Orhan GÜRDİL Günümüzde ayakta kalan, dünyanın en muhteşem tarihi yapılarından biri olan Aspendos, 138-164 yılları arasında Aspendos şehrinde inşa edilmiştir. Roma İmparat...

Orhan GÜRDİL Günümüzde ayakta kalan, dünyanın en muhteşem tarihi yapılarından biri olan Aspendos, 138-164 yılları arasında Aspendos şehrinde inşa edilmiştir. Roma İmparatorluğu zamanında gelişip güzelleşen bu kentin ilk kurucuları Hitiler’dir. Troya Savaşı’ndan sonra ülkelerine dönmeyip, Köprüçay’ın yanında küçük bir liman kenti olan Aspendos’a yerleşen savaşçılardan doğan topluluk, Persler ve ardından da Makedonlar’ın işgaliyle büyümüştür. Yerleşim bölgesi olan bu liman kentine daha sonra Romalılar hâkim olmuştur. Doğanın cömert davrandığı bu bölgede yetişen çeşitli meyveler, zeytin, şarap, yaş meyve ve tahıl ürünlerini ve yakın göllerden elde edilen tuz ve cins atların gemilere yüklenerek, Akdeniz pazarlarına gönderilmesiyle daha da zenginleşen şehir, bölgenin merkezi olmuştur. Zenginleşen Aspendos, bu arada ünlü mimarlar, şairler, müzisyenler ve çeşitli sanat ustalarının da yerleşim merkezi olmuştur. Aspendos’un, İstanbul’daki Kız Kulesi’ne benzer ilginç bir hikâyesi vardır. Antalya bölgesi Aspendos kentinde yaşayan kralın, görenleri büyüleyen, dünya güzeli bir kızı varmış. Tabii böyle bir kral kızı olunca isteyeni de pek çoktur. Bölgenin zengin delikanlıları, mimarlar, heykeltraşlar, şairler, müzisyenler, kralın bu güzel kızı ile evlenmek istemektedir. Kral bir çare düşünür ve bir yarışma düzenler. Kral, kızını Aspendos’a en hayırlı ve güzel şeyleri yapacak olana vereceğini açıklar. Komşu ülke kralları, filozoflar, beyler, velhasıl tüm damat adayları “Ne yapabiliriz de, kralın ilgisini çekip, güzel kızı ile evleniriz” diye düşünürken, Zenon adlı mimar görenlerin dudağını uçuklatan muhteşem Aspendos Tüyatrosu’nu yapar. Verilen süre dolunca, kral kızını da yanına alarak yapılan eserleri teker teker gezip, filozoflar, bilginler, şarilerle sohbet edip, müzisyenleri dinler. Kral yapılanların hiç birini beğenmeyip kızı ile saraya dönerken, baş yaveri, krala, “Görmeniz gereken bir yapı var, mutlaka ziyaret etmeniz gerekir” deyince kral, kızı ve beraberindeki heyetle Antalya’dan biraz uzakta olan Aspendos’a gider. Yapının içine giren kralı karşılayan olmayınca, kızı ile merdivenleri aşarak yapının tepesine çıkar. Biraz sonra bir ses duyulur, “Kralın kızı benimle evlenmeli, kralın kızı benimle evlenmeli!” Sesi duyan kral, sağına soluna bakarak bu sesin sahibini arar, bir de bakar ki aşağıdaki sahnede birinin sağa sola giderek aynı sözleri söylediğine şahit olur. Aşağı inen kral ve kızı, bu kişinin tiyatroyu yapan mimar olduğunu görürler. Aşağıda fısıltı hâlinde konuşan mimarın sesinin tiyatronun en yüksek yerinden duyulması ilgisini çeken, heykellerle süslü bu tiyatroyu ve mimarı çok beğenen kral, kızını yetenekli Zenon’a verir. Iki kardeşin eseri olan Aspendos, krala ve tanrılara armağan edilmiştir. Aradan yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen, onca yağmaya, heykellerin sayısız çalınmasına rağmen, bugün bütün ihtişamı ile ayakta duran Aspendos, Anadolu’yu işgal eden Selçuklular zamanında da, Alaaddin Keykubat’a yazlık saray olarak hizmet etmiştir. Aspendos’un orijinal sahnesi yıkılarak, Selçuklular burayı kervansaray olarak kullanmaya başlamışlardır. Yapıda bulunan kabartma kadın motifleri ise kazınmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Aspendos’un varlığından haberdar olan Atatürk, Antalya’yı ziyareti sırasında bu muhteşem eseri de görmüş ve hayran kalarak korunmasını istemiştir. Aspendos uzun yıllar çeşitli etkinliklere mekân olmuş. Yedi bin kişilik gövdesinde, Zeki Müren’in konserini izlemek için gelen 20 bin kişiyi ağırlamıştır. 1994 yılından beri Uluslararası Opera ve Bale festivallerine, konser ve çeşitli gösterilere ev sahipliği yapmaktadır. Aspendos sadece Türkiye’nin değil, Akdeniz dünyasının en iyi korunmuş ve etkileyici yankılara sahip tiyatrodur. UNESCO ve Barcelona anlaşmaları gereği dünya koruma kapsamına alınmıştır. Dünyanın en ünlü opera sanatçısı olan Maria Callas iki kez geldiği ülkemizde, Kapadokya’da çekilen bir Amerikan filmindeki rolünün ötesinde, methini duyduğu Aspendos’u da ziyaret ederek, “Burada düzenlenecek bir etkinlikte sahne almak isterim” demiştir.