Profesyonel spor küresel sermayenin kontrolu altındadır.
Bir eliyle “günah” işlerken, öbür eliyle “zeytin dalı” tutmaktadır.
Her hareketi cesurca ve sözden daha etkilidir.
Olimpik spor dalları ve atletizme gelirsek, değişen spor gerçeğine karşı daha iyi hazırlanmayı bilmedikleri ortadadır.
Haliyle atletizm ve olimpik dallar kuşatılmışlardır.
Karşı karşıya kaldığı tehlike anları korkutmaktadır. Herşeyden kötüsü ne yapmaları gerektiği yönünde kararsızdırlar.
Yükümlülükleri yerine getirmekten kaçınmak, bir bahane arayanların yöntemidir.
Barbaros Hayrettin Paşa “Denizlere hakim olan, dünyaya hakim olur” demiştir. Profesyonel sporda, medyaya, paraya, seyirciye ve altyapıya sahip olarak spordaki hakimiyetini kurmuştur.
Adeta savaş borsası profesyonel küresel spora çok yakışmaktadır.
İşleri yolunda gidince sporcuyu ve antrenörü sever, gitmezse de döver.
Bu durum profesyonel sporun renginin, yönünün olmadığının kanıtıdır.
O kadar vahşidir ki, iki “YUH”sesine aldırmadan yürüyüp gider.