“Türkiye yarım asra yakındır Kürtlere taviz veren kadrolar tarafından yönetildi.”
“PKK önceden asayiş sorunuydu, şimdi siyasi probleme dönüştü.”
“Dağdaki teröristi beslemek pahalıdır, getirisi azdır. Buna karşın şehirdeki teröristi beslemek daha az maliyetli olmasına karşın getirisi fazladır.”
“Toplumsal yozlaşmada başı bu tavizkar kadrolar ve bölücüler çekti.”
“Ekonomi ve siyasette Kürt tavizkarı kadrolar etkin oldu."
“Bizi yönetenlerin politikaları PKK’yı besledi.”
“Asıl sorun Ankara’da, merkezde.”
Bunları söyleyen bir bürokrat. Milli duyarlılığı yüksek kesimin (ki bunlar büyük çoğunluğu oluşturuyor) genel bakış açısını yansıtması açısından önemli.
Irak’ta Saddam, Suriye’de Esad, İran’da Humeyni iktidardayken Kürtler çaresizdi. Talabani, Bağdat’a gidemiyordu. Türkiye’nin verdiği diplomatik pasaport sayesinde bu engeli aştı. Suriye’de Kürtler’e kimlik verilmezdi. Üç ülkede Kürtler yok sayılırdı. Kürtlerin insan gibi yaşadığı adres Türkiye’ydi.
Yöneticilerimizin hata ve zaaflarının neticesinde yeni bir çözüm sürecine girişildi.
Merak ediyorum; dağdan gelecek silahlı eylemde bulunmuş teröristlere ne yapacaklar?
Affetmeye kalkabilirler mi?
Bence ‘hayır.’
Yargılayıp, ceza vermekten başka yol yok.
Peki terör örgütü yöneticilerinin Türkiye’ye gelmelerine imkan sağlayabilir mi?
Yanıt yine ‘hayır.’
Bunları belki de başka ülkelere dağıtacaklar.
En can alıcı başlık Öcalan’ın tahliyesidir. Kavga bundan çıkar mı çıkar.
Dün yapılan yanlışların faturası gün geçtikçe ağırlaşıyor. Çözüm de zorlaşıyor. Eski bakanlarımızdan Oltan Sungurlu, “Aslında Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesi büyük bir yanlıştı. Gücüm yetse bugün bunu serbest bırakırım” diye bir açıklama yapmıştı. Sungurlu Öcalan’ın yakalanmasından sonra rol model haline gelmesine tepkiliydi. Sungurlu, Öcalan serbest bırakılıp Diyarbakır’a gönderilse orada üç gün yaşayamayacağı gerçeğini bilen biriydi.
ABD elçisi Barrack ileri geri konuşup duruyor. Suriye’yi önceleyerek yaptığı açıklamalar sinirleri geriyor. Bu durum doğal olarak, “Dışarda anlaştılar, mutabakat yaptılar. Komisyon da onları meşru hale getirmekle görevli” değerlendirmesine yol açıyor.
Teröristbaşı ve arkadaşlarının eylemlere başlamasından sonra geçen süreçte bu ülkede yaşayan insanlar arasında aslında sorun olmadığı görüldü. Güneydoğu’dan göçenler batı illerine yerleşti. Yurt dışına kaçmadı. Farklı etnisiteye ait bireyler birbiriyle evlendi, aile kurdu. Yaşananlar konunun Kürt değil terör sorunu olduğunun özetiydi. Gelinen aşamada Türkiye’de Kürt devleti yada özerkliği gibi bir ihtimal sıfırdır.
Anayasalara ‘değiştirilemez’ maddeler koymak sadece Türkiye’ye özgü değil. Almanya, Fransa, Amerika, Hindistan vs. benzer örnekler var. Bu ne demektir? Birisi çıkıp, “Meclis’in bu maddeleri değiştirme yetkisi var mı?” diye sorarsa haksız sayılmaz.
Öyle yada böyle… Savaş siyasi bir hedefe ulaşabilmek için gücün kullanılmasıysa, terörle siyasi amaca ulaşma gibi bir durumla karşı karşıyayız. Yeni çözüm sürecinden ortaya çıkacak tablo kimin başardığını, kimin kaybettiğini gösterecek.
Olan bitenden kötü yöneticileri seçen halk da sorumludur.
Tazminat
Fenerbahçe ve Beşiktaş antrenörlerini kovmak zorunda kaldı. Sarı Lacivertli ekip Mourinho’ya 15 milyon Euro tazminat ödeyecek. Beşiktaş’ın Solskjær’e vereceği tazminatta 3.5 milyon Euro.
Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nden, Beşiktaş Avrupa’dan oldu. Bu başarısızlığı yaratan antrenörlerin bedel ödemesi gerekirken kulüplerimiz yükün altında kalıyor. Yazık değil mi? Yaklaşık 1 milyar lira tazminat. Bu para insanlarımızın, bizim paramız. Adeta çöpe atıyoruz. Federasyon buna bir formül bulmalı. Kulüplerin inisiyatifine bırakılmamalı.
Ekopolitik
1-) TÜİK verilerine göre;
- Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2025 yılı ikinci çeyreğinde %4,8 arttı.
- GSYH 2025 yılının ikinci çeyreğinde 14 trilyon 578 milyar 556 milyon TL oldu.
- 2025’in ikinci çeyreğinde hanehalkı nihai tüketim harcamaları %5,1 artarak, mal ve hizmet ihracatı %1,7, ithalatı %8,8 yükseldi.
- Kişi başına GSYH, 2024 yılında cari fiyatlarla 503 bin 76 TL, ABD doları cinsinden 15 bin 325 dolar oldu.
- 2024’te en çok büyüyen sektörler inşaat %9,9, %6,5, toptan ve perakende ticaret ile motorlu kara taşıtları ve motosiklet onarımı %6,2 ile oldu.
2-)BDDK, bankacılık sektörünün Temmuz sonu itibarıyla dönem net karının 479 milyar 205 milyon lira olduğunu açıkladı.
3-)Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Temmuz ayında kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme tutarının geçen yılın aynı dönemine göre %52 artarak 2 trilyon 163,6 milyar lira olduğunu açıkladı.
3-)YÖK Bşk Erol Özvar, Türkiye’nin U/A öğrenci hareketliliğinden en fazla fayda sağlayan 7’nci ülke olduğunu, bu öğrencilerin ekonomiye yıllık yaklaşık 3 milyar dolar katkıda bulunduğunu açıkladı.
4-) ABD Federal Temyiz Mahkemesi, ABD yönetiminin uyguladığı tarifeleri büyük ölçüde yasa dışı bularak, gümrük vergilerinin 14 Ekim’e kadar yürürlükte kalmasına izin verdi.