Bir ülkenin gelecek umudu çocuklardır...

23 Nisan günü ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın düşünce babası Mustafa Kemal Atatürk’tür.

23 Nisan, ilk defa 1921’de çıkarılan bir kanunla “Hâkimiyet-i Milliye Bayramı” olarak duyurulur.”

Bu bayramın mimarı Atatürk her konuda attığı adımı özenle izlediği gibi bu bayramı da yaşadığı sürece her bayram yeni adımlar atarak yaşama dönüştürüyor.

“7 Nisan 1932 tarihinde, “Çocuk Bayramı nedeniyle Nisan’ın 20’sinden 30’una kadar mektup ve telgraflara şefkat pulu yapıştırılması hakkında kanun layihası” hazırlanmıştır. 8 Nisan 1936 tarihinde, “23 Nisan Çocuk Bayramı münasebetiyle Halkevlerinin çocuklarla ilgili konferanslar vermesi ve müsamereler düzenlemesini,” ister.

Ankara Palas’ta ‘Çocuk Balosu düzenletir. Kuruluşuna önderlik ettiği ilk milli banka olan Türkiye İş Bankası yöneticilerine çocuklara tasarruf bilinci aşılamak için kumbara yaptırır bununla da yetinmez birkaç dilden Kumbara Dergisi çıkarmalarını sağlar.

“1935’te çıkarılan 2739 sayılı “Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun” la 23 Nisan “Ulusal Egemenlik Bayramı” olarak kutlanmaya başlanır. 23 Nisanlarda fiilen “Çocuk Bayramı” ve “Çocuk Haftası” olarak kutlanmayı sürdürür. 1935’ten sonra resmen “23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı” tanımını kullanır.

Dünyada çocuklarına bayram armağan eden tek liderdir. Çocuk bayramını dünya çocuklarıyla birlikte kutlayan tek ülkede Türkiye’dir. Bu bayram şenliklerine, başka ülkelerin çocuklarının katılımı ülkemizin tanınmasına, gelen çocukların ülkelerine döndüğünde birer gönüllü Türkiye elçisi olmalarını sağlar.

Atatürk için çocuklar çok kıymetlidir, yurt gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. “Bugünün küçükleri yarının büyükleridir” diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlatır. 23 Nisan Çocuk Bayramında yönetim birimleri bir süreliğine çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Bu muhteşem bu destansı şölende ülkemiz bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuşmalar yapar, şiirler okurlar. Gece de fener alayları düzenlenir.

Aynı zamanda bu bayram iki büyük değeri taşır. Biri temeli atılan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini duyurur, ikincisi çocuklar için bir şenliktir. Bu bayram dünya çocukları arasında sevgi, dostluk, kardeşlik, dayanışma bağların geliştirir. Yeni bir dünyanın kapılarını çocuklara açar.

Bizler ne yazık ki ne egemenliğin ne de çocuğun kıymetini bilemedik.

Egemenlik bir ulusun, onun devletinin yasama, yürütme, yargılama yetkilerinin tümüdür. Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır.

Çocuk ise gelecektir, yarındır, umuttur. Yarınlarımız olan çocuklarımızın güven ve huzur içinde yaşamalarını sağlamak ülkeyi yönetenlerin önceliği olmalıdır. Bir ülke çocuklarına güven vermez, güven duymazsa gelecek umutları da olmaz.

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılış günüdür. O nedenle her 23 Nisan günü ‘Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birlikte kutlarız.

Bu büyük kültür mirasımızı korumak, egemenlikle zenginleştirmek yaşama, sanata dönüştürerek çocukların geleceklerinin güvencesini vermektir.

Picasso diyor ki:

“Rafael gibi resim yapmak dört yılımı aldı, bir çocuk gibi resim yapmaksa bütün ömrümü.”

Çocuklar ve egemenlik ikisi de yan yana ne güzel yeter ki kıymetini bilelim. Düş kurabilen çocuklar ülkesi için Urfa ve Kahramanmaraş okullarındaki acılara karşın hep bir ağızdan Nazım Hikmet’in şiirini yine yeniden söyleyelim:

“İnanın güzel günler göreceğiz çocuklar

Güneşli günler göreceğiz

Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar

Işıklı maviliklere süreceğiz”