Farklı düşünmek gerek

Artun TALAY 

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de plak üretiminin başlaması ile daha önceden uzun çalar olarak yayınlanmış yapımlar tekrar müzikseverlerin beğenisine sunuluyor.
“Sanat Güneşi” lakabıyla gönüllere taht kuran Zeki Müren’in bu albümünde Türk Sanat Müziği eserlerinin yanında, iki türkü, iki de fantezi eser tarzında toplam on iki adet şarkı bulunuyor.
Elenor Müzik arşivlerinde saklanan ana bantlardan yapılan kayıtların İngiltere’de D.D.M. stüdyolarında ve bakır kalıp teknolojisiyle hazırlanarak üretildiği belirtilen “sükse” albümü tüm müzik marketlerde müzikseverlerle buluştu.
Sony’nin vizyon sahibi lideri Akio Morita’nın tarihi sözleri beğenmesek de çok belirleyici olmuştur.
“Bizim planımız halka ne gibi ürünler istediğini sormaktan çok, onu yeni ürünlere yönlendirmektir. Halk neyin mümkün olabileceğini bilemez ama biz biliriz. O halde bir sürü pazar araştırması yapmak yerine biz düşüncelerimizi bir ürün ve bunun kullanımı üzerine yoğunlaştırıyor ve halkı eğitip onunla iletişim kurarak bu ürün için bir pazar üretmeye çalışıyoruz.”
Keşfedebilmek için farklı düşünmek gerekir. Zeki Müren örneğinde olduğu gibi, “sükse” albümüyle kırk yıl sonra teknolojinin katkısıyla bir buluşma gerçekleşiyor.
İpucu yakalamak da çok önemli. Yamaha Londra’da kurduğu müzik laboratuvarıyla en bilgili ve talepkar müzikseverle buluşuyor.
Olimpiyat oyunlarında beş ve bir madalya arasında alan kırk üç ülke var. Avusturya, Estonya, Finlandiya ve Portekiz bir madalya alan ülkeler arasındalar. Hindistan iki, Venezuela üç, Norveç dört, Meksika beş madalya alan ülkeler olarak göze batıyor.
İrtifa kaybetmiş ülkelerin federasyonlarında umut ve kaygının dengesi bozulmuştur. Geleneksel işleri sürdürmek kaygı ile büyüme ve yeni işleri geliştirmek umutla açıklanır.
Hangi temel başarıların geliştirilmek istendiği, hangi ittifaklara gidileceği ne yazık ki bu federasyonlarca göz ardı edilmektedir.
Bu ülkelerde sporseverler öngörüsüz hale dönüşmüşlerdir. Bunun nedeni profesyonel spor aile kültürünün çekim alanına fazlasıyla girmiş olmalarıdır.
Sporseverler on beş yıl önce talep ettikleri şeyleri artık talep etmemektedirler.
Günümüzde yerleşik anlayış sporseverleri kontrol etmekten geçmektedir. Bu nedenle benim sporseverim kimdir sorusu atlanmamaktadır.
Deneyler sporsever profilinin bugünden yarına değişebileceğini göstermiştir. Bugünün ürün ve projelerinden memnun olanların, yarının cazip proje ve ürünlerinin çekim alanına girebileceğini unutmamak gerekir.
Bu yüzden yıllar önce dolu olan tribünler, yıllar sonra boş kalabilmektedir.
Kırk üç ülkenin federasyonlarının ayaklarını ayrı ayrı biri yatırımlar diğeri sektör öngörüsünü temsil eden, birbirine paralel iki yürüyen merdivene koyduklarını görüyoruz.
Burada ustalık, ayaklardan hiçbirisinin bir ya da iki basamaktan fazla yüksekte olmamasını sağlamaktır.
Bir ayak öbüründen çok yukarıdaysa düşme gerçekleşir.
Yeni fırsatlar yelpazesini göremeyen, miyopluğun esiri olan federasyonların düştüklerini ne yazık ki bu nedenle görüyoruz.
Konunun tam anlaşabilmesi için bu yazıdan önce yayımlanan beş yazıya göz atmanızda yarar var.
40 madalyanın üstünde alanlar
40-20 madalya arasında alanlar – Swatch – Polaroid
20-15 madalya “Asi Federasyonlar”
15-10 madalya “Minik Dahi”
10-5 madalya “Danışman Rezaleti”
5-1 madalya “Zeki Müren Miyopluğun Esiri Olmak”