Bu hafta sizlere, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, sanat ve edebiyat dünyasında derin ve kalıcı izler bırakan Şakir Paşa Ailesi’nin o muhteşem, büyüleyici hikayesiyle modayı anlatmak istedim…

Şakir Paşa Ailesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak Cumhuriyet tarihine kadar ve sonrasında da benzersiz bir aile geçmişine sahip…

Soyları Osmanlı’nın köklü ailelerinden birine dayanan Şakirpaşalar, sadece siyasi arenada kalmayıp sanatta da isimlerini altın harflerle tarihe yazdırmışlar…

Osmanlı aristokrasisinin zarafetiyle modern sanatın cesaretini aynı çatı altında buluşturan bu ailede akla gelen ilk isimlerden biri yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı, ardından ressam Fahrünnisa Zeyd, gravür sanatçısı Aliye Berger ve seramik sanatçısı Füreya Koral gibi Türkiye'nin kültür ve sanat tarihine damga vurmuş isimler yer alır…

ŞAKİRPAŞALAR VE ZARAFET

Moda açısından bakıldığında ise Şakirpaşalar yalnızca şık giyinen bir aile değildi, yaşam tarzlarını bir estetik hikayeye dönüştüren öncü isimlerdi...
Büyükada'daki köşklerinde Avrupa modasını, Osmanlı zarafetini ve sanatın özgür ruhunu harmanladılar...
Özellikle Fahrünnisa Zeyd'in cesur renkleri, gösterişli mücevherleri ve avangart duruşu bugün bile moda editörlerine ilham veren bir stil mirasıdır...
Şakirpaşalar sanatla nefes alan kültürle parlayan ve yaşadıkları dönemin çok ötesinde bir vizyon sergilemişlerdir...

SANAT VE ARİSTOKRASİ

Onlar Türkiye'nin ilk gerçek 'sanat aristokratları'ydı...
Köşkteki her bir odaları , bir galeri, her davetleri bir moda çekimiydi...
Paşa'nın ailesini tek tek saymak istersek, ressam Fahrünnisa Zeyd, gravür sanatçısı Aliye Berger, seramik sanatçısı Füreya Koral, ilk kadın tiyatro yönetmeni Şirin Devrim, usta yazar Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir) hepside kendi dallarında başarılı birer isimdi, ve modayı yakından takip ediyorlardı...
Onlar için moda yalnızca bir giyim meselesi değildi, sanatın doğal bir uzantısıydı...
Cesur renkleri, gösterişli takıları ve dramatik silüetleriyle bulundukları her ortamda adeta yaşayan bir tablo gibiydiler...
Doğu ile Batı'yı kavuşturan estetik anlayışları, kıyafet seçimlerinde de kendini gösteriyordu...
Zarafet, özgünlük ve sanatın iç içe geçtiği stilleriyle sadece tuvalde, yazılarda, seramikte, tiyatroda değil, modanın ilham veren dünyasında da renkle, ışıkla ve etkileyicilikle isim yapmışlardı...
İyi ki sanat iyi ki edebiyat iyi ki resim var, ve iyi ki bu topraklardan bu çok özel isimler geldi geçti…