Türkiye hızla yaşlanıyor. TÜİK rakamlarına göre doğurganlık hızı son 11 yılda aralıksız düşüyor. 2014 yılında 2.19 çocuk olan 'toplam doğurganlık hızı', bugün 1.48 çocuk olarak kayıtlara geçti. Bu tablo Türkiye’nin nüfus yenilenme eşiğinden hızla uzaklaşarak, “yüksek alarm” seviyesine gelindiğini gösteriyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş en son bakanlığının bütçe görüşmelerinde bu konunun Türkiye için bir “beka meselesi” olduğunu söyledi. Bakan Göktaş’ın verdiği bilgiye göre Türkiye’deki hanelerin yüzde 50'sinde çocuk yok. Yapılan projeksiyonlara göre önümüzdeki beş yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “En az üç çocuk” çağrısına tepki gösterse de CHP’ye göre de nüfusun yaşlandığını gösteren tablo memleketin en temel meselelerinden biri. CHP’nin Meclis Plan Bütçe Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba da konuyu “Millî mesele” olarak nitelendirdi. Bakan Göktaş da bunun üzerine Ağbaba’ya teşekkür etti.
Siyasetçiler doğurganlık hızının düşmesinin nedenleri konusunda ayrışıyor ama sorunun çözümü için politikalar geliştirmek zorundalar. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, konuya, kamuoyunda tartışma yaratan dikkat çekici önerilerle katıldı.
Destici’nin önerilerini, “Kadın üniversiteleri kurulmalı”, “Sadece kadınlara hizmet verecek hastaneler açılmalı”, “İşe alımlarda evli olanlara öncelik verilmeli”, “Kadınlar 6 saat çalışsın, 1 saat işe geç gitsin” şeklinde sıralayabiliriz.
Partisinin genel merkezinde sorularımızı yanıtlayan Destici’ye göre nüfusun yaşlanması sorununun temelinde aile kurumunun zayıflaması yatıyor. Çözüm de aileyi, evlilikleri, doğumları ve kadınları desteklemekten geçiyor. Önerilerinin bir kısmının yasalara, anayasaya aykırı olduğunu bildiğini söyleyen Destici, özellikle çalışma hayatıyla ilgili aykırı, radikal sözlerinin asıl amacının “Farkındalık yaratmak” olduğunu ifade ediyor.
Doğurganlık oranının düşük olmasını “Türkiye için terörden daha büyük tehdit” olarak nitelendiren Destici şunları söylüyor:
“Mücadele ederiz terörü yenebiliriz, ama bunu yenemeyiz. Eğer gidişat böyle devam ederse bu topraklarda tutunamayız. Bugün Türklerin nüfusu yüzde 70 olmasa bu devletin, milletin adı yine Türk olarak kalabilir mi? Biz çoğunluğumuzu muhafaza etmek zorundayız. Bu soruna çözüm üretmek zorundayız. Devlet aileyi destekliyor ama yetersiz. Radikal şeyler lazım. Çocuk parasını artırmak lazım. Kreş sorununu çözmek lazım. Kreşe gönderme imkanı olmayanların ihtiyacını devlet karşılamalı. Gerçekten doğum oranları arttırılmak isteniyorsa devlet çeşitli imkanlar sağlayarak teşvik etmeli.”
Destici’den kadın hastanesi önerisi: Hastaneler kapatılsın demiyoruz, tercih olsun
Kadın hastanesi ve üniversitesi önerisini ilk kez 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen bir etkinlikte dile getirdiğini anlatan Destici bunun mümkün olduğu görüşünde. İtirazları da değerlendiren Destici bu konuda şunları söylüyor:
“Kadın hastaneleri ve kadın üniversitesi meselesini ilk kez bu toplantıda söyledim. Daha önce Cumhurbaşkanı Japonya dönüşü kadın üniversitesi meselesini söylemişti. Ben de kendisine, ‘kadın üniversitesini güzel söylediniz, bunun yanına kadın hastanesini de ekleyelim’ demiştim ama sessiz kalmıştı. Kadın üniversitesinin de kadın hastanesinin de dünyada örnekleri var. Amerika'da, Finlandiya'da, bazı Avrupa ülkelerinde. Bu örnekleri arkadaşlarımız çalışıyor. Bunu muhafazakarlık, dini hassasiyetler, ahlakçılık anlamında söylemiyorum. Böyle bir hassasiyet varsa bir hastaneyi de kadın hastanesi yaparsın. Bundan niye rahatsızlık duyuluyor? Hastaneler kapatılsın demiyoruz, tercih olsun.
Kadın üniversitesini Japonya yapıyor. Dünyada başka örnekleri de var. Bizde buna bilimsel olarak karşı çıkış yok ama ‘laiklik elden gidiyor, Atatürkçülüğe karşı, çağdaşlığa karşı gibi’ yaklaşımlar var. Kadın hastanesi ya da üniversitesi niye çağdaşlığa karşı olsun? Anlamıyorum.”
‘Ne kadar eşitlik desek de biyolojik olarak farklıyız’
Bazı belediyelerin “pembe banklar ve pembe otobüs” uygulamasını hatırlattığımız Destici bunları da olumsuz bulmuyor. Destici, “Bence olması lazım. Biz ne kadar eşitlik diyorsak diyelim, biyolojik olarak farklıyız. İnsan eşit ama önemli olan adaletin olması. Bir de her yerde eşitlik olmaz. Kadınla erkeğin biyolojik farklılığı var. Kadınların daha başarılı olduğu işler var, erkeklerin daha başarılı olduğu işler var. Herkesin gidebildiği hastanelerden bir tanesi de kadın hastanesi olsun. Buna niye itiraz ediliyor anlamıyorum” diyor.
Sundukları önerilerin bilimsel alt yapısını oluşturacak çalışmalar yapıp bunu kitap haline getireceklerini anlatan Destici’ye göre bu öneriler seçmende karşılık buluyor. Partisinin oy hedefini yüzde 5 olarak koyan Destici bu konuda toplumun yüzde 20’sinin desteğini alabileceklerinin hesabını yapıyor.
