“Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ıncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak.”

Bu sözler CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kurultay konuşmasının en vurucu cümlelerinden biriydi. Daha 2 yıl önce genel başkanlık koltuğuna oturan Özel, Türkiye’nin dört bir tarafından Ankara’ya gelen partililerine, en büyük özlemleri olan iktidarı vadetti. Ama bu yolun uzun ve engebeli olacağını da hatırlatarak yaptı bunu.

Geçtiğimiz eylül ayında 102 yaşına giren CHP belki de tarihindeki en zor iki yılını yaşadı. Özel ve yönetimi, bir taraftan kurultay iptal davaları, diğer taraftan başta Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere çok sayıda belediye başkanının tutuklandığı operasyonlarla mücadele etti-ediyor.

Özel’in kurultay konuşmasında verdiği rakamlara göre İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan bu yana 255 günde 72 miting yapıldı. Yerel seçim mitingleri de eklendiğinde son 2 yılda 62 ilde 208 kez meydanlara çıkıldı. Görünen o ki 2028 yılı veya öncesinde yapılacak bir seçime kadar da bu mücadele artarak devam edecek. Özgür Özel de uzun süre ayakta alkışlanan konuşmasının sonunda mücadelenin sürekliliğine vurgu yaptı, “Zor zamanlardan geçiyoruz. Ağır bedeller ödedik, ödeyeceğiz. Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size mücadele, bu mücadelenin sonunda iktidar vadediyorum” dedi.

19 Mart’tan bu yana verdiği mücadele ile hem toplumsal desteği hem de parti içindeki gücü artan Özel bunun sonucunu genel başkanlık seçiminde de aldı. Özel rakipsiz girdiği seçimde 1333 geçerli oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçildi.

Kurultayda asıl merak edilen partiyi seçimlere götürecek yeni kadronun kimlerden oluşacağı ve yeni politika ve söylemin nasıl olacağıydı. Bu açıdan Özel’in konuşmasında hem partinin içine hem de dışına yönelik önemli mesajlar vardı.

Parti içi muhalefete ‘arınma’ yanıtı: Bu mesajın zamanı gelmişti

Özel göreve geldiği günden bu yana önceki genel başkan ve yakın çevresinin eleştirileri ile karşı karşıya kaldı. Kurultayın olduğu gün Kılıçdaroğlu’nun Sabah gazetesine verdiği “arınma” röportajı da bir anlamda son damla oldu. Özel isim vermeden Kılıçdaroğlu ve diğer muhaliflere yönelik bugüne kadarki en sert çıkışını yaptı. Özel, “Müesses nizamla işbirlikçi olanlara, kara düzenin sesi olanlara, örgütlerin vermediği görevleri başka kapıda arayanlara yer yoktur. CHP arınacaksa işte bu anlayıştan aranacaktır. Bizi yüzde 25’e hapsetmek isteyenlerden sokaklardan ve meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacaktır. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak” dedi.

Özel’in bu sözleri iktidar vaadi sözleri gibi kurultay da en çok alkış alan sözler arasında yer aldı. Bu mesajın artık zamanının gelmiş olduğunu vurgulayan partililer şunları söyledi:

“Parti içi mesele partinin en üst karar alma organı olan kurultayda konuşulur. Bu açıdan genel başkanın çıkışı doğru olmuştur. Bu mesele artık kapanmalıdır.”

“Artık iç tartışma istemiyoruz. Bunca saldırı yaşanırken partililerimizin moralini bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu mesajın zamanı gelmişti.”

“CHP içinde her zaman muhalefet vardır ve olmalıdır. Ama son dönem yaşananlar partiye fayda değil zarar veriyor. Genel başkanın çok fazla incitmeden ölçülü bir değerlendirme yaptığını düşünüyorum.”

Stockholm uyarısı

CHP Genel Başkanı Özel’in konuşmasında altı çizilmesi gereken bir bölüm de diğer muhalefet partilerine yönelik sözleriydi. “19 Mart darbesi”nin ardından destek veren tüm partilere teşekkür eden Özel saldırının demokratik siyaseti hedef aldığının altını çizerken bir de uyarıda bulundu. Özel, “Herkesi canı istediğinde ‘Şu parti kapatılsın, kapatmıyorsa Anayasa Mahkemesi de kapatılsın’ diyenlerin demokratlığını hatırlamaya davet ediyorum. Bir Stockholm Sendromu’na kapılmamaya, dün elinden zor kurtulduğumuz celladımıza aşık olmamaya davet ediyorum. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” dedi.

Seçim için 100 kişilik mücadele ekibi

CHP kurultayında tüzükte iki önemli değişiklik yapıldı. Parti Meclisi'nin 60 olan üye sayısı 80'e çıkarıldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi de tüzükte tanımlandı. Yeni yapılanmaya göre "gölge kabine" MYK’dan çıkarılarak Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'ne bağlanıyor. Parti yöneticilerine göre Parti Meclisi üye sayısındaki artış, partinin son 2 yılda büyümesinin göstergesi. Partiye çok fazla katılım olduğu, bunun da beraberinde birçok yeni talebe yol açtığı ifade ediliyor. Gölge Kabine’nin Cumhurbaşkanlığı Ofisine bağlanmasının da partiye ayrıca yeni güç katacağı belirtiliyor. Bir parti yöneticisi kararın nedenini şöyle açıkladı:

“Gölge Kabine’yi Cumhurbaşkanı Aday Ofisine bağlayarak daha etkili bir güç dağılımı sağlamış olacağız. Bir yandan mücadele ederken diğer yandan partinin iktidar olduğunda ne yapacağına kafa yormamız gerekiyor. İdari MYK daha çok bu mücadeleyi yürütürken Ofis’te görev yapacak Gölge Kabine’miz de iktidarda ne yapacağımıza odaklanacak çalışmalara imza atacak, halka bunu anlatan çeşitli programlar yürütecek. Bir tarafta Parti Meclisi’ndeki 80 arkadaşımız, diğer tarafta 20 kişilik Gölge Kabine, toplamda 100 kişilik bir mücadele ekibi kuruyoruz.”

Son iki yılda parti tüzüğünü, programını yenileyen CHP, kurultayın son gününde kadrolarını da yenileyerek seçim kampanyasını başlatacak. CHP için asıl mücadele şimdi başlayacak.