“Kemalizm, benim yerimde benden ileri olmaktır.” - Mustafa Kemal Atatürk

3 Mart 1924’te Hilafeti kaldıran Meclis, bu dönemde Devrim ve Aydınlanma sürecinde yürürlüğe girecek yasaları yürürlüğe koymaya başladı.

Bu yasaların temel fikri; Mustafa Kemal’in, Devrim ve Aydınlanma yasalarını hayata geçirmeden önce 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu “Halkçılık Programı” ile devrimin işaretlerini ortaya koymuştu. Bu program; Atatürk’ün yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurma ülküsünü gerçekleştirmek için eyleme başladığı dönemden önce tasarladığı, devrimlerinin gerçek özünü oluşturan ilkeler bütünü idi.

Bu 6 ana ilke,

1. Cumhuriyetçilik;

2. Ulusçuluk;

3. Halkçılık;

4. Devletçilik;

5. Lâiklik;

6. Devrimcilik; ilkelerini içeriyordu.

Resim 1 Atatürk Tbmm'de Nutuk'u Okuyor

Bu ilkeler; Atatürk devrimlerini, çağdaş ve uygar Türk Devletini, ülkesi ve ulusu ile bölünmez bir bütün olarak yeniden yaratan ve yaşama geçiren ilkeler ve eylemler bütünü idi.

Bu ilkelerin esin kaynağı büyük ölçüde, batının Reform ve Rönesans sürecinin devamı olan 18’inci yüzyıl aydınlanma felsefesi idi.

Bu düzenlemeler iki ana grupta toplanıyordu.

Birincisi Anayasal Düzenlemeler,

İkincisi Yasal Düzenlemeler idi.

Anayasal Düzenlemeler;

Devrimlerin ve Aydınlanmanın etkin dönemi sayılan 1920-1938 arasında iki Anayasa halinde hayata geçirilmişti.

Birinci Anayasa;

23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından sonra ve büyük ölçüde de Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar ile Atatürk’ün açılışından kısa bir süre sonra Meclise sunduğu ve onaylanan “Halkçılık Programı’ndan esinlenerek hazırlanan “Teşkilatı Esasiye Kanunu”olarak hayata geçirilen Anayasa’dır.

Devrim tarihinde “1921 Anayasası” olarak da anılan bu Anayasa, 20 Ocak 1921 tarihinde Meclisçe kabul edilmiş, 7 Şubat 1921 tarihinde de yürürlüğe girmişti.

Meclis; bu süreçte hem Kurtuluş Savaşında çok önemli rol oynayacak hem de aydınlanma ve devrim yasalarını yürürlüğe koyacaktı.

Türk Devrimi ve Türk Aydınlanmasını sağlayan bu yasalar içinde en önemlilerine kısaca vurgu yapmam gerekirse şöyle sıralanabilir.

Resim 2 23 Nisan 1920 Tbmm Acilisi

Birinci Anayasanın kabulünden önce; TBMM’nin çıkardığı yasalar:

29 Nisan 1920’de Hıyanet-i Vataniye Kanunu:

Hıyanet-i Vataniye Kanunu, TBMM'nin otoritesini güçlendirmek ve Millî Mücadele aleyhine çıkan isyanları bastırmak amacıyla 29 Nisan 1920'de (2 numaralı kanun olarak) kabul edilen temel ceza yasası idi. TBMM'ye karşı isyan eden, düşmanla işbirliği yapan veya bozgunculuk çıkaranları vatan haini sayarak İstiklal Mahkemeleri aracılığıyla cezalandırmıştı.

18 Temmuz 1920 ‘de Kurtuluş Savaşı’nın manifestosu Misak-ı Milli (Ulusal And)’ı:

Türk Kurtuluş Savaşı'nın hedeflerini, vatanın bölünmez bütünlüğünü ve bağımsızlık ilkelerini belirleyen 6 maddelik temel belgedir.

Hedefe yönelik planların en önemlisi Millî Mücadele’nin nihai amacı olan Misâk-ı Millî Beyannamesi’nin kabul edilmesi ve dünyaya duyurulması idi. Misâk-ı Millî’nin temelini teşkil eden Erzurum ve Sivas Kongrelerinin sonuç bildirgelerinde sınırlar ve egemenliğin korunmasına dair hususlar bir barış projesi olarak şöyle düzenlenmiştir:

Resim 3 Misakı Milli Harita

“İtilâf Devletleri tarafından Mondros Mütarekesi’nin imza olunduğu 30 Ekim 1918 tarihindeki hududumuz dâhilinde kalıp büyük çoğunluğu İslâm unsurlarıyla yerleşik bulunan ve kültürel ve medeni üstünlüğü Müslümanlara ait bulunan vahdet-i mülkiyemizin taksimi nazariyesinden tamamen feragatle bu topraklar üzerindeki hukuk-ı tarihiye, ırkiye, diniye ve coğrafiyemize riayet edilmesine ve buna aykırı teşebbüslerin iptaline ve bu suretle hak ve adalete dayanan bir karar ittihaz olunmasına intizar ederiz”.

Resim 4 Istiklal Mahkemesi 1

11 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri kuruluşu:

İstiklal Mahkemeleri, Türk Kurtuluş Savaşı ve sonrasında otorite boşluğunu gidermek, asker kaçaklarını önlemek, orduyu güçlendirmek ve devrimleri korumak amacıyla TBMM tarafından kurulan olağanüstü yetkili devrim mahkemeleridir. Temel amaç, cephe gerisinde disiplini sağlayarak milli mücadeleyi zaferle sonuçlandırmak ve meclis otoritesini hâkim kılmaktı.

2-3 Aralık 1922’de Ermenistan ile Gümrü Anlaşması:

Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920), TBMM Hükümeti ile Ermenistan arasında imzalanan ve Doğu Cephesi'ndeki savaşı bitiren, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk antlaşmasıdır. Kâzım Karabekir önderliğinde kazanılan zafer sonrası imzalanan bu antlaşma ile Kars ve çevresi Türkiye'ye katılmış, Ermenistan Sevr Antlaşması'nı reddederek Türkiye'ye karşı toprak iddiasından vazgeçmiştir.

Değerli okuyucularım görüldüğü gibi; 1923 Türk Devrimi ve ardından yapılan yasal düzenlemeler, Türk Devletini ulusu ve ülkesiyle bölünmez bir bütün olarak, çağdaş, bağımsız ve özgürlükçü Aydınlanmayı yaşama geçiren etkinlikler bütünüdür.

Haftaki makalemde bu etkinlikler bütününün sosyal ve toplumsal yaşamla ilgili düzenlemeleri ele alacağım.

Değerli okuyucularım “NUTUK IŞIĞINDA; OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E BİR AYDINLANMA YOLCULUĞU” yazı dizimiz “Atatürk Devrimleri ve Türk Aydınlanmasının hayatın her alanındaki devrimleri” konulu makalemle devam edecek.