ABD’ye gönderirken tam bir şölen vardı. Kameralar günlerce milli takımın peşinden koştu. Futbolcuların hangi otelde kaldığı, hangi kıyafeti giydiği, hangi paylaşımı yaptığı manşetlere taşındı. Daha ilk maç oynanmadan “şampiyon döneceğiz” sesleri yükseldi.
Turnuva öncesinde oluşturulan abartılı beklentiler, eleştiri yerine övgüler, sorgulama yerine hamaset içeren paylaşımlar. Futbol kamuoyu ve medya ise bu tablonun tam ortasında…
Bodrumda villalar, akıl almaz primler ve özel uçakla seyahatler.
Sonuç… Turnuvadan elenen ikinci takım olduk.
Diğer tarafta ise ne lüks villalar, ne özel uçakla seyahatler ne de gösterişli konvoylar. Sonuç ise 2023’te Dünya şampiyonluğu ve daha nice başarılar.
Filetinin Sultanları...
Onlar giderken gösterişli törenler yapılmadı. Yıllarca manşetlerin ilk sırasında yer almadılar. Ancak sessiz sedasız çalıştılar. Altyapıya yatırım yaptılar. Kulüpler düzeyinde güçlü bir rekabet ortamı oluşturdular. Dünyanın en iyi antrenörleriyle çalıştılar. Bilimi, disiplini ve planlamayı merkeze koydular.
Federasyon başkanından medyasına kadar bir oldular, destek verdiler ve ekranlarda şov yapmadan işlerini yaptılar.
5 gündür Ankara’da VNL maçları oynanıyor.
Voleybol Federasyonu kusursuz bir şekilde ev sahipliği yapıyor. Başka Mehmet Akif Üstündağ olmak üzere tüm ekibi kutluyorum.
Ve medyanın çalışkan kahramanlarının bu turnuvayı en iyi şekilde vermek için gösterdiği çabayı görmek lazımdı. Voleybolun emekçileri ve eski milli oyuncularımız hepsi de günlerdir yoruldular.
Burcu Hakyemez, Elif Ağca, Özlem Özçelik, Esra Gümüş Kırıcı, Hasan Kulaç, Begüm Doğanay, Enes Yalnız, Yunus Emre Kartal, Mert Bülent Uçmaz ve daha birçok voleybolun neferi Filenin Sultanları için canla başla çalıştı. Ne şov peşindeydiler ne de kavga içinde. Federasyon ile uyum halinde işlerini en güzel şekilde yaptılar.
Çünkü sistem içinde sevgi var, saygı var ve çalışma var.
Sonuç ortada.
Avrupa şampiyonluğu, Milletler Ligi şampiyonluğu, dünya sıralamasında zirve ve uluslararası arenada kazanılan sayısız başarı...
Bu başarılar bir gecede gelmedi. Bir tesadüfün, bir şansın veya birkaç yetenekli sporcunun eseri değildi. Yıllara yayılan emek, sabır ve doğru yönetimin sonucuydu.
Aynı ülkenin iki farklı milli takımı bambaşka hikayeler yazıyor.
Futbolun yöneticileri Filenin Sultanlarının hikayesine dikkatle bakmalıdır.
Çünkü başarı yüksek sesle konuşmakla değil, yüksek ses çıkarmayan ama kararlılıkla sürdürülen çalışmalarla gelir.