Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ardından Afyon Belediye Başkanı Burcu Köksal da AK Parti yolunda. Yansıyan haberlere bakılırsa Çerçioğlu gibi aileden CHP’li olduğunu söyleyen Köksal da milletvekilliği, grup başkanvekilliği ve belediye başkanlığı yaptığı partisinin altı ok rozetini çıkarıp yakasına AK Parti rozeti takacak.
Köksal’ın yeni rozetini gelecek hafta Salı günü düzenlenecek AK Parti İl Başkanları toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takması bekleniyor. Köksal’ın AK Parti’ye geçişi ile CHP’den AK Parti’ye geçen belediye başkanı sayısı 10’u geçecek.
AK Parti bu transferleri sadece CHP’den değil diğer muhalefet partilerinden de yapıyor. Başta Yeniden Refah Partisi olmak üzere, DEM Parti, İYİ Parti ve DEVA Partisi’nin aralarında bulunduğu muhalefet partilerinden son 2 yılda AK Parti’ye geçen belediye başkan sayısının 75’i bulduğu biliniyor. Öyle ki Yeniden Refah Partisinin kazandığı 60’ın üzerindeki belediyenin yarısından fazlası AK Parti’ye geçmiş durumda. Ama AK Parti’ye geçen CHP belediyeleri ölçek olarak daha büyük ve yarattıkları siyasi tartışma daha yüksek oluyor. Peki AK Parti bu transfer hamlelerini neden yapıyor?
Transferlerin faydası kadar zararı da var
İktidar kaynaklarına göre bu transferler, “AK Parti’nin kesintisiz iktidarında 25 yıl dolmak üzere. Çeyrek asırda bir partinin yıpranması ve güçsüzleşmesi beklenir. Ancak partiye katılımlar AK Parti’nin hala çekim merkezi olduğunu, muhalefetin de umut vermediğinin göstergesi” şeklinde bir anlam üretiyor. Seçmene de bunun propagandasının yapılmasına imkan tanıyor.
Transferlerin elbette bir de ekonomik güç tarafı var. AK Partililer katılan belediyelerin bütçelerini yeniden yönlendirme, kullanma olanağı da elde ediyor. Belediyeler özellikle genel seçim sürecinde destek verdikleri partiler açısından önemli bir taşıyıcı kolon oluyor.
Ancak AK Parti kulislerinde bu transferlerin uzun vadede yaratacağı sorunlara dikkat çekenler de var. Birincisi transfer politikasının genel siyasi iklime ve seçmen iradesine saygı açısından zarar verdiği düşünülüyor. İkincisi daha 2 yıl önceki yerel seçimde rekabet edilen belediye başkanının parti ilişkisine üstelik başkan olarak katılımının teşkilatta sıkıntı yarattığı-yaratacağı ifade ediliyor. Üçüncüsü geçişlerde başkanlara verilmiş bazı güvenceler olabildiğine dikkat çekilerek, bu durumun partide gelecek için plan yapanların önünü tıkayıp huzursuzluk yarattığı-yaratabileceği değerlendiriliyor. Bir dördüncüsü de belediye başkanı geçiş yaparken beraberinde seçmeni taşıyamıyor. Tersine transfer olan başkana yönelik seçmen öfkesi artıyor, bir sonraki seçimde başarı olasılığı daha da düşüyor.
CHP nasıl karşılıyor: Bazı kayıplar kazançtır!
CHP yönetiminde her transfer kızgınlık yaratsa da Çerçioğlu ve Köksal gibi “aileden partili” siyasetçilerin AK Parti’ye geçişi ayrıca bir öfke nedeni. Parti yöneticileri yaşanan tabloyu kişilerin özel durumlarından öte ‘iktidarın CHP’ye dönük yeni bir saldırı hamlesi’ olarak değerlendiriyor. Mutlak butlan davası ve belediyelere yönelik operasyonlarda iktidarın istediği sonucu elde edemediğini anlatan bir parti yöneticisi şunları söylüyor:
“Siyaseten çok güçlü olsalar bunu yaparlar mı diye bakmak gerek. Vatandaş belediyelere yapılan operasyonları siyasi görüyor. Duruşmalar sürdükçe dosyalar tel tel dökülüyor, davalar çöküyor. Böyle olunca cebren ve hile ile belediye başkanlarını AK Parti’ye geçmeye zorluyorlar. Bu transferlerde CHP’yi karıştırma ve felç etme amacı var. Tüm bunları görüyoruz. Ama rasyonel olmayan faydasız bir girişim.”
CHP yönetimine göre AK Parti’nin transfer hamlesi ile partideki “çürük” isimler de ortaya çıkıyor. Bir parti yöneticisi bu yaşanan durum karşısında tutumlarının ne olacağı sorusuna, “Çürükler gider, dökülen dökülür, sağlamlarla mücadele etmeye devam ederiz. Bazı kayıplar kazançtır. Amaçları partililerin umudunu aşağı çekmek olabilir ama bu yapılanlar umutsuzluk değil öfkeyi büyütüyor. Aydın’da CHP’nin oyu düşmek bir yana 31 Mart seçimlerine göre en az 10 puan artış gösterdi. Biz mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz” yanıtı veriyor.