Kültür köprüsü olarak Nevruz: Mitolojik anlam ve değeri
Adı: Yengi Kün, kutluğ bolsın; Ergenekon, Bozkurt, Saya, Sultan Novruz, Navrez, Baba Marta Bayramı, kutlu olsun; Nevruz, mübarek olsun, kıymetli okurlarımız.
Bu yıl Ramazan Bayramı ile baharın müjdecisi; Türk Milletinin Ergenekon’dan çıkışının yıldönümü olan Nevruz Bayramımız çakıştı. Çifte sevinç yaşadık.
İkisinin de Ülkemiz ve büyük Türk dünyası başta olmak üzere, insanlığa sağlık, huzur, bereket için vesile olmasını dilerim.. Elbette ki; Savaşın karanlığındaki yakın komşumuz, bölgemiz ve insanlık adına hüzün, öfke ve matem hissediyoruz ama ‘bayram neyimize’ demedik, dememeliydik. Çünkü bu sadece emperyalistleri; canavar ruhlu(Epstain Davasına göre pedofil şüphelisi) Trump, zalim siyonist Netanyahu ve işbirlikçileri her türlü tarikat ve cemaatçiyi mutlu ederdi. Bu nedenle, ülkemizdeki ve diğer Türk devletleri ve topluluklarındaki bilinçli büyük çoğunluk (STK'ların da katkısıyla), birlik beraberlik ruhunun devamı, nesiller arası kültür bütünlüğü için Nevruz-Ergenekon Bayramını da Ramazan Bayramını da olabildiğince makul ve anlamlı geçirmeye çalıştık. Çünkü değerlerimizi ne kadar yaşatırsak, emperyalizme karşı o denli direnç gösterebiliriz! Yazı konusu ise Nevruz-Ergenekon'dan çıkış bayramımız.
TARİHSEL DERİNLİK VE KÜLTÜREL KÖKLER
Türk mitolojisinin önemli destanı olan Ergenekon, Bozkurt Destanı, Türk ve yabancı pek çok araştırmanın kaynağı, araştırma konusudur. Türk tarihinin genetik bilime dayalı olarak 26 Bin yıl öncesine kadar tespit edilebildiğini açıklayan bilim insanı Prof. Dr. Necati Demir’in “BOZKURT VE ERGENEKON DESTANI” adlı kitabı da önemli bir kaynak olmuş. Atatürk'e şöyle ithaf edilmiştir kitap; “Bir Göktürk ve bozkurt hayranı olan, “Türk’ün Ergenekon’dan Çıkışı” tablosunu yaptırıp Millî Eğitim Bakanlığına astırarak bir devre yön veren Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aziz hatırasına ithaf ediyorum.” (Nitekim; büyük önder Atatürk’ün bozkurtlu posta pulu bastırdığını, kağıt 5 TL’nin üzerine basıldığı bilinmektedir. Kimi yabancılarca Atatürk Bozkurt olarak anılmıştır.
Öte yandan 1926 yılında Konya’da Nevruz kutlamasına katıldığı, Azerbaycan Başbakanı ile karşılıklı kutlama telgrafı gönderdikleri de biliniyor (1990-Prof.Dr.Saim Saka’dan şahsen de dinledim).
Nevruz; Kuzey Yarımküredeki diğer toplumlardaki gibi baharın gelişini, doğanın canlanışını ve yeni bir yılın başlangıcını; bolluk, bereket, kardeşlik ve dayanışma ruhunu simgeler ancak, Türklere özgü boyutuyla da Göktürklerin Ergenekon’dan demir dağı delerek çıkmasını, eski yurtlarına yeniden sahip çıkışını; Türk tarihinin, medeniyetinin gelişimini, toplumsal hafızanın tazelendiğini hatırlatan bayramdır.
NEVRUZ RİTÜELLERİ VE ANLAMLARI
Tebrizli büyük şair Şehriyar’ın 1951 yılında kaleme aldığı ve Azerbaycan edebiyatının 76 kıtadan oluşan, okuyanı çocukluk günlerine götüren destan şiiri, “HEYDER BABA’YA SELAM! şiiri bu anlamda çok kıymetli bir hazinedir.
“... İneklerin bulaması, ağızı,
Çerşenbe'nin girdekânı, mövizi (girdekan=ceviz, möviz= kuru üzüm)
Kızlar diyer: “Atıl-matıl, çerşenbe(Çarşamba),
Ayna tekin(gibi) bahtım açıl, çerşenbe”.
*** Bir başka dörtlükte:
"Yumurtanı göyçek, güllü boyardık, (göyçek = güzel),
Çakkışdırıp sınanları soyardık, (sınan = kırılan)
Oynamakdan birce meğer doyardık,
Eli(Ali) mene yaşıl aşık vererdi,
İrza(Rıza) mene novruz gülü dererdi…”
Bazı bölgelerde günlerce öncesinde hazırlıkları ile başlayan Nevruz’da bahçe ve evlerde bahar temizliği yapılır, hava durumu uygun olmazsa, 2-3 hafta öncesinden evlerde kaplar içerisinde, doğanın canlanmasını, bereketini simgeleyen Semeni(buğday, mercimek vb.) yeşertilir, bundan semeni/sümölök tatlısı yapılır ayrıca yöresel başka yiyecekler de hazırlanır. bayramın 2-3 gün öncesinde son Salı Günü “Ölü Bayramı”dır, mezarlık ziyareti yapılır. Bir gün öncesi akşamında “Gulak Asma” denir, evlerin pencerelerinden içerideki konuşmalar gizlice dinlenip, bir yıl içinde hayatlarında olabilecek olaylar hakkında yorumlar yapılır. Çocuklara, nişanlı veya yeni evlilere bayramlıklar alınır, herkes özenli kıyafetler giyer. Bazı bölgelerde S harfiyle başlayan en az yedi çeşit kuruyemiş ve meyveden ve Bir gece öncesinde soğan kabuğu, saman veya başka gıda boyalarıyla boyanmış yumurtaların konulduğu Nevruz Tepsisi/Xonçası hazırlanır. Ateşin temizleme özelliği dolayısıyla bahçelerde Nevruz Ateşi yakılır (baca baca). Dilekler dilenir ve eski yılın ağırlığının, sıkıntılarının atılması, kötülüklerden arınılması, yeni yıl için enerji, güç depolanması için alevlerin üzerinden atlanır. Akraba ve komşularla söz atışması yapılır, maniler söylenir. Aile büyükleri, komşu ve akraba ziyaretleri yapılır, yoksullara yardım edilir. Bayram sabahı çocuklar, gençler akraba, komşu evlerine gider, kapıyı tıklatıp içeriye Desmal Salma(mendil atılır), içine ufak hediyeler veya kuru yemiş, yumurta konulup uzatılmasını beklenir. Çocuklar arasında geleneksel çocuk oyunları oynanır, yarışmalar yapılır. Genç gelinler arasında yemek yarışmaları düzenlenir, birçok ritüel daha…. Bunlar hep, hayatın yenilenmesi, bereketlenmesi için sembolik adetlerdir ve Nevruz'un derin anlamını ve Türk kültüründeki yerini yansıtmaktadır. Nevruz, sadece eğlence ve kutlama zamanı değil, aynı zamanda doğayla uyum içinde yaşama, geçmişi unutmadan geleceğe umutla bakma geleneğidir.
KUT BULSUN, KUTLU OLSUN!
Yarın, ikinci bölümle devam edeceğiz…