Ankara’yı iyi tanımayanlar Sıhhiye ve çevresinin sağlık konusunda kentte yaşayanlara nasıl kolaylıklar getirdiğini bilemez... En önemli sorun olan ulaşım  konusunda insanlar tek vasıta ile bu bölgeye ulaşıyor, istediği hastanede istediği klinikte tedavisini veya muayenesini oluyordu... Bir de her hastanede acil servis olduğu için sıkıntı da yaşanmıyordu…

Ne zaman görkemli iki tane şehir hastanesi yapıldı ve bunlar yapılırken buradaki hastaneler de tek tek kapanmaya başlandı ve ondan sonra sorunlar da çığ gibi büyüdü… Hem bu iki hastaneye ulaşımda  yaşanan zorluk hem de ikiye düşen acil  servis sayısı beraberinde de sıkıntıları getirdi…

Şehir hastanelerinde her branş var ama bir klinikten diğerine gitmek te işkence haline geldi… Bir klinikten diğerine birkaç çıkarak veya bir kat inerek ulaşan hastalar şehir hastanelerinde işkence çekmeye başladı… 

Binalar görkemli ve havalı yapılmıştı ama hastalar ve hastanelere giden insanlar hiç dikkate alınmamıştı…

Bugün sadece Bilkent şehir hastanesinin acil servisine gidip muayene olmak isteyen ve kuyrukta bekleyen sayısı 200 – 250 bulmuştur…

Önceden kısa sürede muayenesini dört dörtlük olanlar şimdi hastane de sıra gelsin diye kuyrukta bekliyor..

Başkentte yaşanan bu durum her şeyin büyüğünü yapmanın sorunları çözme de hiçbir çare olmadığını gözler önüne sermesi açısından çok önemli bir deneyim…

Bunu esnaf lokantası ile büyük restoran arasındaki hizmet kalitesi açısından ele alırsak esnaf lokantasında insanlar kısa sürede ihtiyacını görüp çıkarken, büyük restoranda sipariş verme ve gelmesi süresinde yaşanan zaman kaybına benzetmek mümkün…

O nedenle bazı yatırımları yaparken iyi düşünmek ve sorunu çözecek formüller üzerinde çalışmak çok önemli… Hepsinin başı planlamadır… Plansız yapılan işlerle övünmek ise popülist bir yaklaşımdır…