Olimpik aile ne durumda?

IOC Başkanı MR Thomas Bach
2020 Tokyo için rutin toplantılara devam eden IOC’ye (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) şu deneyi hatırlatmak istiyorum.
Bu test gelişmiş ülkelerde yapıldı.
Kendisini hastanenin doktoru olarak telefonda tanıtan biri, telefonla şunların yapılmasını istedi.
Telefona çıkan hemşireye, hastanede yatan özel bir hastaya 20 mg x maddesinin verilmesini istedi.
Günde 10 mg dan fazla verilmemesi gereken ve o tarihte mecbur olmadıkça kullanılmayan x maddesini, telefondan gelen sese inanarak 95 hemşire, ecza dolabına yönelerek vermeye çalıştı.
Araştırma için hastanede bulunan gizli gözlemci 95 kez duruma müdahale ederek onları durdurdu.
Bu deneyle, alt tarafın yetersizliği ve üste duyulan sonsuz inancın sakıncaları üzerinde durulduğu belirtildi.
Olimpik spor ailesinde alt taraf ne durumda?
Olimpik aile üyelerinin çoğunluğu, olimpizm prizmasından dünya sporu sorunlarına bilfiil kafa yoran ve çözüm üreten insanlar olmaları gerekmez mi? Dolayısıyla gerçeği ortaya koyup güven verdiğinde, sporseverlerin desteğini almak mümkün olur. Ancak her şartta olimpik ailenin ne istediğini bilmesi gerekir.
1990’dan beri spor aktörlerinin senaryonun dışına çıktığı senaryonun sürekli değiştiği, ihtimallerin arttığı gelişmeler yaşanıyor. Sporseverleri seyirci konumuna iten, bahis oyunlarıyla onları spor kumarbazı yapan profesyonel spor yapısının terör örgütünden farkı yoktur.
Profesyonel spor yapısı elindeki gücü yasa dışı kaynaklardan elde ettiği sürece, saygınlığını yitirmiş ve temsil kabiliyetini kaybetmiştir.
Sıkıntı büyük, profesyonel spor yapısı ne der noktasındayız. Ülkeler sporda kendi gençlerini yetiştirmeyi zaman ve para kaybı olarak görüyor. Bu nedenle ülkelerde sınırsız yabancı oyuncularla tribünlerin doldurulduğunu, yeni stadyumların da subvansiyonlarla yapıldığını görüyoruz. Sporda ekonomi ihlalinin sporcu ve antrenör hakları ihlalinden çok daha önemli olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Haliyle spor yaşam gerçeği olimpik spor yapısına merhametli değildir.
Veterinerler çaresizce konuşamayan hayvanların sorunları için ipucu bulmaya çalışıyor.
Olimpik aile ise dünya gençliğini seyircilikten ve internet başında oturmaktan kurtaracak çözüm üretemiyor. Protokol ve rutine saplanmanın çaresizliğini yaşıyor. Olimpik aile istese çok şey yapabilir ama hazırlıklı değil.
Dünyayı yöneten altmış yaşın üstündeki yöneticilerin olimpik spor kültürüne saygı duyduklarını görmezden geliyor, onların desteğini alamıyor.
Profesyonel spor yapısı bu durumun farkında ve biraz önce altmış yaş üstündeki yöneticilerin emekli olmaları için gün sayıyor ki, meydan kendisini destekleyecek kültürdeki yöneticilere kalsın.
Her spor ekonomisinin bir siyaseti, her spor siyasetinin bir ekonomisi var. Hata üstüne hata yapılıyor. Bir milyon, spor dışındaki genci kurtarmak zor ama bir milyon genci öldürmek kolay.
Obezite ve internet bağımlılığı almış başını gidiyor. Eskiden silahla öldürülen gençler bugün bu şekilde öldürülüyor. Olimpik aile ise durumu kabullenip, çaresizce seyrediyor.
Gözlerimi kapar, vazifemi yaparım diyor.
Varsa yoksa rutin ve protokol.
Sorunların çözümü için olimpik aile en kısa yoldan gitmeli, en basit çözümlemeleri kullanmalıdır.
Eğer çıkış yolunu bulamıyorsa, neden niçinler üzerinde durmalıdır.
Profesyonel spor yapısı, olimpik aileyi kestirme yol olarak görüyor. Çünkü olimpik aile zayıf ve kendini savunmuyor. Olimpik spor yapısının sorunları, sigortasız insanın hak araması düzeyinde kalıyor.
Tolstoy “Fazla sevildiği için kimse şikayet etmemiştir.” diyor.
Zaten profesyonel yapı da bunu yapıyor.
Olimpik aile olarak adım adım yaklaşan felaketimizi görüyor, hissediyor fakat elimizi kolumuzu kaldıramıyoruz.
Bizi gürültülerle karşı karşıya bırakan sessizliktir.
Gelecekte olimpik ailenin hiçbir sözü olmayabilir.
Yazımı Karl Marx’ın sözüyle bitirmek istiyorum.
“Tarihsel büyük olaylar hemen hemen 2 kez yenilenir. Trajedi sonra komedi ve salaklık olarak.”