ABD savaş gereçleri Venezuela’yı abluka altına aldı. ABD ordusu uyuşturucu taşıdığı iddiasıyla çok sayıda tekneye saldırı düzenledi. Venezuela Lideri Maduro hedef. Uluslararası hukuk rafa kaldırıldığı için Maduro’nun makamını terk etmesi ve yerine ABD’nin istediği bir ismin gelmesi istenebiliyor.
Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor.
Amerikasız Avrupa Birliği (AB) bir anda kendini boşlukta buldu. Rus tehdidi yüzünden asker ve silah ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerinin derdine düştüler.
Putin’in dağılan Sovyetler Birliği’ni yeniden var etme hedefi olduğu söyleniyor. Göreve geldikten sonra çatışmaya girmekten kaçınmadı. Gürcistan, Kırım’ın ilhakı ve Ukrayna örnekleri ortada.
Rusya, insansız hava araçlarını Avrupa semalarına kadar gönderiyor. Bu durum Avrupa’nın çaresizliğinin göstergesi olmakla birlikte Putin’in ‘ayağınızı denk alın’ mesajı olarak algılanıyor. Güvenlik bürokrasisinden bir dostum anlattı. Putin, Polonya hava sahasını 24 saatte 5 bin dronla ihlal etmiş.
Biden’in Başkan olduğu dönemde ABD ile Rusya ilişkileri çok gergindi. Biden Rusya’yı bitirmek için elinden geleni yapıyordu. Hatta, “Başkan Kennedy ve Küba Füze Krizi'nden bu yana Armageddon ihtimaliyle karşı karşıya kalmadık” diyerek tehlikeli tırmanışın boyutunu gözler önüne sermişti. Trump’un Başkan seçilmesiyle Amerika’nın sert Rusya politikası gevşedi. Trump yönetimi Putin’in Moskova’sıyla dirsek teması kurdu. Bu yeni bakış açısı Putin’e savaştan çıkış için de bir fırsat sunmuşa benziyor.
AB’nin başat aktörlerinden Fransa, Rus tehdidine karşı arayışta. Öyle ki, Genelkurmay Başkanı General Fabien Mandon vatandaşlarına ‘ölmeye hazır olun’mesajı verdi. Mandon, “Ülkemiz, dürüst olalım, çocuklarını kaybetmeyi kabul etmeye, savunma üretimi öncelik kazanacağı için ekonomik fedakârlık yapmaya hazır değilse, o zaman risk altındayız” dedi.
Almanya teyakkuzda ve askeri doktrinini yeniden tanımlıyor. Hızla asker ve silah tedarik etme çabasına girdi. Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu yasası çıkardılar. 2008’den itibaren doğacak tüm erkeklere askerlik kaydı ve askerlik muayenesi zorunlu hale getirildi.
İsrail’in saldırganlıkları yavaşlasa da sona ermedi. Kibritle oynamayı seven çocuklar gibi ateş yakmaya meraklı Netenyahu’ya güvenilmiyor.
Alman Başbakan Merz İsrail ziyaretinde iki devletli çözümü işaret ederek, müzakereler için doğru zaman olduğunu kaydetti. Ama Netenyahu, Merz’in ifade ettiği ‘bağımsız Filistin devleti’ fikrine karşı çıkarak ‘uzlaşılmaz kişi’ profilini korudu.
Çin askeri gücünü her geçen gün büyütüyor. Amerika ile stratejik bir yarış halindeler. Pasifik’te Tayvan problemi en ateşli başlık. Güney Çin Denizi'nde de farklı çıkarların çatışması söz konusu.
ABD, Japonya, Güney Kore, Filipinler gibi müttefikleriyle özellikle askeri işbirliğini artırdı. Amerika-Çin rekabeti sadece askeri alanda değil ticaret ve teknoloji ekseninde de sürüyor.
Orta Doğu’da, İsrail ve Filistin sorunu Gazze alanında savaşa dönüştü. Şimdilerde barış planı uygulanıyor lakin Netenyahu rahat durmuyor. İsrail, 12 gün İran’la da savaştı. Lübnan, Suriye, Yemen’e saldırıları aralıklarla devam ediyor.
Afrika’da, Sudan’da iç savaş var. Sudan Ordusu, adına Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) denilen grupla çarpışıyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde, Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi ülkelerde silahlı gruplar ve askeri darbeler nedeniyle istikrarsızlık ve çatışmalar gözleniyor.
Asya’da, Afganistan ile Pakistan arasında sınır anlaşmazlıkları zaman zaman çatışmaya dönüşüyor. Pakistan’ın asıl büyük sorunu Hindistan’la. Keşmir odaklı kriz yakın zamanda kısa süren bir savaşın yaşanmasına yol açtı. İki ülke arasındaki gerilim bitmedi.
İki kutuplu dünya, tek kutupluluğa ve günümüzde de çok kutupluluğa evrildi. İşte bu gerilim dolu manzara o çok kutupluluğun eseri. Yeni bir dünya düzeninin oluşum sancıları yaşanıyor. Ortalık yanıyor. Yangınlar söndürülmezse sonu felaket. Çünkü nükleer silah çok…
Türkiye’nin kurulacak ‘yeni düzen’de hak ettiği yeri alması hepimizin arzusu olmalı. Kısır çekişmelerle bu fırsat heba edilmemeli. O açıdan iktidar, muhalefet ve halk olarak birlik içerisinde olmamız şart. Devlet Bahçeli’nin, “Açığı aramakla değil kapatmakla uğraşmalıyız. Son yüzyıl içinde yakaladığımız tarihi fırsatı elimizden kaçıramayız” ifadesini anımsatmakta yarar görüyorum.
Kışın kısa kolla sokağa çıkarsanız zatürre olursunuz. Bu hassas süreçte ülke menfaatlerine zarar vermeye kalkanlar olursa, kışın yaz giysileriyle dolaşıp zatürre olanlardan farkı kalmaz.
4-6 ay kritik
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, F-35 probleminin çözümü için, “Bence bu meseleler dört ila altı ay içinde çözülecek”öngörüsünde bulundu.
Barrack, bu zaman dilimini kafasına göre zikretmemiştir kanaatindeyim. ABD ile Türkiye arasında sadece savunma yaptırımları sorunu bulunmuyor. Türkiye’ye zarar veren terör yapılanmalarına verilen destek de başka bir problem.
Bu sıralar Suriye’de Türkiye’nin istediği gelişmelerin yaşanması mümkün. KCK çatı terör örgütü altındaki PKK-YPG-SDG’nin Suriye’ye entegrasyonu gerçekleşecek gibi duruyor. Umarım öyle olur, bölge ve orada yaşayan insanlar için huzurlu bir yaşamın kapısı aralanır.
F-35 konusuna dönersek…
Ne F-35 ne de Avrupa’yla almak üzere anlaştığımız Eurofighter Typhoon. Ben ‘KAAN’cıyım. Bir an evvel bitmesini ve göklere çıkmasını bekliyorum. ‘KAAN’a sadece bir uçak olarak bakmayın. Zira o Türkiye’nin tam bağımsızlık iradesinin sembolü…