egzoz gazları motorun arkasından dışarı çıkar ve bu da ters yönde bir itme kuvveti meydana getirir. Sonuçta motorun çalışma prensibi son derece basittir. Etki – Karşı etki yani Tepki. Bu prensip dayanağını yaklaşık 200 yıl önce bulunan Bernoilli İlkesi ile Newton’un 3. Yasasından almaktadır.
BU BAHSETTİĞİMİZ ANA PARÇALAR İLE DİĞER BİRLEŞTİRME VE MONTAJ PARÇALARININ İMALATINDA KULLANILAN METALLER:
Süper alaşımlar, Titanyum, Seramik kompozitler gerektirir, bunlar hem çok pahalı hem de işlenmesi zor olan malzemelerdir. Ayrıca ileri teknoloji gerektirir. Türbin kanatlarının aerodinamik şekli ve balansının bozulmaması büyük önem arz eder. Yüzlerce saat test yapılmadan, uluslararası belgeler alınmadan motor uçakta kullanılamaz. Bunun yanı sıra, yeni nesil jet motoru geliştirmek de milyarlarca dolaryatırım ve yıllarca araştırma ister.
TÜRKİYE UÇAK MOTORU YAPIMINDA NE DURUMDA
Türkiye, yazımızın başlığında da belirttiğimiz üzere bu konuda yeterli bilgi, kalifiye teknik eleman ve tecrübeye kısmen de olsa sahiptir. Bu bağlamda aşağıdaki gelişmelerden bahsedebiliriz.
TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ) Türkiye'de hava platformlarının tasarımı, geliştirilmesi, üretimi, tamamlanması, yenilenmesi ve satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezidir. Şirket dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380'e ve askerî nakliye uçağı Airbus A400M'ye parça üretmektedir.
TEI (TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.):
General Electric Aviation’ın T700 motoru “T700-TEI-701D” isim plakası altında, Türkiye’de TEI tarafından üretilecek ve yurtdışına da satış olanağı olacaktır.
TEI PD170, turbodizel havacılık motorudur. TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. tarafından geliştirilmiştir
TF6000 ve TF10000 jet motorları ise geliştirme aşamasındadır.
Toparlarsak:
Türkiye TEI, TUSAŞ, ROKETSAN, ASELSAN firmalarının işbirliği ile Savunma Sanayiinde dev adımlar atarak dünya ölçeğinde büyük kuruluşlarla rekabet edebilir duruma gelmiştir. Bu çerçevede %100 yerli savaş uçağı motorunun en geç 2033, yolcu uçağı motorunun ise 2040 lı yıllarda gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.
SONUÇ:
Yiğidin hakkını yiğide vermek gerek. Son 25 yıl içerisinde Türkiye’de 2 önemli iş gerçekleştirilmiştir. Bunlardan biri paradan 6 sıfır atılması, diğeri de Savunma Sanayii’nin Dünyada mevcut dev tröst şirketlerle yarışır hale gelmesidir. Diğer konuların başarı / başarısızlık yorumlarını ise siz okuyuculara bırakıyorum!!!