Bir deniz kabuğuna, ayçiçeğine ya da ünlü bir tabloya bakarken neden “göze hoş” geldiğini hiç düşündünüz mü?

Bu hissin arkasında, yüzyıllardır sanatçıları, mimarları ve düşünürleri büyüleyen özel bir sayı yatıyor olabilir. Evrenin matematiksel dili ve estetiğin anahtarı işte; İlahi Oran. Peki, İlahi Oran bir başka değişle ‘Altın Oran ’nedir? Altın Oran, iki parçaya bölünmüş bir bütünde, bütünün büyük parçaya oranının, büyük parçanın küçük parçaya oranına eşit olduğu sabit bir matematiksel ilişkidir. Hesaplandığında yaklaşık olarak ( )=1,61 bulunur ve “phi” (φ) harfiyle gösterilir. Kolayca anlaşılabilmesi için bir örnek verelim: Dikdörtgen şeklinde bir reklam panosunun eni 3,00 metre boyu 4,85 metre olsun. Oranlarsak, Boy / En 4,85 : 3,00 = 1,61(yani φ sayısı) bulunur. Boy- En Oranları φ olan böyle dikdörtgenlere de ‘’Altın Dikdörtgen’’ denir ve bunlar göze daha estetik gelir daha güzel görünür.

Altın Oranın bulunması antik Yunan dönemine kadar gider. Öklid (Euclid), M.Ö. 300 civarında yazdığı Elementler adlı eserinde bu orandan bahsetmiştir. Pisagorcular, bu oranın doğadaki estetik düzenin matematiksel karşılığı olduğuna inanmışlardır. Aynı şekilde bugün de kullanılan ‘’Çift taraflı muhasebe sistemi’’ni bulan Luca Pacioli, Divina Proportione (İlahi Oran –Divine Ratio) adlı kitabında bu oranı Tanrısal düzenin matematiksel ifadesi olarak tanımlamıştır

Doğada Altın Oran çok sık karşımıza çıkar:

Ayçiçeği ve çam kozalaklarındaki spiral dizilimler, Deniz kabuklarının spiral yapısı gibi. Bu durum, Altın Oran’ın büyüme, denge ve verimlilikle ilişkili olduğunu da göstermektedir. Bu yapıların ortak noktası, verimli büyüme ve alanın en elverişli kullanımıdır.

İnsan vücudundaki oranlar, örneğin boy–göbek mesafesi. Bir insanın özellikle kadının başı ile göbeği arasındaki mesafenin, göbeğinden ayaklarına kadar olan mesafeye oranı φ ise o kadının vücudunun göze güzel görünen en ideal ve estetik vücut olduğu varsayılır!

Mimarlıkta Altın Oran: Leonardo da Vinci, mimari ve sanatta altın oranı sistematik ve yoğun biçimde kullanmıştır. Atina’da bulunan Parthenon Tapınağı’nda cephe boyutları altın orana yakındır. Günümüzde ise bina cepheleri, pencere oranları ve iç mekân tasarımlarında da izleyicide doğal ve dengeli bir estetik algı ve denge oluşturma amacıyla altın oran sıklıkla kullanılmaktadır.

Sanat ve Tasarımda da Altın Oran karşımızda: Yine günümüzde Altın oranın, resimde kompozisyon noktalarının yerleştirilmesi, Fotoğrafçılıkta kadraj düzeni, Grafik tasarım ve logo tasarımları ile tipografide de (yazı stilini güzelleştirme) kullanımı yaygındır.

Altın oranın özelliğinden, Web, marka, logo ve endüstriyel tasarımlarla plastik cerrahide de azımsanmayacak şekilde faydalanılmaktadır. (Plastik cerrah, kişinin anatomik yapısını da göz önüne alarak yüz burun gibi bölgelerde ideal oranların göze daha hoş şekilde belirlenmesini oluşturacak şekilde estetik operasyonda kullanır.)

İnsan gözü, altın oran veya ona yakın kompozisyonları daha doğal ve dengeli algılamaya yatkın eğilimdedir. Bu gerçekten doğanın bir şiiri ve güzelliğin timsalidir. Ancak altın oranın bir başka eşsiz özelliği daha vardır. Yukarıda değindiğimiz üzere, altın oranda miktarların toplamının daha büyük miktara oranı, daha büyük miktarın daha küçük miktara oranıyla aynıdır. Bu basit ama büyüleyici ilişki, benzersiz bir denge ve orantı duygusu yaratır. Ayrıca insan gözüne estetik açıdan da hoş gelir. Bu görsel olgu, 1,61'e 1 "altın" oranından kaynaklanır. Dolayısıyla, bu uzunluklara sahip örneğin televizyon ekranı "altın dikdörtgen" oluşturur.

Kalbimiz ve Altın Oran:

Kalbimiz kasıldığında (sistol) vücudumuza kan pompalar ve gevşediğinde de (diyastol) vücuttan kan çeker. Bu döngü sağlıklı bir kalpte dakikada 60-100 kere tekrarlanır. Araştırmalar sonucunda sağlıklı insanlarda kalbin gevşeme süresinin kasılma süresine oranının altın orana eşit olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, kalbin kanı vücudumuza pompaladığında oluşan büyük kan basıncıyla kalbin gevşemesi sırasında oluşan küçük kan basıncı arasındaki ilişki araştırılmış, Büyük kan basıncının (sistolik) küçük kan basıncına (diyastolik) oranının altın orana yakın olduğu görülmüştür. (Örnek: Büyük tansiyon 12, küçük tansiyon 7,5 ise 12/7,5=1,61(φ) veya büyük tansiyon 14, küçük tansiyon 8,7 olduğunda yine 14 /8.7=1,61 (φ) bulunur.) Ne var ki burada amaç kuşkusuz estetik değildir; verimlilik ve denge ön plandadır. Benzer şekilde, bitkiler ışığı en iyi şekilde almak, tohumlar alanı en etkin biçimde kullanmak ister. Altın Oran’a yakınlık, bu biyolojik hedeflere matematiksel olarak en elverişli çözümleri getirir.