Türkiye’nin gündemine son 4-5 yıldır sık sık gelen bir başlık var: Nadir Toprak Elementleri…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti sonrası Türkiye’de yeniden gündeme oturdu. CHP lideri Özgür Özel’in Meclis’te “Madenlerin ABD’ye verildiği” öne süren çerçevede açıklamalar yapınca siyasetin de gündem başlıklarından biri haline geldi.
Söz konusu bu elementlerin çıkarılması ve işlenmesine dair son yıllarda yoğun çalışmalar yapılıyor. Dönem dönem Rusya ve Çin ile görüşmeler yapıldı. Şimdi ise ABD ile masaya oturulması gündemde. Erdoğan-Trump görüşmesinde gündeme geldiğine dair iki taraftan da herhangi bir resmi bir açıklama yok ancak ABD ile ivmelenen temaslar bu görüşme sonrasına denk geliyor.
Söz konusu “elementler”e dair bilinenler var. Rezerv büyüklüğü bakımından 800 milyon tonluk rezervle Çin dünyada ilk sırada. Türkiye de bu nedenle ilk Çin’in kapısını çaldı. Ancak Çin, kendi teknolojisini paylaşmak istemiyor. “Ben çıkartırım ama alırım” diyor. Türkiye de buna karşı çıkıyor teknoloji paylaşımını gündeme alıyor. Bu nedenle Çin ile yol alınamadı.
Çin’den sonra Eskişehir, Beylikova’da 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi olduğu öne sürülüyor. Bu da dünyadaki ikinci büyük rezerv. 2023’te “Beylikova Florit, Barit ve Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi” kuruldu. Tesisin çalışması için teknolojik yatırım şart. Pilot tesisin ardından endüstriyel tesis kurma çalışmaları devam ediyor ancak işte bu noktada Çin, Rusya ve ABD ile yapılan görüşmeler kritik. Çünkü bu toprak elementlerini çıkarmak için gereken teknolojiye sahip ülkeler sınırlı. Türkiye bu teknolojiyi geliştirmek için de çalışmalar yapıyor. Ancak bunun on yıllarca yıl süreceği belirtiliyor. Bu nedenle hızlı yol almak için söz konusu ülkelerle görüşülüyor.
Bu değerli ve stratejik madenler “geleceğin petrolü” olarak da tanımlanıyor. Elektrikli arabalardan, biyomedikale; havacılıktan, uzay ve savunma sanayiinde kullanılıyorlar. Ayrıca bu teknolojilerin geliştirilmesi bu madenlere bağlı. Yani geleceğe yönelik en stratejik madenler arasında yer alıyorlar.
Bu elementlerin stratejik önemi nedeniyle milli bir politika gerekiyor. Ancak bu politika tam olarak ortaya çıkarılmış değil. Siyaseten tartışılmaya devam edilecek gibi. Ancak bu kritik elementler için bir yol haritası ortaya konulması gerekliliği açık.