PKK’nın feshi ve silah bırakma kararının ardından kurulan Meclis Komisyonu’nun ortak raporu kabul etmesinin üzerinden yaklaşık 40 gün geçti.
Raporda yer alan demokratik ve hukuki düzenleme önerilerinin hayata geçirilmesi için bayram sonrası işaret ediliyordu. Hatta hem iktidar hem de muhalefet temsilcilerinden sürecin hızlanacağı mesajları geldi. Ancak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bayramdan hemen sonra “Süreci boğmanın aceleye getirmenin alemi yoktur; yola çıktık inşallah varacağız” sözleri kafaları karıştırdı.
Bahçeli’nin açıklaması muhalefette, “ipe un mu seriliyor?” sorusuna neden oldu. Meclis kulislerine bakılırsa iktidar sürece özgü geçici, özel bir yasa çıkarılmasından yana ama “hız” ve sürece yaklaşım konusunda muhalefetten ciddi anlamda ayrışıyor.
İlk toplantı gelecek hafta
Sürecin gerektirdiği demokratik ve hukuki düzenlemelerin nasıl bir mekanizma içinde hazırlanacağı konusunda bir anlayış birliği oluştu. Meclis Komisyonu çalışması sonlandı ama komisyonda görev yapan grup koordinatörleri yasa yapım sürecinde de Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un kolaylaştırıcılığında benzer bir çalışma içinde olacak. İlk toplantının gelecek hafta yapılması bekleniyor. Yasa yapım sürecinde nasıl bir yol izleneceği, çerçevesi ve takviminin de bu toplantıda ele alınması bekleniyor.
AK Parti en başta teklif sunmaktan yana değil
Komisyon raporu tamamlandıktan sonra gözler Meclis’te çoğunluğu olan iktidara çevrildi. Muhalefet partileri iktidarın sorumluluk üstlenip, irade koyup yasa önerisini masaya getirmesini istiyor. Ancak iktidar sorumluluğu paylaşmaktan yana. AK Partili üst düzey bir yönetici, “Müstakil ve geçici bir kanun yapımı ile başlamakta herkes hemfikir. Bu ortak rapora da girdi. Ama bunun içini hep birlikte dolduralım. Partiler değerlendirmelerini yapsın, önerilerini getirsin. Biz de “siz ne öneriyorsunuz” dediklerinde görüşümüzü paylaşırız. Hazırlığımız var ama en başta teklif sunmaktan yana değiliz. Partiler de “dayatma yapmayın” diyorsa önce önerilerini sunsunlar” diyor.
Yasayı Meclis yapacak ama bu yasanın şekillenmesinde güvenlik bürokrasisinin örgütle yürüttüğü temas da önem taşıyor. Bu nedenle DEM Partililer yasa taslağının nihai şeklini almadan önce İmralı'da görüşülmesi gerektiğini, iktidarın da bu görüşmelere dayanarak bir çerçeve çizmesi gerektiğini söylüyor. DEM Parti’li bir yetkili, “Şu an hükümetin gerekli temasları tamamlayıp, evet artık yasa için çalışmamız lazım kararlılığını ortaya koyması gerekiyor. Biz o kararlılıkta olmadıklarını görüyoruz” değerlendirmesi yapıyor.
AK Parti net: Örgüt varlığı devam ettiği sürece yasa çıkmayacak
Yasal düzenlemelerin takvimine dair iktidar ile muhalefet arasında çok açık görüş ayrılığı var. AK Parti’ye göre sürecin hızında sorun yok. Meclis Komisyonunun 2 yılda yapacağı çalışmayı 7.5 ayda tamamladığına dikkat çeken AK Partili üst düzey bir yetkili somut adım olarak gösterilen yasal düzenleme için “kritik eşik” olarak rapora giren örgütün silah bırakmasının tespit ve teyidinin bekleneceğine işaret ediyor. Kanunu çıkarmak için maddi gerçeğe ihtiyaç olduğunu anlatan AK Partili üst düzey bir yetkili net bir dille, “Örgütün maddi olarak feshinin kesinleştiğini görmek zorundayız. Beyan üzerine, tahminlerle yasa olmaz. Terör örgütünün varlığı devam ettiği sürece de bu yasa çıkmaz” diyor. Bu yaklaşım süreç yasasının ekim ayında başlayacak yeni yasama yılını da görebileceği yorumlarına neden oluyor.
Bahçeli’nin “Süreci boğmanın aceleye getirmenin alemi yok” sözleri de AK Parti’de “oldubittiye getirilmemiş, herkesin katkı yapacağı, kalıcı bir yasa yapalım” şeklinde değerlendiriliyor.
“Öcalan’la ilgili sorun dediklerinin yapılmaması”
Bu arada süreçte Öcalan’ın statüsü de çokça tartışma konusu yapıldı. DEM Parti “baş müzakareci” olarak nitelendirdiği Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesini talep ediyor. AK Parti’ye göre bu konuda sorun yok. Öcalan’ın istediği birçok görüşmeyi yapabildiği belirtilerek, “Şartları farklılaştı zaten. Görüşmelerini yapıyor. Öcalan’ın tek sorunu söylediklerinin yapılmaması. Öcalan sadece maddi olarak silah bırakılmasını değil zihnen de silahın bırakılması gerektiğini söylüyor. Siyasal mücadeleye geçiş adına bir dönüşüm yaşıyorlar mı, buna bakmak gerek. Ama tablo böyle değil” diyor.
DEM Parti’ye göre en büyük sorun iktidarın “temkinli” yaklaşımı
DEM Parti iktidarın sürecin başından bu yana “temkinli” bir duruş içinde olduğunu, Suriye’nin ardından şimdi de İran molası verildiği görüşünde. Yine iktidarın olumsuz kamuoyu tepkisinden çekindiğine, sürekli olarak seçim kaygıları ile hareket ettiğine dikkat çekiliyor. Bu yaklaşımın süreçte istenen hıza engel olduğunu savunan DEM Partili bir yönetici, “Çok muğlak, genel geçer, zamana yayan bir yaklaşım var. İktidar sürekli bir temkinlilik içinde. Önemli bir barış süreci bu. İktidarın ‘kamuoyunu yöneteceğim, seçime gireceğim’ yaklaşımı ile ilerlemesi zor. Sürecin tüm taraflara negatif etkileri olabilir ama bunu göze almazlarsa nasıl sonuca ulaşılır” diye soruyor.
AK Parti’nin seçim hesapları ile yaparak yürüttüğü “temkinli” sürecin asıl “seçim” takvimi geldiğinde sıkıntı yaratacağı ifade ediliyor. Ertelemenin seçim yaklaştıkça siyasi partiler üzerindeki kamuoyu baskısını artıracağı, süreci manipülasyonlara açık hale geleceği uyarısı yapılıyor. Toplum hazırken bu tür adımların zamanında atılması gerektiğini anlatan DEM Partili bir yönetici endişesini şöyle dile getiriyor:
“Seçim yaklaştıkça iktidarın temkinlilik hali daha da artacaktır. O süreçte İYİ Parti gibi çevrelerin manipülasyonu da yükselir. Toplumsal basınç daha etkili hale gelir. Bunların yaşanmaması için bugünden bir şeyler yapmak lazım. Siyaseti herkesin oy kaygısının pik yaptığı yere götürürsen böyle kıymetli, değerli bir toplumsal meselede patinaj yaparsın.”
“Yasa seçim sürecine denk geldiğinde sonuçlar görülmemiş olacak”
Benzer endişeleri dile getiren Yeni Yol grubundan komisyon üyesi bir siyasetçi de, “Rapor yazmak için 7 hafta gerekti. Kanun yapma süreci de en az bu kadar zaman gerektirir. Çıkacak kanunun uygulanması için de yaklaşık 1 yıl süre konulacak. Bu durumda süreçle ilgili gelişme tam da seçim takvimine denk gelecek. Sonuçları görmek için zaman da kalmayabilir. Nasıl olacak?” diye sordu.
Demokratik, hukuki düzenlemeler seçim vaadi mi olacak?
DEM Parti’ye göre bugüne kadar fesih, silah yakma töreni, Türkiye’den çekilme kararı gibi bir dizi adım atan örgüt en azından yasanın taslağını görmek istiyor. Henüz kamuoyuna yansımasa da silah bırakma sürecinde ilerlemeler kaydedildiği, ortaya çıkacak yasanın örgütün adımlarını daha da hızlandıracağı kaydediliyor.
Ancak görünen o ki AK Parti yasa için acele etmiyor. Bu hızla gidilirse süreç kapsamında dile getirilen demokratik hukuki düzenlemeler ancak seçim vaadi olacak.